Adana Başkent Hastanesi Şikayetleri

Şikayetvar üzerinden 17 kullanıcı şikayeti • İşletme profiline dön

Latif
Şikayetvar

08.10.2024 de başkent Hastanesi Yüreğir'i arayarak endokrin bölümü'nden prof. Dr. **** **** ********* randevu almak istedim. Mesai saatleri içerisinde takipli hastalara baktığı için mesai saatleri dışında randevu verebileceklerini ilettiler. 10.10.2024 perşembe günü akşam saat 18:15'e randevu oluşturabileceklerini söyledi personel. Ben de kabul ettim. Bağlı olduğu kurumu sordu, ben de Axa özel tamamlayıcı sigortam olduğunu söyledim. Bu kez personel, mesai dışında bakacağı için sigortamın geçerli olmadığını ve 2900 lira muayene ücreti ödemem gerektiğini söyledi. Ben de kabul etmedim. Bunun doğru olmadığını, özel sigortamın olduğunu beyan ettim. Şikayet edeceğimi ifade ettim. Bu kez beni özel sigorta bölümüne bakan b**** hanım ile görüştürdüler. Durumu anlattım. Beni tekrar arayacağını söyledi. Yaklaşık 3 saat sonra beni emine hanım diye biri aradı ve sigortanın mesai saatleri dışında olduğu için kullanamayacağımı söyledi ve ben de bu resmen insanları mağdur etmek, sizi şikayet edeceğim dedim ve e**** hanım da tabii edebilirsiniz dedi. Hem mesai saatleri içinde muayene saati vermiyorlar, hem de mesai dışı için 2900 lira ücret talep ediyorlar. Her şey gibi bu hastanelerin de denetlenmesi ve gerekli cezaların kesilerek hastaları mağdur etmemeleri gerekiyor.

Şikayetvar'da görüntüle →
İlker
Şikayetvar

Adana Seyhan Başkent Hastanesi'nde over kistinden ameliyat oldum. Ameliyat öncesi, özel tamamlayıcı sağlık sigortamın ameliyatı karşılayacağını söylediler. Ancak ameliyat sonrası, doktor kodu olmayan başka bir ameliyat yapıldığı gerekçesiyle işlem kodu bulunmadığını ve 27 bin lira ücret talep ettiklerini belirttiler. Doktor H**** Ç****, sigortamın onay verdiği işlem yerine kendi kafasına göre başka bir işlem yapmış. Benden haksız ve bilgim dışında bir işlem yapıldı. SGK ödemiyor dendi ve özel Anadolu Sigortam'dan tamamlayıcı sağlık sigortası kapsamında da ücret alındı. Seyhan Başkent Hastanesi'ni Sağlık Bakanlığı'na şikayet ettim, CİMER'e de yazacağım.

Şikayetvar'da görüntüle →
Mehmet
Şikayetvar

Adana başkent Hastanesi Nefroloji bölümüne gittim, kan tahlilini yaptılar. Usg baktırmamı istediler gittim, olmaz 17 gün sonrasına randevu verdiler. İstersen mesai dışı 2700 TL çekeriz dediler. Dışarıda yaptırdım. Geldim randevu tekrar alacaksın öyle geleceksin deyip usg sonucuna bakmadılar.

Şikayetvar'da görüntüle →
Fatih
Şikayetvar

Yıllardır tedavi gören annemi getiririm.Sırf burada ameliyata başladık diye burada devam ettik. Tabii bunca zaman hep kaprisli personeli, güvenlik görevlisi aşağılar gibi davranan hasta kabul görevlileri ve hemşireleri gördük. Yani bir başıboşluk ve muhatap sorunu var.Diğer konularda eski cihazları ve kendini yenileyemeyen bir yönetim sorunu var ve bir tomografi için istenen 2024 (Mart) 3800 TL içinde ayrıca yüksek fiyatları ile bence vasat bir hastane. Allah ellerine düşürmesin.Bu konuda ikna oldum ben!

Şikayetvar'da görüntüle →
Pınar
Şikayetvar

İki gün önce hastaneye yatışımız yapıldı. Keşke yatmasaydık dedirtti. Devlet Hastanesi gibi bir muamele var; acil kısmı güzel ama asla yatış yapılacak bir yer değil. Tespit konusunda da sorunlar var, bir rotanın farklı bir versiyonu gibi dediler. Başka bir hastanede tahlil verdim, bağırsak enfeksiyonu çıktı, amip tahlilde negatif çıktı. Tahlil bazen öyle negatif çıkar diyorlar. Paranızla rezil oluyorsunuz. Fazladan para verip özel oda tutmazsanız, yedinci kattaki sağlık çalışanları sizi sözleriyle rahatsız ediyor. Çocuğumun ishali beline kadar çıktı, ben de hastayım. Babasına çıkış yasak, izin vermiyorlar. İlla özel oda tutmadınız diye belirtiyorlar, devlet hastanesiymiş gibi davranıyorlar. Ben aşağı insem babası bebeğe tek başına bakamaz, çocukla baş başa kaldım ve zor durumda kaldım. Hasta bakıcı sordum, yok dediler. Yardım isteyince, 'babası gelsin' diyorlar. Hasta çocuğumla yalnız kaldım. Şikayet edince doktora, 'tamam, biz yardım ederiz' dediler. Çocuk ishal olduğu için yatağa kaçırıyor, alt açma istedim, 'yok' dediler. Geçen hafta yeğenim kaldığında vardı, şimdi ise yok dediler. Rahatça yalan söylüyorlar. Klima çalışmıyor, yetersiz ve anormal bir durum var. Ter içinde kaldım, dört beş kere söyledim, en son sinirlenince eleman geldi. Klima filtresi çok kirliymiş, saatlerce rezil oldum. Bir iki kişi hariç yedinci kat çalışanları isteksiz çalışıyor gibi, hepsinin suratı asık ve bebeğe davranışları çok sert. İlaçları düzenli veriyorlar ama ne bir şey istemenizi istiyorlar ne de ekstra çaba gösteriyorlar, adeta hayvan muamelesi yapıyorlar. Çocuk serum yerine dokunmalarına çok ağladığı halde, en son dün serum iğnesi yerinden çıkmış, 'sökelim' dediler. Bir baktım, kolundaki bandı kuru kuru çeke çeke çıkaracaklardı. Çocuk zaten sert davranışları yüzünden çığlık çığlığa kaldı. Bant açma suyunu getirmelerini istedim, 'artık bize gelmiyor' dediler. Ben acilde gözümle gördüm. Neden çocuğa acı çektiriyorsunuz ki? Sonra biraz vardı deyip alkol getirdiler. Çıkarmak için acile gitmeye üşendiler. Demek ki isteyince çözüm bulunabiliyormuş. Ben iğnenin damar yolundan çıktığına da inanmıyorum, hemşire iğneyi çıkardı ve koluma kadar kan geldi. Ne yapmaya çalıştıklarını anlamadım. Bir daha damar yolu açacağız dediler. En son bu nedenle çıkışımızı istedik ama bu kadar kötü uygulama ve davranış devlette bile yoktur herhalde.

Şikayetvar'da görüntüle →
Ali
Şikayetvar

Annem N***** S*****’e lenfoma şüphesi ile biyopsi yapılması gerektiği söylendi. Gaziantep’teki doktorlar çene altından parça alınması gerektiğini belirtmişti; ancak randevu tarihi çok geç olduğu için zaman kaybetmemek adına Adana Başkent Hastanesi’ne başvurduk. Burada çene altından değil, kasıktan parça alındı ve bu işlem sonrası ciddi bir enfeksiyon gelişti. Biyopsiden sonra bize, parça alınan bölgeden sıvı gelebileceği, yaranın nasıl korunması gerektiği ve enfeksiyon riski olduğu konusunda hiçbir bilgilendirme yapılmadı. Annem, kasık bölgesinden gelen sıvıyı altına kaçırdığını zannederek utandığı için söyleyemedi; biz de bu durumun parça alınan yerden gelen bir sıvı olabileceğini bilmediğimiz için geç fark ettik. Annem iki kür kemoterapi aldı ve her iki kemoterapi sonrası da enfeksiyon gelişti. İkinci kemoterapi 4 Aralık’ta uygulandı; 11 Aralık’ta kontrole geldiğimizde kan değerleri kötü olduğu için yatış verildi. Yatıştan sonra da hastanede enfeksiyon değeri 297’ye kadar çıktı, şekeri de 600’lü değerlere yükseldi. Bu tabloya rağmen yoğun bakıma alınması gerektiğini defalarca söylememize karşın, “Bu hastanın bu kadar yatacak bir şeyi yok” denildi ve refakatçimiz yoğun bakımı tekrar dile getirdiğinde “Siz bizden iyi biliyorsunuz galiba, şu an yoğun bakımlık bir şey yok” şeklinde cevap verildi. Annemin bilinci zaman içinde bozuldu, inlemeye başladı ve ancak son iki gün kala yoğun bakıma alındı. İkinci gün gece entübe edildiğini öğrendik; ertesi gün öğlen ise annemizin vefat ettiğini bize bildirdiler. Tüm bu süreçte biyopsi yerinin seçilmesi, enfeksiyon riskleri ve bakımı konusunda bilgilendirilmememiz, enfeksiyon ve yüksek şeker değerlerine rağmen yoğun bakıma geç alınması gibi konularda ciddi ihmal olabileceğini düşünüyoruz. Bizim öncelikli beklentimiz, benzer durumların başka hastaların başına gelmemesi için bu sürecin detaylı şekilde incelenmesi; özellikle biyopsi yeri seçimi, hasta ve yakınlarının bilgilendirilmesi, enfeksiyon takibi ve yoğun bakıma zamanında yönlendirme konularında gerekli adımların atılmasıdır. Yaşadığımız bu ağır kaybın ciddiyetle ele alınmasını ve hastane ile ilgili sorumlular hakkında gereken incelemenin yapılmasını talep ediyorum.

Şikayetvar'da görüntüle →
Ali
Şikayetvar

11.12.2025 tarihinde, öğlen saat 13.00 civarında annem N** S***’in Adana Başkent Üniversitesi Yüreğir Hastanesi’ne yatışı sırasında refakatçi konusunda ciddi bir mağduriyet yaşadık. İl dışından geldik ve annemin yürüyecek durumda olmadığını, kendi temel ihtiyaçlarını bile tek başına karşılayamayacak seviyede, kilolu ve iki adım attığında yorulup düşebilecek bir kanser hastası olduğunu özellikle belirttik. Tüm bu duruma rağmen, serviste diğer hastaların mahremiyeti gerekçe gösterilerek "illa bayan refakatçi olması gerekiyor" denildi. Erkek refakatçilere ise akşam saat 22.00’den sonra dışarı çıkmaları gerektiği, içeride kalamayacakları söylendi. Böyle ağır durumda bir hastanın gece boyunca herhangi bir ihtiyacı olduğunda kim ilgilenecek, kim kaldıracak, kim tuvalete götürecek sorularımıza ise net ve insani bir cevap alamadık. Hem odadan hem de refakatçiden ücret alınmasına rağmen, refakatçiyi fiilen kendilerinin belirlediği ve erkek refakatçinin içeride kalmasına izin verilmediği söylendi. Bu durumun bir anayasa ya da değiştirilemez bir resmi kural olup olmadığını sorduğumuzda da sadece "hastane kuralı" denilerek geçiştirildik. Hasta Hakları Birimi ve yatış işlemlerini gerçekleştiren görevlilerle görüştük, ancak kimse yardımcı olmadı, hiçbir esneklik tanınmadı. İl dışından gelmiş, ağır hasta bir kanser hastasının oğlu olarak, annemin yanında gece boyunca erkek refakatçi olarak kalmak istiyorum. Bizim kadın refakatçimiz yok ve böyle bir imkan yaratmamız da mümkün değil. Hastanenin bu kadar ciddi bir sağlık ve güvenlik sorununu görmezden gelmeyip, ağır ve bakıma muhtaç hastalar için erkek refakatçiye izin verecek şekilde uygulamayı esnetmesini ve annemin mağduriyetinin acilen giderilmesini talep ediyorum.

Şikayetvar'da görüntüle →
Özlem
Şikayetvar

4.11.2025 Adana Yüreğir Başkent Hastanesi Gastroenteroloji bölümünde Doç. Dr. E**** S****’e muayene oldum. Tamamlayıcı Axa sigortam ile hastaneye gittim ve o gün hiçbir ek ücret ödemedim. Doktor endoskopi ve kolonoskopi işlemleri için 20 Kasım’a gün verdi. 20 Kasım’da işlemler için tekrar hastaneye gittiğimde, anestezi kullanılan gün için sadece 193 TL ödeme aldım ve sekreter “Tamamlayıcı sağlık sigortasıyla devam edecek misiniz? ” diye sorduğunda evet diyerek onayladım. Daha önce yine aynı hastanede mamografi için gittiğimde, sekreter işlemin yaklaşık 2.000 TL’lik kısmını sigortanın karşılamayacağını açıkça söylemiş, ben de bunu bilerek ve onaylayarak işlemi yaptırmıştım. Yani bilgilendirme yapılsa nasıl karar vereceğimi önceden bilen ve ona göre hareket eden bir hastayım. Bu sefer ise işlemden 2 gün sonra hastaneden telefonla arandım ve 10.650 TL ödeme yapmam gerektiği söylendi. Gerekçe olarak da tamamlayıcı sağlık sigortamın 3 ayı doldurmadığı için işlemi karşılamadığını belirttiler. Ancak işlem öncesinde ne hekim, ne sekreter, ne de başka herhangi bir görevli bana sigortanın 3 ay dolmadığı için bu işlemi karşılamayabileceğini, bu nedenle cebimden bu kadar yüksek bir ücret çıkacağını söylemedi. En rahatsız edici nokta, bu kadar kritik bir bilginin işlem öncesinde benimle paylaşılmamış olmasıdır. Telefon görüşmesinde sekreter, “Okudum, anladım, kabul ediyorum” şeklinde imza attığımı ve bu nedenle bu ücreti ödemek zorunda olduğumu söyledi. Ben de kendisine, o kadar yazının içini hastanede, aceleyle ve anestezi öncesi nasıl okuyabileceğimi, bu evraklar bir gün önce verilseydi evde sakin bir şekilde okuyup değerlendirebileceğimi, o an ise anestezi olacağım için standart onam formu gibi düşünüp imza attığımı ifade ettim. Haklarımı arayacağımı söylediğimde, imzam olduğu için parayı ödemek zorunda olduğumu ima eden cümleler kullanıldı. Bu yaklaşım, hastane çalışanının iletişim dili ve hasta haklarına bakışı açısından beni ayrıca incitmiş ve hastaneye olan güvenimi ciddi şekilde zedelemiştir. Tüm bunların üzerine, hastaneden kaynaklı bilgilendirme eksikliği ve iletişim sorunları nedeniyle ödemeyi kabul etmememe rağmen, daha sonra avukat aracılığıyla tarafıma tebligat gönderildi. Bu tebligatta, 8 gün içerisinde 10.650 TL’lik bedeli ödemem gerektiği bildirildi. Ayrıca tarafıma hem avukat üzerinden tebligat hem de detaylı dekontlar ulaştı ve bu süreçte kendimi tamamen baskı altında

Firma Yanıtı

Ve borca zorlanmış hissediyorum. Yaşadığım sorunla ilgili olarak Başkent Hastanesi’nin kendi şikayet sayfası üzerinden de durumu yazılı olarak ilettim. Buna rağmen hastanenin halkla ilişkiler veya muhasebe birimlerinden sorunu çözen, mağduriyetimi gidermeye yönelik hiçbir geri dönüş alamadım. Kendi resmi şikayet kanallarını dahi etkili kullanmamaları ve çözüm üretmemeleri, hastanenin hasta memnuniyetine bakışını maalesef olumsuz yönde gösterdi. Tamamlayıcı sigortamı da özellikle bu tür işlemler için yaptırdım, üstelik az bir bedelle değil, hatırı sayılır bir prim ödedim. Eğer bana sigortanın 3 ay dolmadan bu işlemi karşılamayacağı açıkça söylenseydi, hiçbir aciliyetim olmadığı için işlemi 3 ay dolana kadar ertelemeyi tercih ederdim. Telefonda da belirttiğim gibi, 10 bin tl’ye sigorta yaptırıp aynı işlem için bir de 10.650 TL hastaneye ödemek zorunda bırakılmam mantıklı ve hakkaniyetli değildir. Adana Başkent Hastanesi’nden, sigorta süresiyle ilgili önceden bilgilendirme yapılmadan gerçekleştirilen bu işlemle ilgili 10.650 TL’lik bedelin ve buna bağlı avukat/tebligat sürecinin iptal edilmesini ve bu konuda mağduriyetimin giderilmesini talep ediyorum. Ayrıca hastaların, özellikle bu kadar yüksek tutarlı işlemler öncesinde, sigorta kapsamı ve olası ek ödemeler hakkında açık ve net şekilde bilgilendirilmesini ve çalışanların hasta ile iletişiminde daha saygılı, açıklayıcı bir dil kullanmasını bekliyorum.

Şikayetvar'da görüntüle →
Ali
Şikayetvar

Başkent Üniversitesi Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Seyhan Hastanesi’nde yeni doğan bebeğimizle ilgili yaşadığımız bir mağduriyeti paylaşmak istiyorum. Doğum bu hastanede gerçekleşmesine rağmen, henüz 4 günlük olan bebeğimiz için muayene ücreti talep edildi ve bizden 1.600 TL ödeme alındı. Ödeme işlemi sırasında bu ücretin sebebini sorduğumuzda, bunun "hastane yönetiminin kararı" olduğu dışında herhangi bir detaylı açıklama yapılmadı. Doğumun aynı hastanede gerçekleşmiş olmasına ve bebeğin çok yeni doğmuş olmasına rağmen böyle bir ücret alınmasını hem etik olarak hem de hasta hakları açısından doğru bulmuyoruz. Konu ile ilgili olarak hastanenin hasta hakları birimine başvurduğumuzda da yine bu şekilde bilgi verildi ve ücretlendirme ile ilgili tatmin edici bir gerekçe sunulmadı. Bu süreçte kendimizi hem maddi hem manevi açıdan mağdur hissediyoruz. Bebeğimizden alınan 1.600 TL muayene ücretinin gerekçesinin açık ve şeffaf biçimde tarafıma açıklanmasını, uygulamada bir hata veya keyfi bir karar varsa bu ücretin iadesini ve benzer durumların başka ailelerin başına gelmemesi için gerekli incelemenin yapılmasını talep ediyorum.

Şikayetvar'da görüntüle →
Sibel
Şikayetvar

15.10.2025 tarihinde Adana Seyhan Başkent Hastanesi’nde çocuklarım için Türkiye Sigorta Tamamlayıcı Sağlık Sigortamı kullanarak işlem yaptırmak istedim. Çocuğuma henüz tanı konulmamış olmasına rağmen, yapılan işlemlerin ücretini benden talep ettiler ve 5571 TL ödememi istediler. Makbuz numaram: 458202. Bu ücreti ödedim. Araştırma amaçlı bazı testler istendi ancak testlerin sonuçları çıkmadan işlemlerim reddedildi ve sonuçlara ulaşamadım. Türkiye Sigorta müşteri hizmetleriyle görüştüğümde, hastaneyle iletişime geçmem gerektiği ve kendilerinin bu konuda yardımcı olamayacakları söylendi. Hastane ise herhangi bir gerekçe sunmadı. İlk kez böyle bir sorun yaşıyorum ve mağdur edildim. Poliçem kapsamında olması gereken işlemler için hem ücret ödedim hem de hizmet alamadım. Ödediğim 5571 TL’nin tarafıma iade edilmesini talep ediyorum.

Şikayetvar'da görüntüle →
Ali
Şikayetvar

Adana Yüreğir Başkent Hastanesi'ne 84 yaşındaki annem omuz kırığı nedeniyle başvurdu. CRP değeri 170 çıktı ve servise yatırıldı. 15 gün tedavi gördü. Annemde atriyal fibrilasyon (aritmi) var ve ritmi sürekli bozuk. Lixiana 60 mg ve Beloc 2 × 75 mg ilaçlarını düzenli olarak alması gerekiyor. Ancak 15 gün boyunca serviste en az 20 kez ilaçları eksik verildi, eksik doz uygulandı ve ilaçları başka hastaların ilaçlarıyla karıştırıldı. Suriye asıllı *** *** İsimli doktordan çözüm bulmasını istedim, ancak 'Beğenmiyorsan başka hastaneye git' dedi. Hasta hakları ve başhekimliğe yazdığım dilekçelere ise yanıt verilmedi. Taşkınlık çıkmadan taburcu edildik. Ancak dün üroloji bölümünü aradığımda, anneme randevu veremeyeceklerini, ancak eşime randevu verebileceklerini söylediler. Biz hastaneden özür beklerken, hastane 84 yaşındaki annemi kara listeye almış. Ses kaydım da mevcut. Doktorluk yeminini unutan doktorlarca yönetilen bu hastaneden şikayetçiyim! Yanlış ilaç kullanımını kendileri değil de sanki biz yapmışız gibi düşmanca davranıp mobbing uyguluyorlar. Hasta hakları değil, hastane hakları tavrı vardır. Şikayetçiyim!

Şikayetvar'da görüntüle →
Hasan
Şikayetvar

30.09.2025 akşamı, 4,5 aylık bebeğimizi ateş ve öksürük şikayetiyle başkent Adana Hastanesi acil servisi'ne götürdük. Uzm. Dr. E** k** tarafından muayene edildik. Doktor, azeltin 200 mg süspansiyon (antibiyotik) reçete etti. Bebeğimizin yaşı küçük olduğu ve alerji tedavisi gördüğü için ilacın uygun olup olmadığını sorduk. Doktor, ilacın böbrekten atıldığını ve bağırsaklarla ilgisi olmadığını söyledi. Ancak ilacın prospektüsünde, 6 aydan küçük bebeklere verilmemesi gerektiği açıkça yazıyor. İlacı 2 gün kullandıktan sonra bebeğimizde ciddi bağırsak sorunları, ishal ve kanama meydana geldi. Ayrıca, acil durumda olmamıza rağmen bizden ücret alındı. Hemşireler damar yolu açamadı ve bebeğimizin kolunu morarttı, serum tedavisi uygulanamadı. Yaşadığımız bu süreçte hastanenin web sitesinden şikayet ilettim ancak herhangi bir dönüş yapılmadı. Bebeğimizin sağlık durumu şu anda çok kötü ve henüz başka bir hastaneye başvurmadık. Sağlık Bakanlığı’na da şikayette bulundum. Sorumlu doktor ve sağlık personeli hakkında işlem yapılmasını, ayrıca acil durumda alınan ücretin iadesini talep ediyorum.

Şikayetvar'da görüntüle →
Tevfik
Şikayetvar

Yaklaşık 1-1,5 aydır Adana Başkent Uygulama ve Araştırma Hastanesi randevu hattı üzerinden randevu alamıyorum. Daha önce ödediğim 2000 TL ve 3000 TL’lik faturaların dekontları elimde olmasına rağmen, sistemde borcum olduğu söyleniyor ve bu nedenle randevu verilmiyor. Telefonla görüştüğüm kişiler konudan habersiz ve net bir bilgi veremiyor. Bazen hukuk servisine, bazen ön muhasebeye yönlendiriliyorum; ancak her seferinde "size döneceğiz" denilerek geçiştiriliyorum. Bir ara sorun çözüldü denildi fakat kısa süre sonra aynı borç tekrar karşıma çıktı ve hâlâ çözüm sağlanmadı. Gerçek olmayan borç nedeniyle randevu engelimin kaldırılmasını ve randevu hakkımın iade edilmesini talep ediyorum.

Şikayetvar'da görüntüle →
Dilara
01.04.2026Şikayetvar

2025 yılında Başkent Kışla Hastanesi’ne sadece kontrol amaçlı gitmeme rağmen, üç dişime dolgu yapıldı ve bu işlem için toplam 9.000 TL ödedim. Daha ilk andan itibaren dolgularla ilgili bir terslik olduğunu hissediyordum ancak doktorum ağrılarımın normal olduğunu söyleyerek beni rahatlattı. Kısa bir süre içinde ağrılarım şiddetlenmeye başladı ve dişlerimi kaybetme noktasına geldim. Altı ay içinde aynı dişlere bu kez kendi doktorumda tekrar işlem yaptırmak zorunda kaldım ve artık iltihap oluştuğu için kanal tedavisiyle birlikte yeniden tedavi oldum. Böylece aynı dişler için hem iki kez para ödedim hem de iki kez ciddi ağrı ve sıkıntı yaşadım. Bu olumsuz deneyim nedeniyle hastaneye ya da ilgili doktora tekrar dönüş yapmadım. Yaşadığım mağduriyetin giderilmesi için, Başkent Kışla Hastanesi’nde üç dişime yapılan ve sorun çıkaran dolgular karşılığında ödediğim 9.000 TL’nin iadesini talep ediyorum.

Şikayetvar'da görüntüle →
Özge
25.03.2026Şikayetvar

Adana Seyhan Başkent Hastanesi’ne dün Hatay’dan çocuk gastroenteroloji bölümüne randevu alarak gittik. Randevu aşamasında özel sağlık sigortamızın olduğunu belirttik ve Doğa Sağlık Sigortası’nın hastanede geçerli olduğu özellikle söylendi. Bu bilgiye güvenerek yola çıktık ve muayenemizi gerçekleştirdik. Ancak muayene sonrasında, hasta kayıt biriminde çocuk gastroenteroloji bölümündeki kayıt alanında görevli bayan, poliçemizin hastanede geçerli olmadığını, bu nedenle muayene ücretinin tamamını ödememiz gerektiğini söyledi. Başta sigortamızın geçerli olduğu söylenmesine rağmen, işlem bittikten sonra bunun geçerli olmadığının belirtilmesi üzerine 4.260 TL ücreti kendi cebimizden ödemek zorunda kaldık. Randevu alırken verilen yanlış bilgi nedeniyle hem şehirler arası yol yaparak mağdur olduk hem de beklemediğimiz bir ödeme ile karşılaştık. Sigortamızın geçerli olduğu ifade edilmeseydi bu hastaneyi tercih etmeyebilirdik. Bu nedenle, yanlış bilgilendirme sonucu ödediğimiz 4.260 TL muayene ücretinin tarafıma iade edilmesini talep ediyorum.

Firma Yanıtı

Randevu alırken sigortamın geçerli olduğu söylendi ve bu güvenle hastaneye gittim. Muayene sonrası kayıt görevlisi sigortamın geçerli olmadığını belirtti ve 4.260 TL'yi kendi cebimden ödemek zorunda kaldım. Şu ana kadar hiçbir geri dönüş almadım ve bu durum beni umursamaz bir tutum sergilediği izlenimini verdi.

Şikayetvar'da görüntüle →
Nevin
12.03.2026Şikayetvar

Adana Çukurova Dr. T***** N****’daki Başkent Üniversitesi fizik tedavi biriminin danışmasına yaklaşık bir aydır telefonla sağlıklı bir şekilde ulaşamıyorum. Danışma telefonları çoğu zaman hiç açılmıyor, kazara açıldığında ise sadece “bir saniye” denilerek anında kapatılıyor ve kesinlikle geri dönüş yapılmıyor. Çevremde de bu sebeple aynı bölüm için başka hastanelere gitmek zorunda kalan kişiler olduğunu duyuyorum. Ben hem randevu için hem de ilaç raporumun akıbetini öğrenmek için arıyorum. Dün raporumu almaya gittiğimde raporumun bulunmadığını, “yarın arayın” denilerek geri gönderildiğimi ifade etmek istiyorum. Bugün de aradığımda yine aynı şekilde telefon ya açılmadı ya da “bir saniye” denilip kapatıldı ve kimse geri dönüş yapmadı. Raporumun Yüreğir’den bu şubeye gelip gelmediğini öğrenmek için her defasında yol parası ve zaman harcayıp hastaneye gitmek zorunda bırakılmak istemiyorum. Raporumun nerede olduğunun net olarak tarafıma bildirilmesini ve danışmanın telefonlara düzenli ve dikkatli şekilde cevap verecek şekilde düzenlenmesini, hastaların bu şekilde mağdur edilmemesini talep ediyorum.

Şikayetvar'da görüntüle →
Çilem
11.03.2026Şikayetvar

Adana Çukurova başkent Hastanesi çocuk ve ergen psikiyatri bölümünde, uzun süredir periyodik takibe götürdüğüm çocuğum için yaşadığımız randevu sorununu paylaşmak istiyorum. Takipli bir hasta olmamıza ve çocuğum şu an atak dönemindeyken özellikle doktorumuzun görmesini istememe rağmen, randevu taleplerimizde hiçbir şekilde öncelik tanınmadı. 10 ve 11 Mart tarihlerinde hastaneyi telefonla arayarak önümüzdeki bir hafta içinde, en azından daha yakın bir tarihe randevu talep ettim. Ancak her seferinde bana en erken tarihin 30 Nisan olduğu söylendi. Randevu bölümü ile görüştükten sonra hasta kabul ile de konuştum, onlar da beni doktorumuz Dr. N**n t**e’nin hemşiresine bağladılar. Hemşire hanım da aynı şekilde en erken 30 Nisan’a randevu oluşturabileceklerini, daha erken yardımcı olamayacaklarını belirtti. Ben, çocuğumun atak döneminde olduğunu, geçmişini ve durumunu en iyi bilen kişinin ne** hocamız olduğunu, bu nedenle özellikle kendisine görünmek istediğimi ifade ettim. Buna rağmen tekrar tekrar aynı cevabı aldım ve bana dolaylı olarak başka doktora veya başka hastaneye gitmem gerektiği yönünde bir tutum sergilendi. 16 yıllık rahatsızlık geçmişimizi bilmeyen bir doktora sil baştan her şeyi anlatmak zorunda kalmak hem bizim için çok yıpratıcı hem de tedavinin sürekliliği açısından sakıncalı bir durum. Hastaneden beklentim, özellikle atak döneminde olan, uzun süredir takipli çocuk hastalara randevu planlamasında mutlaka öncelik tanınması ve bu tür durumlarda esneklik sağlanmasıdır. Çocuğumun mevcut atak döneminde, tedavi sürecini aksatmayacak şekilde daha erken bir tarihe randevu oluşturulmasını ve bundan sonraki süreçte benzer durumdaki hastalar için de daha duyarlı bir uygulama geliştirilmesini talep ediyorum.

Şikayetvar'da görüntüle →