Bursa İl Sağlık Müdürlüğü Şikayetleri

Şikayetvar üzerinden 7 kullanıcı şikayeti • İşletme profiline dön

Talha
Şikayetvar

Bursa İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı heyet doktorlarının yaklaşık iki yıl önce başlayan ve halen devam eden ilgisiz tutumundan son derece rahatsız olduğumu belirtmek istiyorum. Uzun süredir hastamla ilgili heyet süreci yürütüyoruz ancak bu süreç boyunca doktorların hastamla yeterince ilgilenmediğini, gerekli özeni göstermediğini ve muayeneleri yüzeysel olarak geçiştirdiğini düşünüyorum. Muayene sırasında hastamın şikayetleri ve durumu ayrıntılı olarak dinlenmiyor, sorularımıza doyurucu açıklamalar yapılmıyor ve sürecin nasıl işleyeceği konusunda net bir bilgilendirme sağlanmıyor. Heyet görüşmeleri sırasında da hastamın durumu sanki aceleyle değerlendirilip geçiliyormuş izlenimine kapılıyoruz. Bu yaklaşım hem hastamı hem de aile olarak bizleri psikolojik olarak yıpratıyor ve kendimizi tamamen sahipsiz hissediyoruz. Ben, hastamın sağlık durumunun ciddiyetle ele alınmasını, muayene ve değerlendirme süreçlerinin özenli, dikkatli ve detaylı şekilde yapılmasını istiyorum. Heyet doktorlarının hastamı gerçekten dinleyerek, gereken tüm tıbbi değerlendirmeleri yapmasını, bize de anlaşılır bir şekilde bilgi vermesini ve bu ilgisizlik sorununun kalıcı olarak düzeltilmesini talep ediyorum.

Şikayetvar'da görüntüle →
Vural
Şikayetvar

"İlimizde Biyosidal Ürün Uygulayıcı Eğitimleri Bursa İl Sağlık Müdürlüğü gözetiminde Ziraat Mühendisleri Odası, Çevre Mühendisleri Odası ve Kimya Mühendisleri Odası tarafından düzenlenmeye başlanacaktır." Bu açıklamaya istinaden yazıyorum. Yetkilendirdiğiniz kurumlar devletin 947 TL olarak belirlediği eğitim ücretini 4.000 TL olarak talep ediyor. Bu usulsüz kazanç düzeninden derhal vazgeçmenizi rica ediyorum.

Şikayetvar'da görüntüle →
Azize
Şikayetvar

*T.C. Bursa İl Sağlık Müdürlüğü’ne* *Konu:* P**** Y***** Diyetisyen hakkında şikayet Sayın Yetkili,1 Mayıs tarihinde saat 12:00’de randevumuz olmasına rağmen, yaşadığımız ulaşım problemi ve park sorunu nedeniyle yaklaşık 20 dakika gecikmeli olarak sağlık kuruluşuna ulaştık. Ne yazık ki, ilgili diyetisyen P**** Y*****’ın karşılamasındaki üslup ve davranışlar hem sağlık hizmeti almak isteyen bir birey olarak beni, hem de yanımda bulunan çocuğumu oldukça rahatsız etmiştir. İlgili personel, hasta haklarına ve mesleki etik kurallarına aykırı bir şekilde; gergin bir ses tonuyla konuşmuş, aşağılayıcı ve empati yoksunu bir dil kullanmıştır. Bu durum, hem kurumunuza olan güvenimizi zedelemiş hem de sağlık hizmeti alma sürecinde psikolojik olarak olumsuz etkilenmemize sebep olmuştur. Bu tür yaklaşımların hasta–sağlık çalışanı ilişkisinde yeri olmadığını düşünüyor, gerekli incelemenin yapılmasını ve benzer durumların yaşanmaması adına gerekli uyarıların verilmesini talep ediyorum. Gereğini arz ederim. *Ad – Soyad: A**** K*******T.C. Kimlik No: 168*****064*

Şikayetvar'da görüntüle →
Ufuk
15.05.2026Şikayetvar

14 Mayıs 2026 günü saat 14.30 civarında babam, Ayten Bozkaya Hastanesi’indeki randevusunda Doktor A**** T** tarafından kendisine yazılan iğneyi yaptırmak için Bursa Mollaarap Aile Sağlığı Merkezi’ne gidiyor. Kireçlenme nedeniyle zaten hareket zorluğu yaşayan, 70 yaşında yaşlı bir insan olarak orada hızlı ve saygılı bir şekilde işleminin yapılmasını beklerken, kapıdaki kadın görevlinin tavırları nedeniyle hem iğnesini yaptıramadan dönmek zorunda kalıyor hem de gururu inciniyor. Babam içeri girdiğinde kapıdaki görevli kadın, birisiyle uzun süre sohbet etmeye devam edip babamla ilgilenmiyor. Babam kendisinden yardım isteyince ise önce ilgisiz, daha sonra da sorgular bir üslupla, “Bu iğneyi daha önce yaptırdınız mı? ” şeklinde sorular soruyor. Babam da kendisine, iğnenin uzman bir doktor tarafından yazıldığını, yaşlı olduğunu, bu nedenle daha fazla beklemek istemediğini ve iğnesini yaptırmak istediğini ifade ediyor. Bu noktadan sonra görevli kadın aniden hiddetlenip ayağa kalkarak babamın üzerine doğru yürüyor ve eliyle sanki vuracakmış gibi bir hamlede bulunuyor. Babam da 70 yaşından sonra böyle bir durumla karşılaştığı bu saygısız tavır karşısında, hem gururu incinmiş hem de kendini rahatsız ve tedirgin hissetmiş oluyor. Yaşanan gerginliğin ardından hem psikolojik olarak yıprandığı hem de ortamdan rahatsız olduğu için iğnesini bile yaptırmadan aile sağlığı merkezinden ayrılmak zorunda kalıyor. Kapıda görev yapan bu kadının güvenlik mi yoksa başka bir pozisyonda mı çalıştığını tam olarak bilmiyoruz, ancak sağlık personeli olmadığını tahmin ediyoruz. Hangi unvanda olursa olsun, bir kamu kurumunda görev yapan bir kişinin, yaşlı bir vatandaşa karşı bu kadar saygısız ve tehditkar bir tavır sergilemesi hem etik hem de idari açıdan ciddi olarak ele alınması gereken bir durumdur. Bu olayla ilgili olarak babam adına CİMER’e de şikayette bulundum. Şimdi de Bursa İl Sağlık Müdürlüğü’ne ve ilgili birimlere, Bursa Mollaarap Aile Sağlığı Merkezi’nde görev yapan söz konusu kapı görevlisi hakkında gerekli incelemenin ve disiplin işlemlerinin yapılmasını, benzer durumların tekrar yaşanmaması adına bu tür pozisyonlarda daha liyakatli, iletişim becerisi ve öfke kontrolü yüksek kişilerin görevlendirilmesini ve özellikle yaşlı hastalara karşı daha saygılı, koruyucu ve destekleyici bir yaklaşımın benimsenmesini talep ediyorum. Babamın yaşadığı bu olumsuz deneyimin ciddiye alınmasını ve hem kendisinden hem de benzer şekilde mağdur edilmiş olabilecek diğer hastalardan manevi anlamda da özür dilenir nitelikte somut adımlar atılmasını bekliyorum.

Şikayetvar'da görüntüle →
Abdullah
14.05.2026Şikayetvar

Bursa İ**** Ç******* Hastanesi fizik tedavi bölümünde, Elektroterapi Salon 1 ve Salon 3 arasındaki personel dağılımıyla ilgili rahatsızlığımı belirtmek istiyorum. 11.05.2026 tarihinde eşimle birlikte fizik tedavi görmeye başladığımızda, gün boyu bayan hastaların tedavi gördüğü Elektroterapi Salon 1’de hastaların üstleri açık şekilde bel, boyun, bacak gibi bölgelerden tedavi aldıklarını, buna karşılık salonda görevli personelin çoğunlukla erkek olduğunu gördüm. Aynı bölümde yer alan Elektroterapi Salon 3’te ise tam tersine, hastaların tamamının erkek, personelin ise tamamen bayan olduğunu fark ettim. Tedavi sırasında belli kıyafetlerin çıkarılma zorunluluğu olduğu, mahremiyetin son derece önemli olduğu bir birimde, bayan hastaların bulunduğu salonda ağırlıklı olarak erkek personel, erkek hastaların bulunduğu salonda ise tamamen bayan personel olmasını hem tuhaf hem de mahremiyet açısından rahatsız edici buluyorum. Personel yeterliliği mevcut olduğu için, fizik tedavi esnasında kıyafetlerin çıkarılmasının zorunlu olduğu bu tür birimlerde, bayan hastaların bulunduğu bölümlere öncelikli olarak bayan personelin, erkek hastaların bulunduğu bölümlere ise erkek personelin yönlendirilmesini talep ediyorum. Bu konuda gerekli incelemenin yapılarak düzenlemenin sağlanmasını ve hastaların mahremiyetine daha fazla özen gösterilmesini istiyorum.

Şikayetvar'da görüntüle →
Derya
01.03.2026Şikayetvar

09/02/2026 tarihinde diş ağrısı şikayetiyle Bursa’da faaliyet gösteren Eyrice Diş Hastanesi’ne başvurdum. Yapılan röntgen ve muayene sonrasında ağrıyan dişimin kistli olduğu, antibiyotiğin işe yaramayacağı ve dişin çekilmesi gerektiği tarafıma bildirildi. Ayrıca sol üst 20’lik dişimin çekimi ve iki dolgu planlandı. Muayene sırasında yalnızca 1 gündür antibiyotik kullandığımı özellikle belirtmeme rağmen, tedavi seçenekleri ayrıntılı şekilde açıklanmadan doğrudan çekim yönünde karar oluşturuldu. Kanal tedavisi ihtimali, riskler ve alternatifler açık biçimde sunulmadı. Sürecin hızlı ilerlediğini ve kararsız olduğumu ifade etmeme rağmen, bilgilendirme sürecinin yeterli olmadığını hissettim. Aynı gün iki dolgum yapıldı, diş çekimi ise ertesi güne bırakıldı. Bu süreçte şiddetli ağrı yaşamama rağmen ağrı yönetimi konusunda net ve tutarlı bir yönlendirme alamadım; danışma bölümüyle yaptığım görüşmelerde birbirinden farklı bilgilerle karşılaştım. Çekim öncesi ağrı kesici kullanımı hakkında dahi çelişkili açıklamalar yapıldı. Ertesi gün çene cerrahisi muayenesinde ilgili dişin aslında kurtarılabileceği ifade edildi; ancak bu ihtimal ilk değerlendirmede hiç gündeme getirilmemişti. Çekim sırasında dişte apse olduğu görüldü ve bunun antibiyotiğin eksik kullanımına bağlı olabileceği söylendi. Oysa ilk muayenede antibiyotiğin etkisiz olduğu, bu nedenle dişin mutlaka çekilmesi gerektiği belirtilmişti. Bu durum, değerlendirme ve bilgilendirme sürecinde çelişki olduğunu düşündürmektedir. Tüm bu işlemler için iki dolgu ve bir diş çekimine yönelik ücret ödedim. Şikayetimi kuruma yazılı olarak iletmeme rağmen tarafıma herhangi bir geri dönüş yapılmadı. Ayrıca çekim sonrası bölgede sivri bir yapı hissetmem üzerine 26/02/2026 tarihinde çekim yerinden kendiliğinden bir diş parçası düştü. Dikişler alınırken bu parçanın fark edilmemiş olması, cerrahi sonrası kontrol ve özen açısından ihmal şüphesi doğurmaktadır. Yaşadığım bu süreçte hasta bilgilendirme, aydınlatılmış onam, tedavi planlaması ve cerrahi sonrası kontrol uygulamalarının kurum tarafından detaylı biçimde incelenmesini ve tüm bu hususlarda tarafıma yazılı olarak açıklama yapılmasını talep ediyorum.

Şikayetvar'da görüntüle →
Nida
19.02.2026Şikayetvar

Bursa Selamet Aile Sağlığı Merkezi’nde görev yapan doktor A**** A**** A**** hakkında yaşadığım yanlış teşhis ve bunun kardeşimin lisans sürecine olumsuz etkisi nedeniyle şikayetçiyim. Daha önce karın ağrısı şikayetiyle gittiğimde tek başına karar veremediği için diğer doktor arkadaşlarını çağırarak muayene etmiş, adet dönemimdeki ağrı için ise ağrı kesici talebimi dikkate almayıp kadın doğuma gitmemi söyleyerek beni geri çevirmişti. 13 Şubat 2026 tarihinde tekrar karın ağrısı sebebiyle aynı doktora başvurdum. Muayene sırasında omzumda hafif bir kaşıntı olduğunu, gecede de devam ettiğini belirttim. Doktor uzaktan ışık tutarak bölgeye baktı ve yine tek başına karar vermek yerine başka bir doktor arkadaşını çağırdı. Çağırdığı doktor, durumu sanki her yerim kaşınıyormuş gibi abartarak değerlendirdi ve uyuz teşhisi yönünde konuştu. Kendi doktorum da buna dayanarak bana uyuz tanısı koydu, reçeteye bu tanıyı yazdı ve sadece bana değil tüm aile bireylerine de aynı ilaçları kullanmamızı söyledi. Karın ağrısı şikayetim için yazdığı tek bir ilaç yaklaşık 300 TL tutarındaydı ve bu ilacın ne olduğunu, tam olarak hangi rahatsızlık için verildiğini o sırada bilmiyordum. Doktoruma uyuzun ne olduğunu, nasıl seyreden bir hastalık olduğunu ve sürecin nasıl ilerleyeceğini sorduğumda, her soruma sadece “uyuz” diyerek cevap verdi, asıl rahatsızlığım ve tanı hakkında doyurucu hiçbir açıklama yapılmadı. Daha sonra kendi araştırmalarım sonucunda bahsettiğim hafif ve tek bölgedeki kaşıntının uyuz tanısına uymadığını, uyuzda yaygın kaşıntı olması gerektiğini öğrendim. Buna rağmen tüm aile bireylerine aynı şekilde reçete yazılmış oldu. 18 Şubat 2026 tarihinde kardeşimin lisans işlemleri için başvurduğumuzda, sistemde yer alan uyuz tanısı nedeniyle lisansının çıkarılmadığını öğrendik. Bu nedenle kardeşim maçlara çıkamıyor ve spor hayatı olumsuz etkileniyor. Durumu doktora aktarıp yanlış anlaşılmaya sebebiyet verdiğini, sistemdeki tanının bu nedenle düzeltilmesi gerektiğini söylediğimizde, “Bu kararı tek başıma vermedim” diyerek sorumluluk kabul etmedi ve sistemdeki tanı düzeltilmedi. Yanlış konulan bu uyuz teşhisinin sistemden kaldırılmasını ve kardeşimin lisansının sorunsuz şekilde çıkarılabilmesi için gerekli düzenlemelerin yapılmasını talep ediyorum. Doktorun, tek başına karar vermeyip buna rağmen sonucun sorumluluğunu da üstlenmemesi nedeniyle mağdur olduğumuzu, özellikle kardeşimin spor hayatının haksız yere sekteye uğradığını belirtmek istiyorum.

Firma Yanıtı

Hiçbir geri dönüş yok

Şikayetvar'da görüntüle →