Şikayetvar üzerinden 18 kullanıcı şikayeti • İşletme profiline dön
05.09.2025 tarihinde Bursa Yüksek İhtisas Hastanesi Kadın Doğum Gebe 1 bölümünde, Dr. B**** D******’in bulunduğu birimde yaşadığım olumsuz deneyimi paylaşmak istiyorum. Tahlil sonuçlarına yalnızca 14:00-14:30 saatleri arasında bakıldığını hastaneye gittiğimde öğrendim ve bu konuda bana önceden hiçbir bilgilendirme yapılmadı. Evim hastaneye oldukça uzak ve gebe olmama rağmen saatlerce hastane çevresinde beklemek zorunda kaldım; sonunda da geri dönmek zorunda kaldım. Benimle birlikte başka hastalar da aynı mağduriyeti yaşadı. Yaşanan bu durumun sadece bana özel olmadığını, başka hastaların da aynı şekilde mağdur edildiğini gözlemledim. Konuyla ilgili olarak hasta hakları birimine başvurdum ve form doldurdum; ancak bu süreçte bir değişiklik yapılmasını ve yetkililerden konuyla ilgili dönüş bekliyorum. Gebe hastaların mağdur edilmemesi ve bilgilendirme süreçlerinin iyileştirilmesi için gerekli adımların atılmasını talep ediyorum.
Şikayetvar'da görüntüle →Bursa Ş***** Y***** Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin çocuk ve kadın doğum bölümü karşısındaki Erincik Kafe isimli kantinde 3 gündür hastanede bulunduğum süre boyunca ciddi bir mağduriyet yaşıyorum. Kantinde sıcak su bile ücretli olarak veriliyor ve kaynamış Çeşme suyuna 10 TL alınıyor. Burada sadece benden değil, herkesten aynı şekilde bu ücret talep ediliyor. Hasta ve hasta yakınlarının zaten zor durumda olduğu bir ortamda, hakkı olmayan bir paranın bu şekilde alınması hem vicdani hem de etik açıdan rahatsız edici. Devlet hastanesindeki kantinin bu şekilde denetimsiz bırakılmasını ve bu uygulamaların sürmesini anlamakta güçlük çekiyorum. Bu kantinin fiyat politikası ve özellikle sıcak suya alınan ücretin incelenmesini, gerekli denetimlerin yapılmasını ve hasta/hasta yakınlarını mağdur etmeyecek makul bir düzenleme getirilmesini talep ediyorum.
Şikayetvar'da görüntüle →15.05.2026 tarihinde Bursa Şevket Yılmaz Hastanesi kardiyoloji bölümünde ayaktan hasta olarak anjiyo oldum. İşlemi E** isimli bir doktor yaptı. Anjiyo sırasında kolumu defalarca delerek çok zorlayıcı ve acı veren bir işlem uyguladı, kolum adeta delik deşik oldu. Buna rağmen anjiyonun da sağlıklı ve düzgün şekilde yapılmadığını, işlemin yarım yamalak kaldığını hissettim, o esnada dayanılmaz bir acı yaşadım. İşlem sonrası bana bir damarımın tıkalı olduğu ve pazartesi günü stent takılacağı söylendi. Anjiyo sürecinde yaşadığım yoğun acı, kolumdaki travma ve sürecin yönetiliş biçimi nedeniyle, aynı ekip tarafından stent takılmasına güvenemeyeceğimi belirterek, kendi rızamla hastaneden ayrıldım. Doktor ve ekibin çok deneyimsiz ve yetersiz olduğunu, kendimi güvende hissetmediğimi ifade etmek isterim. Daha sonra başka bir sağlık kuruluşuna başvurdum. Orada tekrar anjiyo yapıldı ve iki damarımın tıkalı olduğu görüldü, iki adet stent takıldı. İlk hastanede ikinci damar tıkanıklığının hiç fark edilmemiş olması beni hem çok şaşırttı hem de ciddi anlamda endişelendirdi. Diğer sağlık kuruluşunda yapılan anjiyoda ve stent işleminde neredeyse hiç acı çekmeden süreci tamamladım, ilk hastanede yaşadığım acının onda birini bile hissetmedim. Bu da Bursa Şevket Yılmaz Hastanesi’indeki işlemin ve yaklaşımın ne kadar sorunlu olduğunu bana açıkça gösterdi. Tüm bu yaşananların üzerinden 9 gün geçmesine rağmen ilk anjiyonun yapıldığı koldaki morluklar hâlâ devam ediyor ve kolum mosmor durumda. Bursa Şevket Yılmaz Hastanesi kardiyoloji bölümünde, özellikle E** isimli doktorun uyguladığı işlemle ilgili olarak gerekli incelemenin yapılmasını, hasta güvenliği açısından sürecin detaylıca araştırılmasını ve benzer bir durumun başka hastaların başına gelmemesi için gerekli adımların atılmasını talep ediyorum.
Şikayetvar'da görüntüle →15–20 Mayıs 2026 tarihleri arasında annem s. B. Ü. Bursa Yüksek İhtisas Hastanesi kalp yoğun bakım servisinde yatmakta ve bu süreçte bilgilendirme konusunda ciddi mağduriyet yaşıyoruz. Bilgilendirme saati olarak 11.00 denilmesine rağmen her gidişimizde en az bir saat bekletiliyoruz ve buna rağmen çoğu zaman annemin durumu ile ilgili doğru düzgün bilgi alamıyoruz. Bir kez nöbetçi amirle görüşerek o anlık sorunu çözdük, ancak sonraki günlerde yine aynı şekilde bekletilmeye ve yeterli bilgilendirme alamamaya devam ettik. Yani sorun kalıcı olarak çözülmedi ve bu belirsizlik hem psikolojik olarak bizi çok yıpratıyor hem de hastamızın durumu hakkında kaygılarımızı artırıyor. Ayrıca böyle bir yoğun bakım sürecinde e-Nabız üzerinden günlük bilgi paylaşılması gerekirken bu konuda da hiçbir önem verilmediğini görüyoruz. Hastaya ait tıbbi gelişmelerin, yapılan işlemlerin veya önemli değişikliklerin e-Nabız üzerinden kısaca aktarılması bile bizim için çok kıymetli olurdu. Hastaneden beklentim, kalp yoğun bakım bilgilendirme saatinin daha gerçekçi bir saate, örneğin 12.00’ye çekilmesi ve bu saatte hasta yakınlarının makul sürelerde, düzenli ve net şekilde bilgilendirilmesi. Bunun yanında annemin durumu ile ilgili temel bilgilerin e-Nabız üzerinden günlük olarak paylaşılmasını ve hasta yakınlarının bu süreçte bu kadar belirsizlik içinde bırakılmamasını talep ediyorum.
Şikayetvar'da görüntüle →18.05.2026 Pazartesi günü saat 13.00 ile 15.00 arasında Bursa Şevket Yılmaz Araştırma Hastanesi acil giriş kapısının önünde sigara içilmesiyle ilgili yaşadığım rahatsızlığı paylaşmak istiyorum. Sigara içilmesi yasak olmasına rağmen hastane personeli ve güvenlik görevlileri de dahil olmak üzere birçok kişinin bu alanda sigara içtiğine defalarca şahit oldum. Acil giriş kapısının önü, hasta ve yakınlarının sürekli bulunduğu, özellikle de hassas durumdaki kişilerin giriş çıkış yaptığı bir yer olmasına rağmen, burada yoğun bir şekilde sigara içilmesi hem sağlığı tehdit ediyor hem de ciddi bir rahatsızlık oluşturuyor. Güvenlik görevlilerinin de bu duruma dahil olduğunu gördüğüm için herhangi bir yetkiliye şikayette bulunmadım. Hastane yönetiminden, acil giriş kapısı önü başta olmak üzere yasak olan tüm alanlarda sigara içilmesinin etkin bir şekilde denetlenmesini, personel dahil herkes için bu yasağın uygulanmasını ve gerekli uyarı ile yaptırımların hayata geçirilmesini talep ediyorum.
Şikayetvar'da görüntüle →Bursa Y******* Şevket Yılmaz Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görev yapan Uzm. Dr. Ç**** Y*******’a 23.02.2026 tarihinde endoskopi ve kolonoskopi için işlem oldum. İşlemden yaklaşık 30 gün sonra tarafıma otomatik mesaj ile bilgilendirme yapılarak sonuçlarımı çarşamba günleri saat 14:15’te gösterebileceğim belirtildi. Doktor Ç**** Y*******’ın polikliniğinin sadece çarşamba ve cuma günleri olduğundan dolayı, yoğun çalışma şartlarım nedeniyle 15.05.2026 tarihinde saat 09:00’da polikliniğe giderek durumu kendisine ilettim. Çalıştığım yerin izin vermediğini, bu nedenle saat 14:15’te gelemeyeceğimi, sadece sabah 09:00’da gelebileceğimi ve yaklaşık 2 aydır randevu bulamadığımı, alamadığımı söyledim. Rica ederek bu şartlarda sonuçlarıma bakıp yardımcı olup olamayacağını kendisinden talep ettim. Tüm bu açıklamama rağmen kendisi bana “Biz size randevu verdik, gelseydiniz, bu bizim sorunumuz değil, sonuçlarınıza bakmıyorum, bu çalıştığınız yerle sizin sorununuz, kapıyı kapat dışarı çık” şeklinde ifadelerde bulundu. Odanın kapısından çıkmayınca bu kez kendisi ayağa kalkıp kapıyı bastırarak yüzümüze kapattı. Bunun üzerine kendisine hakkımda CİMER’e şikayette bulunacağımı söyledim, o da “Şikayet edebilirsiniz, bize bir şey olmaz, devlet hastanesindeyiz” şeklinde karşılık verdi. Yaşadığım bu saygısız ve hasta haklarına uygun olmayan tutum nedeniyle hastanenin insan hakları birimine de kısa bir başvuru yaptım. Ancak bu konunun ayrıntılı şekilde incelenmesini, Uzm. Dr. Ç**** Y******* hakkında gerekli idari işlemlerin ve soruşturmanın başlatılmasını, tarafıma özür dilenmesini ve benzer durumların başka hastaların başına gelmemesi için gerekli düzenlemelerin yapılmasını talep ediyorum.
Şikayetvar'da görüntüle →Annem 1 Mayıs’ta Bursa Ş***** Y***** Hastanesi Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yoğun bakıma yatırıldı ve durumu ciddi olmasına rağmen, yoğun bakıma girdiği günden beri bizlere düzenli ve yeterli bilgi verilmiyor. İlk günlerde sadece yaklaşık 4 kez arandık, sonrasında aramalar tamamen kesildi. Bazen yanına kısa bir görüşe alındığımızda az da olsa bilgi veriliyor, ama bize özellikle “telefonla arayacağız” denildiği halde aranmayarak günlerce hiçbir bilgi alamıyoruz. Bilgi almak için bugün yoğun bakımı telefonla aradığımda ise, telefondaki görevliye doğru düzgün bilgilendirilmediğimizi söylediğimde “Ben gidip doktora şu şu yatan hastanın yakını aradı diyemem” şeklinde bir cevap aldım. Bu üslup ve yaklaşım, zaten zor durumda olan hasta yakınlarıyla adeta dalga geçiliyormuş hissi yaratıyor ve “Hastaneyi mi aradım, nereyi aradım bilmiyorum” dedirtecek kadar güvensizlik oluşturuyor. Konuşmanın sonunda aynı kişi “Çok geçmiş olsun, elimden bir şey gelse yaparım” gibi cümleler kurdu ama asıl ihtiyacımız olan, annemin durumu hakkında net ve düzenli bilgi verilmesiydi. Yoğun bakımın önüne gidip rahatsızlık vermek istemediğimiz için telefonla aramayı tercih ediyoruz, ancak buna rağmen aranmamak ve net bilgi alamamak bizi daha da yıpratıyor. Yoğun bakımdaki tüm hastaların yakınları için, hastanenin düzenli, net ve anlaşılır bir bilgilendirme sistemi kurmasını, telefonla bilgilendirme sözü verildiğinde buna uyulmasını ve özellikle telefonla görüşme yapan personelin üslubu konusunda gerekli incelemenin yapılarak hasta yakınlarına daha saygılı ve duyarlı davranılmasını talep ediyorum.
Şikayetvar'da görüntüle →06.05.2026 tarihinde saat 13.30 sularında Bursa Yüksek İhtisas Hastanesi’nde ultrason biriminde yaşadığım bir olayı paylaşmak istiyorum. 29 haftalık hamileyim ve ultrason için girdiğim odada görevli olan kadın personelin üslubu ve tavrı beni ve annemi çok üzdü. Hem bana hem anneme bağırdı, konuşma şekli son derece kırıcı ve saygısızdı. Gebeliğim ilerlemiş olduğu için yattığım yerden kalkmakta zorlandım ve yalnızca elimden tutup kalkmama yardımcı olmasını bekledim. Buna rağmen en ufak bir yardımda bulunmadı, son derece ilgisiz ve vicdansız bir tavır sergiledi. Böyle hassas bir dönemde, bir sağlık çalışanından en azından anlayış ve nezaket beklerdim fakat hiç memnun kalmadım, kendimi değersiz ve kötü hissettim. Bu personelin özellikle hastalarla iletişim konusunda uyarılmasını ve insanlara daha düzgün, saygılı davranması için gerekli adımların atılmasını istiyorum. Ayrıca bu yaşattıkları için bir özür bekliyorum. Ben Amine Akalın olarak bu süreçte hem benim hem de diğer hamile hastaların aynı şekilde incinmemesi için gerekli hassasiyetin gösterilmesini talep ediyorum.
Şikayetvar'da görüntüle →30 Nisan 2026 tarihinde, Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nde, saat 09:00–09:30 arasındaki randevum için Dr. B**** D******’in polikliniğinde bulundum. Muayene ve işlem sürecinde, doktorun yanında görevli olan asistan personelin bana yönelik aşağılayıcı, nezaket sınırlarını aşan ve saygısız tavırlarına maruz kaldım. Bir hasta olarak en temel hakkım olan saygınlık görme ve nazik muamele ilkelerinin ihlal edildiğini düşünüyorum. Yaşadığım bu durum, sağlık hizmeti alma sürecimi psikolojik olarak olumsuz etkilemiş, kendimi hem değersiz hem de huzursuz hissetmeme neden olmuştur. Kamu hizmeti sunan bir personelin, hasta ile iletişiminde uyması gereken etik kurallara ve profesyonellik anlayışına tamamen aykırı olduğunu düşündüğüm bu davranışları kesinlikle kabul edilemez bulduğumu belirtmek istiyorum. Bu nedenle, ilgili asistan personelle artık muhatap olmak istemediğimi, tarafıma bu kişiyle yeniden karşılaşmayacağım şekilde gerekli personel değişikliğinin yapılmasını talep ediyorum. Ayrıca olayla ilgili idari inceleme başlatılarak sürecin tarafıma bildirilmesini ve benzer durumların başka hastalar açısından tekrar etmemesi için gerekli önlemlerin alınmasını arz ederim.
Şikayetvar'da görüntüle →27 Nisan gecesi saat 1 civarında Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi kalp damar bölümü acilinde, acil tıp asistanı İ**** D***** ile yaşadığımız olaydan dolayı son derece şikayetçiyiz. Amcam kalp ağrısı şikayetiyle acile getirildi, kalp krizi geçiriyor olabileceği endişesiyle acil müdahale beklerken, görevli doktorun molasından erken gelmemesi nedeniyle beklemek zorunda kaldık. Kalp hastası birinin bu şekilde bekletilmesi bizi hem çok tedirgin etti hem de hastaya karşı ciddi bir risk oluşturduğunu düşündürdü. Doktor odaya geldiğinde ise, biz kan verirken İnegöl’den ambulansla sevkle getirilen hastaların yüzüne baka baka "İnegöl bugün bizim ağzımıza etti" şeklinde son derece kaba ve yakışıksız bir ifade kullandı. Bir hekimden, özellikle de acil serviste görevli bir doktordan böyle bir üslup duymak bizi hem şaşırttı hem de çok rahatsız etti. Hastaların yüzüne karşı bu şekilde konuşulması, mesleki saygınlığa yakışmadığı gibi, hasta ve yakınlarının duygusal durumunu da hiçe sayan bir davranıştır. Doktorluk sadece tıbbi bilgiyle değil, insanlık ve empatiyle de yapılması gereken bir meslekken, böyle bir söz ve tavırla karşılaşmak bizi derinden üzdü ve güvenimizi sarstı. Bu nedenle ilgili doktor hakkında gerekli incelemenin yapılmasını, uyarı verilmesini, tutanak tutulmasını ve benzer bir olayın tekrar yaşanmaması için gereken tüm adımların atılmasını talep ediyorum.
Şikayetvar'da görüntüle →23 Nisan Perşembe günü saat 13.30–14.30 civarında Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nilüfer ek hizmet binası acil servisine başvurdum. Yaklaşık 10 gündür hasta olduğumu, daha önce aile hekimine gittiğimi ve verilen ilaçları düzenli olarak kullandığımı belirttim. Buna rağmen şikayetlerimin geçmediğini, bu nedenle acile geldiğimi ifade ettim. Acildeki doktor beni muayene etmeden, sadece ilaçların doğru olduğunu söyleyip kızar bir üslupla konuştu. Sanki ben yanlış ilaç verildi demişim gibi bir tavırla yaklaştı, şikayetlerimi ayrıntılı dinlemedi ve herhangi bir tahlil ya da görüntüleme istemeden, sadece mevcut ilaçlarımı kullanmam gerektiğini söyledi. Uzun süredir hasta olduğumu ve şikayetlerimin geçmediğini belirterek en azından iğne veya serum takılmasını rica ettim. Bunun üzerine sadece iğne yapıldı, onun dışında herhangi bir kan tahlili, film, farklı bir tetkik veya yeni bir tedavi planı uygulanmadı. Şikayetlerim geçmeyince bugün özel bir hastanenin acil servisine gitmek zorunda kaldım. Orada kan tahlili yapıldı, serum bağlandı, gerekli kontroller detaylı şekilde yapıldı ve ilaçlarım değiştirilerek serumla da rahatlamam sağlandı. Özel hastanede gördüğüm ilgi ve yapılan tetkiklerle, devlet hastanesindeki acil servisteki yaklaşım arasındaki fark beni gerçekten hayal kırıklığına uğrattı. Devlet hastanelerindeki tüm acil servisler için geçerli olmasa da, bu tarz ilgisiz ve hastayı dinlemeyen doktorlar nedeniyle hem sağlık açısından mağdur oluyoruz hem de mecburen yüksek ücretler ödeyerek özel hastanelere gitmek zorunda kalıyoruz. Bu yaşadığım durumun görülmesini ve özellikle Nilüfer ek hizmet binası acil servisi için benzer olayların tekrar etmemesi adına gerekli inceleme ve uyarıların yapılmasını istiyorum.
Şikayetvar'da görüntüle →25.04.2026 tarihinde saat 23:40 sularında bademcik şişkinliği ve ateş şikayetiyle Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisine başvurdum. Bademciklerimin şiştiğini, ateşim olduğunu ve bu sorunu sık sık yaşadığımı, daha önce yine aynı hastanede yattığımı, serum, antibiyotik ve ağrı kesicilerle tedavi edildiğimi belirttim. Hatta önceki tedavilerde verilen ilaçları dünden beri kullandığımı, buna rağmen şikâyetlerimin geçmediğini ifade ettim. Muayenemi yapan Dr. M. B******* G**** (diploma no: 292330) isimli doktor, ne ateşime baktı ne de bademciklerimi kontrol etti, yüzüme dahi bakmadan doğrudan iğne yazdı. Bademciklerimin çok kötü olduğunu, bakmasının iyi olacağını söylediğimde, geçmişteki benzer hastalık kayıtlarımın da bu hastanede bulunduğunu belirttim. Buna rağmen kendisi son derece saygısız bir üslupla, benden yaşça da küçük olmasına rağmen “Abicim, bana işimi öğretme, çık dışarı, iğne yeter.” diyerek onlarca insanın içinde küçük düşürücü bir tavır sergiledi. Tek kelime etmeye çalıştığımda dahi “çık, çık, çık” şeklinde, bir insana yakışmayacak şekilde davrandı. Hem insanlık onurumu zedeleyen bu iletişim tarzından hem de hiçbir fiziksel muayene yapılmadan işlem yapılmasından son derece rahatsız oldum. İlgili hekim hakkında gerekli incelemenin başlatılmasını, hastanede hasta haklarına ve saygılı iletişime yönelik gerekli hassasiyetin gösterilmesini talep ediyorum.
Şikayetvar'da görüntüle →30.01.2026 tarihinde Bursa Yıldırım Devlet Yüksek İhtisas Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi bölümünde, Doktor A**** K******* ile yaşadığım olayı paylaşmak istiyorum. Sabah saat 08.00’den 13.30’a kadar, sadece bir rapor için imza ve kaşe almak amacıyla hastanede bekletildim. Beni önce yan odadaki doktora yönlendirdiler, o doktor tekrar A**** K*******’na geri gönderdi. Sadece iki dakika bile sürmeyecek bir imza işlemi için defalarca arada gidip gelmek zorunda kaldım. Doktor, kendi saatinde mola vermeyip öğlen 13.10’da mola yapacağını söyledi. Biz de işlemin çok kısa süreceğini, sadece imza ve kaşe atmasını rica ettik. Buna rağmen bize barkod çıkarttırdılar, sıraya soktular ve rağmen kesinlikle çağırmadılar. Doktora, “iki dakikanızı ayırıp bakar mısınız” dediğimizde, özellikle bakmayacağını belirtti. Daha sonra durumu hasta hakları birimine bildirdik ancak buna rağmen herhangi bir çözüm üretilmedi, sorun orada da giderilmedi. Zamanında çıkmadığı molanın yükünü hastaya yıkmak, saat 13.00’te orada olmamızı söyleyip geldiğimizde doktorun molaya çıkmış olması kabul edilebilir bir durum değildir. Bu nedenle hem Doktor A**** K******* hem de süreçle ilgili sorumlular hakkında inceleme başlatılmasını ve tarafıma yaşatılan bu mağduriyet için özür dilenmesini talep ediyorum.
Şikayetvar'da görüntüle →24 Ocak 2025 günü saat 18.00 civarında Bursa Yüksek İhtisas Devlet Hastanesi ek binasında acil servise başvurdum. Doktor muayene sonrası bana iğne yazdı ve enjeksiyon odasına yönlendirildim. Ancak enjeksiyon odasında ilgili personelin gelmesini yarım saatten fazla beklemek zorunda kaldım. Bekleme sırasında durumu sormak için danışmaya gittiğimizde, danışmadaki görevli bizi tersleyerek “orada olmaları gerekiyor, molaya gitse bile yerine birisi bakar” şeklinde bir ifade kullandı ve genel tavrı da son derece saygısız ve kırıcıydı. Hem uzun süre bekletilmem hem de bu şekilde azarlar gibi konuşulmam beni çok rahatsız etti. Bu nedenle özellikle ilgili personel hakkında inceleme yapılmasını, hastane yönetiminin bu durumu değerlendirmesini ve benzer bir saygısızlığın başka hastaların başına gelmemesi için gerekli adımların atılmasını talep ediyorum.
Şikayetvar'da görüntüle →Bugün Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi ortopedi bölümünde görev yapan **** isimli doktora babam için muayene olmaya gittik. Babamın yeniden ameliyat olması gerektiğini, bu konuda destek ve yönlendirme istediğimizi belirttik. Doktor, kaba bir üslupla, babamın önceki ameliyatının yapıldığı yere gitmemizi, burada yaptıramayacağımızı söyledi. Babamın ameliyatının üzerinden 9–10 sene geçtiğini, önceki hastaneye gitme imkanımız olmadığını ve burada yönlendirebileceği bir doktor ya da birim olup olmadığını sorduğumuzda, bize hiçbir yönlendirme yapmadı ve “yok” diyerek yardımcı olmaktan kaçındı. Kendisine yardımcı olmadıklarını söylediğimde ise “hadi, yandan yandan bekleme yapma” şeklinde son derece saygısız ve rencide edici bir ifade kullandı. Bizden önce içeri giren bir hanımefendinin de çok sinirli bir şekilde, söylenerek odadan çıktığını gördük. Hem hastaya hem de hasta yakınına karşı bu tarz kaba ve kırıcı bir yaklaşımın kabul edilemez olduğunu düşünüyorum. **** isimli doktor hakkında gerekli incelemenin yapılmasını, hasta iletişimi ve davranışları açısından değerlendirilmesini ve benzer durumların tekrar yaşanmaması için gereken adımların atılmasını talep ediyorum.
Şikayetvar'da görüntüle →19.01.2026 tarihinde saat 20.30–20.40 arasında Bursa Yıldırım Ş***** Y***** Hastanesi’nin yeşil alan bölümünde ciddi biçimde rahatsız edici bir durum yaşadım. Bu bölümdeki tuvaletlerin anahtarlı şekilde açılıp kapandığını, hastaların kullanamadığını, sadece doktor ve hemşirelerin kullandığını gördüm. Tuvaletlerin kapısında sadece doktorlara ait olduğuna dair bir ifade olmamasına, bay ve bayan olarak tanımlanmış olmasına rağmen fiilen sadece sağlık personeline ayrılmış durumda olması bana açık bir ayrımcılık gibi geldi. Kapıdan girmek isterken arkamdan gelen bir doktorun anahtarla girip kullanabildiğine bizzat şahit oldum, ancak ben hasta olarak aynı tuvaleti kullanamadım. Doktor–hasta ayrımı yapılarak tuvalet gibi temel bir ihtiyacın bu şekilde sınırlandırılmasının doğru ve insani olmadığını düşünüyorum. Devlet hastanesinde, hepimizin eşit şekilde faydalanması gereken bir alanda böyle bir uygulamanın yapılmasına anlam veremiyorum. Bu nedenle yeşil alan bölümündeki tuvaletlerin hasta–doktor ayrımı yapılmadan, tüm hastalara ve refakatçilere açık hale getirilmesini ve bu konuda gerekli incelemenin yapılarak mağduriyet oluşturan bu uygulamanın sonlandırılmasını talep ediyorum.
Şikayetvar'da görüntüle →15.01.2026 tarihinde Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Osmangazi ek binasında, Dr. ***’nın hastalarının işlemlerini yapan sekreterin bulunduğu birimde kan almak için barkod sırasına girdim. Benimle birlikte birçok hasta sırada beklerken görevli sekreter yerinde yoktu. Daha sonra yanımıza oldukça kaba ve çirkin bir üslupla gelip yerine oturdu. Vatandaşlar gayet kibar bir dille neden yerinde olmadığını sorduklarında, “Çok biliyorsanız gelin siz oturun, bilmiyorsanız susacaksınız” şeklinde konuştu. Bu sözler üzerine ben bir şey söylemedim ancak sekreter uzun süre hiçbir işlem almadı, kendi cep telefonuyla işle ilgili olduğunu iddia ettiği konuşmalar yaptı ve kuyruk gitgide uzadı. Yaklaşık 40 dakika boyunca barkod verilmesini bekledik. Ardından kendisine neden işlem almadığını sorduğumda bana “Kes sesini, sus” diyerek karşılık verdi. Daha sonra bana “Git başhekimlik orada şikayet et” diye bağırdı. Ben kendisiyle hanımefendiliğimi koruyarak konuşmama rağmen, benden önce başka kişilerin de kendisinden şikayetçi olduklarını öğrendim. Vatandaşlara kötü muamelede bulunduğu ve her an bir kargaşa çıkma ihtimali olduğu için hastane yönetimi iki güvenlik görevlisini de oraya yönlendirdi, ancak sekreter güvenlik görevlilerine de bağırmaya devam etti. Devlet hastanesinde, özellikle de hasta ve yakınlarıyla birebir muhatap olan bir görevlinin bu şekilde saygısız, kaba ve öfke kontrolü olmayan bir tavır sergilemesini kabul edilebilir bulmuyorum. İlgili sekreter hakkında gerekli idari incelemenin yapılmasını, benzer bir durumun yeniden yaşanmaması için gereken tüm işlemlerin uygulanmasını talep ediyorum.
Şikayetvar'da görüntüle →05.01.2026 tarihinde saat 08.00 civarında sağ ayağımdaki şiddetli zonklama, yanma, üzerine basamama ve yürüyememe şikayetleriyle Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Travma Bölümü’ne başvurdum. Ayağıma detaylı bakılmadan direkt röntgene gönderildim ve röntgen sonucunda “Ayağınızda hiçbir şey yok, gidebilirsiniz.” denildi. Sağ ayağımdaki ağrının çok fazla olduğunu, bir sorun olduğunu söylediğimde de ısrarla bir şeyim olmadığı söylendi. Bunun üzerine sol ayağımı gösterdim, sol ayak bileğimde belirgin bir ödem ve şişlik vardı. Tomografiye gönderildim ve bana yarım saat sonra gelmem söylendi. Travma odasında yoğun sıra varken yarım saat bekleyip tekrar gittiğimde bu kez tomografi sonucumun hâlâ çıkmadığı, yine yarım saat sonra gelmem gerektiği söylendi. Aynı süreç birkaç kez tekrarlandı, her gidişimde sonuç çıkmadığı söylendi ve en son gittiğimde “Sürekli geliyorsun” şeklinde tepki aldım. Ben ise bana her seferinde “yarım saat sonra gel” dendiğini, ayakta duramadığımı ve artık eve gitmek istediğimi belirttim. Son aşamada tomografimin tam çıkmadığını ama bir şey yok gibi göründüğünü söyleyip ilaç yazdılar, “Böyle şeyler oluyor, bir şeyin yok, gidebilirsin.” denilerek gönderildim. Sağ ayağım çok ağrıdığı için rapor rica ettiğimde de rapor verilmedi, sadece ilaçla eve yollandım. Eve döndükten yaklaşık 2–3 saat sonra sağ ayağımda çok şiddetli ağrılar başladı, ayağım balon gibi şişti ve üzerine kesinlikle basamaz hale geldim. Bunun üzerine, bu doktorların ilgisiz ve yetersiz davrandığını düşündüğüm için şehir hastanesine gittim. Orada muayene edildiğimde ayağımda çok fazla ezilme olduğu, bu nedenle atele alınması gerektiği söylenerek hemen gerekli işlem yapıldı. Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Travma Bölümü’nde ise bu işlem yapılmadı ve 4–5 saat boyunca gereksiz şekilde acı çekmeme sebep olundu. Travma odasında görevli olan, biri kapalı bir kadın doktor, diğeri orta yaşlarda kilolu bir erkek doktor olmak üzere iki doktordan şikayetçiyim. Bu süreçte yaşadığım ilgisizlik, yanlış yönlendirme ve önemsenmeme nedeniyle her iki doktor hakkında gerekli incelemenin yapılmasını ve benzer durumların başka hastaların başına gelmemesi için gereken adımların atılmasını talep ediyorum.
Firma Yanıtı
İlk 2 fotoğraf yüksek ihtisas araştırma hastanesinden eve geldiğim kı halıydı ve 2 3 saat sonra daha çok şişti acım daha fazla arttı yürüyemez hala geldim şehir hastensınde ayağıma atel uyguladır