Şikayetvar üzerinden 20 kullanıcı şikayeti • İşletme profiline dön
Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi Çocuk Acil bölümünde, yaklaşık son bir buçuk haftadır süren ve çocuğumun sağlığını ciddi şekilde tehlikeye atan bir süreç yaşadım. Bu süre içinde çocuk acile iki kez başvurduk, her iki başvuruda da kayıt alınmasına rağmen sorunumuz çözülemedi. İlk gidişimizde çocuğuma 200 mg antibiyotik reçete edildi, ancak bu tedavi hiçbir fayda sağlamadı ve çocuğumun durumu kötüleşmeye devam etti. İkinci başvurumuzda ise hekimlerin ilaç dozu ve tedavi şeklini belirlemek için profesyonel bir tıbbi veri tabanı yerine internet üzerinden arama yaparak karar vermeye çalıştıklarını bizzat gördüm. Bu durum, bir aile olarak bizde çok ciddi bir güvensizlik oluşturdu ve çocuk acilde görev yapan doktorların mesleki bilgi yeterliliğini sorgulamamıza neden oldu. Çocuğum bitkin düşmüş olmasına rağmen, serum ve daha etkin bir müdahale talep ettiğimizde bu talebimiz dikkate alınmadı. Bunun yerine, zaten etkisiz olduğu görülmüş olan tedavinin dozu 400 mg’a çıkarılarak bizi tekrar eve göndermeye çalıştılar. Devlet hastanesinde yine çözüm bulamayınca, ikinci gidişimizin ardından aynı gün mecburen özel bir hastaneye gittik. Orada yapılan tetkikler sonucunda uygulanan serum ve enfeksiyon iğnesi ile çocuğumun ateşi kısa sürede kontrol altına alındı ve iyileşme sürecine girdi. Bu yaşananın sadece bize özgü bir olay olmadığını, aynı şikayetlerin sıkça tekrarlandığını görmem nedeniyle bunun artık kronikleşmiş bir sorun haline geldiğini düşünüyorum. Yıllardır sigorta primlerini düzenli olarak ödeyen bir vatandaş olarak, en temel sağlık hizmetini devlet hastanesinden alamayıp sürekli özel hastanelere mecbur bırakılmamı kabul etmiyorum. Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi Çocuk Acil bölümünde görev yapan doktorlar başta olmak üzere ilgili personelin bilgi ve liyakat açısından yeniden değerlendirilmesini, bilgi yetersizliği olan personelin daha donanımlı ve alanına hakim bir kadro ile değiştirilmesini ve benzer mağduriyetlerin tekrar yaşanmaması için gerekli inceleme ve düzenlemelerin ivedilikle yapılmasını talep ediyorum.
Şikayetvar'da görüntüle →15.04.2026 tarihinde Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi’nde MR görüntüleme merkezinde bt anjiyo çekildim ancak aradan geçen zamana rağmen raporum hâlâ yazılmadı. Bu süreçte göğüs ağrısı ve sol kolumda uyuşma şikayetlerim nedeniyle neredeyse her hafta en az bir kez acile gitmek zorunda kaldım ve bt anjiyo sonucu dışındaki tüm testlerim normal çıkıyor. Acildeki ve poliklinikteki doktorlar da doğal olarak tedavi planlayabilmek için bt anjiyo raporunu görmeleri gerektiğini söylüyor. En son bt anjiyo görüntümü bir kardiyoloji doktoru inceledi ve kılcal damarlarımda kireçlenme olduğunu, raporda çıkacak orana göre ilaç kullanmam gerektiğini belirtti. Bunun üzerine 07.05.2026 tarihinde tekrar hastaneye giderek bt anjiyo raporumun artık çıkarılması gerektiğini, raporu kim yazıyorsa ilgili birime iletilmesini talep ettim. Ancak bana, “Biz bir şey yapamayız, doktorunuzdan imzalı yazı getirin içeri verelim” şeklinde, bu kadar hayati bir konuda son derece yetersiz ve ilgisiz bir cevap verildi. 15.04.2026 tarihinden bu yana bt anjiyo raporuma ulaşamıyorum, ciddi şikayetlerim devam ediyor ve tedavi planlamam bu nedenle gecikiyor. Raporun bağlı olduğu işlem için sut kodum R101390’dır. Sürecin acilen incelenmesini ve bt anjiyo raporumun derhal yazılıp sisteme işlenmesini, tarafıma ve ilgili hekimlere ulaşabilir hale getirilmesini talep ediyorum. Yaşadığım bu gecikme nedeniyle doğabilecek olumsuzluklarda ilgili bölüm ve sorumluların mesuliyetinin de dikkate alınmasını istiyorum.
Firma Yanıtı
Bt anjiyo raporum hâlâ çıkmadı, iki kez acile gitmek zorunda kaldım ve hastane raporu temin etmem konusunda yetersiz ve ilgisiz bir yanıt verdi. Bu durum tedavi planımı geciktiriyor ve sağlık sorunlarımı artırıyor.
13.04.2026 tarihinde saat 03.00 sularında Okmeydanı Cemil Taşçıoğlu Hastanesi acil servisine ağrı kesici iğne için başvurdum. İmza atmam istenen evrakla ilgili gece nöbetinde görevli acil hemşiresine “neden imza atıyoruz” diye sorduğumda, “bir dahakine başka hastaneye gidersin” şeklinde son derece ters ve kırıcı bir cevap aldım. Söz konusu hemşirenin saçları açık, bonesiz, siyah kıvırcık omuzlarına dökülen saçlı, beyaz tenli, siyah gözlü ve göz kapaklarına kalem çekmiş bir personeldi. Bu diyaloğun ardından odadan ayrıldıktan sonra da arkamdan hakaret etmeye devam ettiğini duydum. Konunun daha fazla büyümemesi için ortamdan uzaklaşmayı tercih ettim. Olaydan sonra hasta kayıt ve güvenlik birimiyle görüştüğümde, hemşireyi tanımadıklarını söyleyerek hemşirenin ismini de paylaşmadılar. Gece acil hemşiresinin bu saygısız tutumu, hasta haklarına ve meslek etiğine aykırı bir davranıştır. İlgili hemşire hakkında gerekli incelemenin yapılarak, gereken işlemlerin uygulanmasını ve sürecin tarafıma bildirilmesini istiyorum.
Şikayetvar'da görüntüle →Doktor, ilgisiz ve sorumsuz, hasta yakınıyla nasıl muhatap olunacağını bilmiyor. Hasta ile ilgili düzgün bilgi vermiyor, ilaçları raporlu olduğu halde raporu kaydetmiyor. Hasta ile ilgi ve alakası kesinlikle yok. Doktorun yanından çıkan herkes şikayet ederek çıkıyor.
Şikayetvar'da görüntüle →Annem 7 Mart günü ve gecesi Şehir Hastanesi koroner yoğun bakımda yatarken, anneme karşı C**** T******** hastanesinde çalışan sağlık çalışanları tarafından hasta mahremiyetine saygısız, ilgisiz, kaba ve psikolojik olarak baskı hissettiren davranışlarda bulunuldu. 1. Gün yoğun bakımda stabil olan annem 2. Gün ağlamaktan suratı şişmiş, beslenmemiş ve oradan artık çıkamayacağını düşünecek kadar ihmal edilmiştir. Tek başına, savunmasız şad damarı ameliyatı olan yaşlı bir hastaya yapılanlar karşısında şaşkın ve öfkeliyiz. Yoğun bakımda yatan bir hastaya karşı bu tarz davranışların asla kabul edilemeyeceğini düşünüyorum. Özellikle hastaların en hassas ve çaresiz oldukları bir dönemde, mahremiyetlerine ve psikolojik durumlarına azami özen gösterilmesi gerekirken, bunun tam tersi bir yaklaşım insan haklarına aykırıdır. Bu nedenle hem anneme yönelik bu davranışların yetkili birimler tarafından incelenmesini, hem de aynı durumda olan başka hiçbir hastanın benzer bir süreç yaşamaması için gerekli uyarıların ve idari işlemlerin yapılmasını istiyorum.
Şikayetvar'da görüntüle →1 Nisan tarihinde sabah saat 10.00 civarında Prof. Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi kadın hastalıkları ve doğum kliniğinde görev yapan Op. Dr. Hatice Kübra Elmas Durmuş’a muayene oldum. Devlet sigortam üzerinden gittiğim bu muayenede, doktorun tutum ve davranışlarından dolayı kendimi son derece rahatsız ve değersiz hissettim. Muayene sırasında son derece kırıcı, sert bir üslup kullandı, küçümseyici ve alay eder gibi tavırlar sergiledi. Sorularımı yanıtlamakta isteksizdi, ilgisiz ve mesafeli davrandı. Hastanın hassas olduğu bir alanda, özellikle kadın hastalıkları ve doğum gibi bir branşta, bu şekilde küçümseyen ve üstten bakan bir yaklaşımın kabul edilemez olduğunu düşünüyorum. Yaşadığım bu olumsuz deneyim nedeniyle hem psikolojik olarak kötü etkilendim hem de bir daha aynı doktora gitme konusunda ciddi tereddüt yaşıyorum. İlgili hekimin hasta ile iletişimi ve üslubu konusunda uyarılmasını, benzer bir durumun başka hastaların başına gelmemesi için gerekli idari değerlendirmenin yapılmasını talep ediyorum.
Şikayetvar'da görüntüle →09.04.2026 tarihinde İstanbul Avrupa Yakası Şişli Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi Gülbahar Mecidiyeköy Semt Polikliniği Çocuk Sağlığı bölümünde görev yapan hekim F**** A**** Ö****’e bebeğimle birlikte muayeneye gittim. Amacım, özellikle bu havalarda bebeğimin bağışıklığını desteklemek için vitamin yazdırmaktı. Yaklaşık üç gün boyunca polikliniğe defalarca gitmeme rağmen doktor bir kez bile yerinden kalkıp çocuğuma doğru düzgün bakmadı, çocuğun hiçbir şeyi yok diyerek beni sürekli geri gönderdi. Dün üçüncü ve son gidişimdi, yine aynı şekilde hiçbir işlem yapılmadı ve herhangi bir vitamin de yazılmadı. “Vitamin önerir misiniz? ” diye sorduğumda ise “Önermiyorum ben.” diyerek ilgisiz bir tutum sergiledi. Doktordan hiçbir destek, açıklama veya yönlendirme alamadan, sonuçta bu hassas havalarda çocuğum hastalandı ve kendimi tamamen sahipsiz ve mağdur hissediyorum. Bu süreçte hem zaman kaybettim hem de en önemlisi bebeğimin sağlığı riske girdi. İlgili hekim hakkında gerekli incelemenin yapılmasını, muayene ve yaklaşım tarzının değerlendirilmesini ve tarafıma süreçle ilgili yazılı veya sözlü bir geri dönüş sağlanmasını talep ediyorum. Ayrıca, bundan sonraki süreçte çocuğumun sağlığı için daha özenli, açıklayıcı ve ilgili bir doktor ile devam etmek istediğimi hastane yönetimine özellikle belirtmek istiyorum.
Şikayetvar'da görüntüle →09.04.2026 tarihinde annem S***** Ö*****, Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi beyin cerrahi servisinde bel fıtığı operasyonu oldu ve 6. Katta, 36004 numaralı odada yattı. Daha odaya girdiğimiz anda odanın genel temizliğinin çok kötü olduğunu, her yerin toz içinde olduğunu gördük. Tuvalette sabun ve peçete yoktu, defalarca söylememize rağmen “tamam getireceğiz” denilip hiçbir şey getirilmedi. Yatan hasta katındaki personeller, hasta çarşaflarını ve yatak takımlarını değiştirmek yerine çarşafları hasta yakınlarına verip “çarşaf bulursak değiştiririz” şeklinde yanıtlar veriyor. Bu durum hem hasta güvenliği hem de hijyen açısından kabul edilemez. Hastane temizliği ve hijyeni neredeyse yok seviyesinde, enfeksiyon riski son derece yüksek bir ortamla karşılaştık. Hemşirelik hizmetleri açısından da ciddi sorunlar yaşadık. Hemşireler stajyerlere eşlik etmeden tedavi ve serum işlemlerini yaptırıyorlar. Stajyer hemşirelere hangi ilacı taktıklarını sorduğumuzda “bilmiyorum” cevabını aldık. Ameliyattan çıkan bir hastanın ilk geldiğinde bir kez tansiyonuna bakıldı, sonrasında pos op hasta bakımı kapsamında düzenli vital takibi yapılmadı. Anesteziden yeni çıkan bir hastaya en azından ilk bir saat 15 dakikada bir vital takibi yapılması gerekirken, sorduğumda “ilk çıktığında baktık, sonrasında bakmıyoruz” cevabını aldım. Ben özel bir sağlık kurumunda sorumlu hemşire olarak görev yapıyorum ve bu serviste uygulanan bakımın, okullarda öğretilen hemşirelik bakımıyla hiçbir şekilde örtüşmediğini net olarak söyleyebilirim. Annemin hasta protokol numarası 15816’dır. Bu süreçte gözlemlediğim şartlar, hem hastane yönetimi hem de denetleyici kurumlar açısından ciddi bir uyarı niteliğindedir. Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi beyin cerrahi servisinin temizlik, hijyen, hemşirelik bakımı ve hasta güvenliği açısından ivedilikle denetlenmesini, sorumlu personel ve yöneticiler hakkında gerekli işlemlerin yapılmasını, hasta ve hasta yakınlarının güvenli ve hijyenik koşullarda hizmet alabilmesi için tüm eksiklerin acilen giderilmesini talep ediyorum.
Şikayetvar'da görüntüle →Yaklaşık iki hafta önce gece annemi şiddetli ayak ağrısı ve yürüyememe şikayetiyle Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi acil servis yeşil alana getirdik. Gece saat 00.10’da kayıt alıp 45 numarayı verdiler, işlem sigorta üzerinden yapıldı. Ancak saat 03.00’e kadar aynı numarada bekletildik, ekranda hiçbir ilerleme olmadı ve kimseye de düzgün bir açıklama yapılmadı. Uzun süre bekleyince durumu sorduk; güvenlik görevlileriyle konuştuğumuzda tartışma çıkarır gibi agresif bir tavırla karşılaştık. Danışmaya gittiğimizde ise yüzleri asık bir şekilde sadece “Bilgi veremiyoruz, sıranız gelince geçersiniz” denilerek geçiştirildik. Bu sırada annem şiddetli ağrı çekti ve yürüyemeyecek durumdaydı. Doktorun da, neden hastalara bakılmadığı konusunda güvenlik görevlilerine sitem ettiğini gördük; ancak buna rağmen bizimle kimse ilgilenmedi. Saat 03.00’e kadar sebepsiz yere bekletildikten sonra, eşi için gelen başka bir hastanın yakınının yüksek sesle tepki göstermesi üzerine yaklaşık 20 dakika içinde bir anda süreç hızlandı ve muayeneye alındık. Yani aslında ortada sistemsel bir zorunluluk değil, tamamen ilgisizlik ve ihmal olduğu izlenimini edindik ve üç saat boyunca boş yere mağdur olduk. Annemin yaşadığı bu mağduriyetin ve acil servisteki bu ilgisiz, bilgisiz ve kaba yaklaşımın incelenmesini, sorumlular hakkında gerekli işlemlerin yapılmasını ve benzer durumların tekrar yaşanmaması için acil servisteki işleyişin düzeltilmesini talep ediyorum.
Şikayetvar'da görüntüle →Konu: Sağlık çalışanı tarafından çocuk hastaya yönelik uygunsuz iletişim hakkında şikayetİstanbul Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi Çocuk Gastroenteroloji Polikliniği’nde görev yapan (D**** G***** olduğu belirtilen hekim) tarafından 7 yaşındaki çocuğumuzun muayenesi sırasında hem çocuğa hem de aile bireylerine yönelik olarak mesleki etikle bağdaşmayan sözlü ve davranışsal tutum sergilendiğini bildiriyorum.Muayene sırasında çocuğa defalarca “kanser olacaksın” şeklinde korkutucu ifadeler kullanıldığı, yüksek ses tonu ve baskılayıcı beden dili ile iletişim kurulduğu tarafımızca gözlemlenmiştir. Çocuğun ağlaması üzerine hekimin “ben ağladım, sen niye ağlıyorsun?” şeklinde ifadeler kullandığı ve bu yaklaşımın çocuğun duygusunu küçümseyici ve baskılayıcı etki oluşturduğu değerlendirilmiştir.Aile bireylerine yönelik olarak da aşağılayıcı ve rencide edici ifadeler kullanıldığı, iletişimin saygı sınırlarının dışına çıktığı gözlemlenmiştir.Bu olay sonrasında çocuğumuzda belirgin bir kaygı gelişmiş, sosyal çevresine sürekli “kanser olacağım” şeklinde ifadeler kullanmaya başlamış ve günlük yaşamı olumsuz etkilenmiştir.Konunun incelenmesini, kamera kayıtları ve tanık beyanlarının değerlendirilmesini ve gerekli idari işlemlerin başlatılmasını arz ederim.Gereğinin yapılmasını saygılarımla talep ederim.
Şikayetvar'da görüntüle →Annem 12.03.2026 tarihinde Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi genel cerrahi bölümünde, ***, ** ve *** isimli genel cerrahi doktorlarının gerçekleştirdiği guatr ameliyatına alındı. Basit bir tiroid ameliyatı denilerek alınan annem, vücudunda oluşan ödem dikkate alınmadan operasyona sokuldu. Ameliyattan uyandığında nefes alamamaya başlayınca bu kez 16.03.2026 tarihinde KBB uzmanları tarafından Trakeostomi açılarak, boğazına delik açılıp nefes alması sağlanmaya çalışıldı. Çok dikkat edilmesi gerektiği söylenmesine rağmen bizi iki kişilik odaya götürdüler ve tek kişilik odanın da yok denildi. Oysaki varmış; en son hatalarının farkında olduğumuzu belli ettiğimizde bizimle ilgilenmeye başladılar ve tek kişilik odaya sevk ettiler. Ancak bu işlemde de KBB uzmanlarının hatası sonucu yanlış yerden kesim yapıldığı, daha sonra hatanın gizlice düzeltilmeye çalışıldığı ve tarafımıza doğru düzgün bilgi verilmediği kanaatindeyiz. Sonrasında 19.03.2026 tarihinde yeniden bir operasyon daha yapılmak zorunda kalındı. Tüm bu süreçte annem genel cerrahi servisinde yattı, KBB bölümü de sürekli servise gelerek işlemlere dahil oldu. Taburcu olacağı gün ise annemin reçetesi eksik yazılarak gönderildi; bu durum da tedavi sürecini daha da zorlaştırdı. Şu anda annem evde Trakeostomi borusuyla yaşamak zorunda ve bize söylenene göre 3–4 ay kadar bu şekilde devam edecek. Bu hem annem hem ailemiz için çok ağır bir süreçtir. Tüm bu yaşananlar nedeniyle, ameliyat ve sonrasındaki süreçte ihmali ve hatası bulunan ilgili genel cerrahi ve KBB hekimleri hakkında gerekli idari incelemenin yapılmasını, sorumluların gereken cezai ve idari yaptırımları almalarını talep ediyorum. Ayrıca sürece ilişkin tarafımıza şeffaf ve yazılı bir açıklama yapılmasını istiyorum.
Firma Yanıtı
Annem 12.03.2026'da basit bir tiroid ameliyatı için hastaneye alındı, operasyon sonrası nefes alamama sorunu yaşadı ve 16.03.2026'da Trakeostomi yapıldı. Tek kişilik odaya sevk edilmemesi, KBB uzmanlarının hatalı kesimi ve gizli düzeltme girişimleri, ayrıca reçete eksikliği gibi hatalarla karşılaştık. Şu anda evde Trakeostomi borusuyla yaşıyor ve 3‑4 ay daha bu şekilde devam edecek. Bu süreçte zarar‑hasar tazmini ve sorumluların cezai yaptırımlarını talep ediyorum.
İstanbul’daki p. Cemil Taşçıoğlu Hastanesi endokrin polikliniğine her geldiğimizde, polikliniğin önünün gebe hastalarla dolu olmasına rağmen yalnızca iki tane banka yer verilmiş olması büyük sıkıntı yaratıyor. Hastanede her çarşamba “gebe günü” yapılıyor ve yaklaşık 30 kadar gebe aynı alanda bekliyor, fakat bu iki bank yüzünden adeta oturacak yer kapma yarışı yaşanıyor, çoğu gebe ayakta kalmak zorunda bırakılıyor. Yaklaşık 4 aydır bu durumla karşılaşıyoruz ve gebeler, haliyle uzun süre ayakta durmakta zorlanıyor. Hem anne adaylarının sağlığı hem de hastanenin hizmet kalitesi açısından, endokrin polikliniği önüne gebelerin rahatlıkla oturup sıralarını bekleyebileceği şekilde yeterli sayıda bank yerleştirilmesini talep ediyorum. Gebe hastaların konforu ve sağlığını önceleyen bir düzenleme yapılmasını, özellikle çarşamba günleri oluşan yoğunluk göz önünde bulundurularak oturma alanlarının acilen artırılmasını rica ediyorum.
Şikayetvar'da görüntüle →Uzun süredir Profesör Doktor Cemil Taşçıoğlu Hastanesi onkoloji bölümünde tedavi görüyorum ve yaklaşık 45 aydır devam eden bu süreçte özellikle laboratuvar ve acil servisle ilgili ciddi sıkıntılar yaşıyorum. Sabah saat 11.00 gibi verdiğim kan tahlili sonuçlarımın üzerinden saatler geçmesine rağmen hâlâ çıkmaması, tedavi sürecimi ve planlamamı olumsuz etkiliyor. Laboratuvar sonuçlarının bu kadar geç çıkması, zaten zor olan onkoloji tedavisi sürecinde hastaları fazladan yıpratıyor. Acil serviste de çoğu zaman yalnızca bir doktorun hasta baktığını ve bu nedenle saatlerce beklemek zorunda kalındığını görüyorum. Ağrısı, sıkıntısı olan hastaların bu kadar uzun süre beklemesi, acil servisin amacına tamamen ters bir durum oluşturuyor. Genel olarak hastanenin özellikle acil servisinin işleyişi ve hasta yoğunluğuna göre personel planlaması açısından ciddi şekilde denetlenmesi ve düzeltilmesi gerektiğini düşünüyorum. Yaşadığım bu aksaklıkların giderilmesi, laboratuvar sonuçlarının makul sürelerde çıkması ve acil serviste yeterli sayıda doktor bulundurulması için gerekli incelemelerin yapılarak sorunun çözülmesini istiyorum.
Şikayetvar'da görüntüle →9.03.2026 tarihinde saat yaklaşık 15.40 civarında Okmeydanı Eğitim Araştırma Hastanesi Gülbahar Semt Polikliniği otoparkında yaşadığımız bir durumu paylaşmak istiyorum. Aracımızı yanlış yere park ettiğimizi gerçekten bilmiyorduk, herhangi bir uyarı tabelası da fark etmemiştik. Bu esnada görevli kadın güvenlik personeli, yanımıza bağırarak ve oldukça sert bir üslupla gelip “Buraya araba park edilmez” şeklinde tepki gösterdi. Biz de kendisine bağırmasına gerek olmadığını, daha sakin bir şekilde uyarabileceğini belirttik. Ancak kullanılan ses tonu ve yaklaşım tarzı hem kırıcı hem de gereksiz derecede sertti. Benim beklentim, ilgili güvenlik personelinin bu davranışıyla ilgili uyarılması ve özellikle hasta ve yakınlarına karşı daha saygılı, sakin ve ölçülü bir üslup kullanması konusunda kendisine gerekli hatırlatmaların yapılmasıdır. Hastane gibi hassas ortamlarda çalışan personelin iletişim dili konusunda daha dikkatli olması gerektiğini düşünüyorum.
Şikayetvar'da görüntüle →27.02.2026 tarihinde saat 11:10’da İstanbul Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi Çocuk Gastroenteroloji bölümündeki randevumuza kızımla birlikte zamanında geldik. Yaklaşık 25 dakika gecikmeyle, 11:35 civarında muayeneye alındık. Muayene sırasında görevli hekim Dr. ***’in sergilediği tavır, mesleki nezaket, etik kurallar ve hasta hakları açısından son derece uygunsuzdu. Kızımın yanında bana karşı “Nesi var? ”, “Niye bana geldiniz? ”, “Benim alanım değil” şeklinde kaba ve küçümseyici ifadeler kullandı. Bu yaklaşım muayene boyunca devam etti ve kızımın korkmasına, kendini güvensiz hissetmesine neden oldu. Muayene sonrası odadan ayrılmak isterken, sekreter b*** isimli personel rızam dışında kolumu tutarak fiziksel müdahalede bulundu. “Elinizi çekin” dememe rağmen bu davranışını sürdürmesi, kişi dokunulmazlığımın açık bir ihlali niteliğindedir. Bir kamu hastanesinde hem sözlü hem de fiziksel kötü muameleye maruz kalmam, özellikle çocuğumun yanında yaşanması nedeniyle benim için son derece sarsıcı ve kabul edilemez bir durumdur. İlgili doktor ve sekreter hakkında derhal idari soruşturma başlatılmasını, olay anına ait kamera kayıtlarının incelenmesini ve sürecin sonucu hakkında tarafıma yazılı olarak bilgi verilmesini talep ediyorum. Ayrıca bu süreçte tarafıma yazılı bir özür iletilmesini ve söz konusu personelin benzer bir durumun tekrar yaşanmaması adına uygun başka bir birime alınmasını bekliyorum. Gereğinin yapılmasını arz ederim.
Şikayetvar'da görüntüle →T. C. İstanbul Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi İç Hastalıkları bölümünde bugün yaşadığım olumsuz deneyimi paylaşmak istiyorum. Muayene için beklerken numaratörde ismim görünmemesine rağmen, tarafıma “Ben çağırınca geleceksin, çağırmadan gelemezsin.” şeklinde sert ve saygısız bir üslupla hitap edildi. Ayrıca kendisi telefonla meşgul olduğu sırada, orada bulunan yaşlı bir hastaya karşı kullandığı ifadeler ve ses tonu da son derece kırıcı ve tehditkar nitelikteydi. Bir sağlık çalışanından beklenen temel insani yaklaşım, saygı ve mesleki etik ilkelerle bağdaşmayan bu tavır hem beni hem de diğer hastaları rahatsız etti. Bu olayla ilgili olarak CİMER’e de başvuruda bulundum. Hastaların hassasiyetinin gözetilmesi ve sağlık hizmetinin insani değerler çerçevesinde sunulması gerektiğini düşünüyorum. Bu nedenle ilgili hekim hakkında gerekli incelemelerin yapılmasını ve bu kişinin tutum ve davranışlarının yakından kontrol edilmesini talep ediyorum.
Şikayetvar'da görüntüle →11 Şubat 2026 Çarşamba günü saat 14.00–15.00 arasında Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde babamın kolonoskopi işlemi sırasında ve sonrasında yaşadığımız bir durum nedeniyle bu şikâyeti yazma gereği duydum. İşlemde görevli olan Doç. Dr. Y****** G*****’in, narkoz etkisi altındaki babama ve bize karşı son derece saygısız ve rahatsız edici bir tutum sergilediğini belirtmek istiyorum. Doktor, işlem sonrasında dosyamızı defalarca kez babamın yatağına vurarak sürekli bağırıp çağırdı ve tehditkar bir üslup kullandı. Babam o esnada narkoz etkisindeydi ve bu davranışlar hem onun hem de bizim için son derece yıpratıcı ve ürkütücü oldu. Ayrıca hasta hakkında bilgi almak istediğimde de doktor bizimle ilgilenmedi ve hiçbir şekilde açıklama yapma gereği duymadı. Bir sağlık çalışanından, özellikle de bu konumda bir hekimden beklenenin tam tersi bir tavırla karşılaştık. Olayın hemen ardından durumu iletmek için hastane yönetimi veya hasta hakları birimine gitmeye çalıştım; ancak o sırada muhatap bulamadım. Bu nedenle yaşadıklarımızı resmi olarak buradan kayda geçirmek istiyorum. Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden Doç. Dr. Y****** G***** hakkında gerekli incelemenin başlatılmasını ve olayın ayrıntılı şekilde araştırılmasını talep ediyorum. Belirttiğim tarih ve saat aralığında kamera kayıtlarının incelenmesini, sürecin objektif olarak değerlendirilmesini ve benzer bir tutumun başka hasta ve yakınlarına yaşatılmaması için gerekli idari önlemlerin alınmasını rica ederim.
Şikayetvar'da görüntüle →T. C. İstanbul Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi Cildiye Bölümünde 1 yaşındaki oğlumla ilgili yaşadığımız süreci paylaşmak istiyorum. 02.12.2025 tarihinde oğlumdan deri parçası alındı ve bize 1–1,5 ay içinde sonucunun çıkacağı söylendi. Ancak bugün itibarıyla üzerinden 2 ay 2 gün geçmesine rağmen hâlâ sonuç çıkmadı. Defalarca hastaneye gitmemize rağmen “sonuç çıkmadı” denilerek net bir bilgi verilmedi, oğluma doğru düzgün bir muayene de yapılmadı. Çocuğumuzun durumu ile ilgili net bir tanı konulmadan, sürekli “uyuz” denilerek geçiştirildi ve farklı farklı kremler verilip sürmemiz istendi. E-Nabız üzerinde L29 tanısı görünüyor ancak bu tanının neye dayandığını ve deri parçası incelemesinin sonucunu kimse açıklamıyor. 184’ü arayıp durumu bildirdik, ilgilenileceği söylendi fakat herhangi bir dönüş yapılmadı, hastanede de süreçle ilgili kimse sorumluluk almadı. Hem 1 yaşındaki bir bebeğin sağlığı söz konusu hem de 2 aydan uzun süredir sonuç bekliyoruz; bu durum bizi hem endişelendiriyor hem de mağdur ediyor. Oğlumdan alınan deri parçasının sonucunun acilen çıkartılarak tarafımıza net ve ayrıntılı şekilde bildirilmesini ve çocuğumuzun yeniden, özenli ve detaylı bir şekilde muayene edilmesini talep ediyorum. Ayrıca bu gecikme ve ilgisizlikle ilgili gerekli incelemenin yapılmasını ve benzer mağduriyetlerin tekrar etmemesi için gerekli önlemlerin alınmasını istiyorum.
Şikayetvar'da görüntüle →23.01.2026 saat 22.30-23.00 arasında Cemil Taşçıoğlu Hastanesi kadın doğum acil bölümüne başvurdum. Hamile olduğum bu hassas süreçte, orada görevli kıvırcık turuncu saçlı, gözlüklü bir personelin tutumu nedeniyle yaklaşık 1 saat boyunca boş yere bekletildim ve son derece saygısız bir muameleyle karşılaştım. Vajinal muayene yapılmasını istemediğimi belirttim, bunun üzerine bana yüksek sesle çıkışarak beni azarladı, “Benim sabrımı deniyor bunlar” diyerek bağırdı ve hem bana hem de yanında çalışanlara karşı sert ve kırıcı bir tavır sergiledi. Daha sonra muayene ve ultrason yapıldı ancak bu sırada da personel son derece sinirli ve kaba davranmaya devam etti. Ultrason probunu karnıma sert ve hızlı bir şekilde bastırdı, “Ben buradan ne göreceğim, sabrımı sınıyorlar” diyerek yine bağırdı. Karnımın ağrıdığını söylediğimde ise bunu küçümser bir tavırla karşılayıp, “Bunun için mi geldin” diyerek beni adeta yalancı durumuna düşürdü ve kendimi hem fiziksel hem de psikolojik olarak çok kötü hissetmeme neden oldu. Hamile bir hasta olarak, devlet hastanesinde bu kadar saygısız, empatisiz ve incitici bir tutumla karşılaşmayı kesinlikle kabul etmiyorum. İlgili personel hakkında gerekli incelemenin yapılmasını, bu davranışların kayıt altına alınmasını ve kendisine gerekli uyarı ve yaptırımların uygulanmasını talep ediyorum. Benzer bir durumun başka hastaların başına gelmemesi için de hastane yönetiminin bu konuda hassasiyet göstermesini istiyorum.
Şikayetvar'da görüntüle →20 Ocak 2026 tarihinde, 70 yaşındaki onkoloji hastası annemin devam eden zorunlu tedavi süreci için Okmeydanı Şehir Hastanesi’ne (Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi) gittik. Dr. R** A**’dan randevumuz olmasına rağmen, karşımızda muhatap olarak sadece asistanını bulabildik. Annemin daha önce özel bir hastanede gördüğü kemoterapi, radyoterapi ve ameliyat süreçlerini anlatıp, tavsiye üzerine Onkoloji Doktoru Y**Ü**ile görüşmek istedik. Ancak o gün yaşadıklarımız, bir sağlık kurumunda karşılaşmayı asla ummadığımız bir üzüntüye dönüştü. Dr. Y** Ü**’ın ameliyat günü olduğu söylenerek asistanı tarafından yönlendirildik. Elimize bir MR kağıdı tutuşturulup pazar gününe randevu verildi. Bizim halihazırda güncel MR sonuçlarımızın olduğunu, hastamızın durumunun hassasiyetini ve sadece birkaç dakika bilgi almak istediğimizi nezaketle iletmemize rağmen, doktor bey bizi hiçbir şekilde muhatap almadı. Tekrar yanına çıkıp durumu izah etmek istediğimizde ise şok edici bir tepkiyle karşılaştık. Dr. Y** Ü**, odasında oturduğu yerden büyük bir hiddetle ayağa kalkarak 70 yaşındaki hasta annemin ve benim üzerime bağırıp bizi azarlamaya başladı. Bir hekime yakışmayacak bir öfkeyle, "Görüşme hakkım var! " diyerek bizleri kovmaktan beter etti. Bir devlet kurumunda, en hassas branşlardan biri olan onkoloji bölümünde görev yapan bir hekimin; yaşlı, yorgun ve şifa bekleyen bir hastaya karşı ayağa kalkıp bu denli sinirli bir şekilde bağırması, onu azarlaması kabul edilemez. Her kamu görevlisinin vatandaşına nezaketle hizmet etme yükümlülüğü varken, bir doktorun hastasını bu şekilde azarlama ve aşağılama hakkı yoktur. Annemin maruz kaldığı bu manevi şiddet, yaşadığı korku ve uğradığımız bu saygısızlık nedeniyle Dr. Y** Ü**’dan şikayetçiyim. Onkoloji gibi moralin en yüksek tutulması gereken bir branşta, hastaya bu denli öfke kusan bir tavrın gerekli mercilerce incelenmesini rica ediyorum.
Şikayetvar'da görüntüle →