Diyanet İşleri Başkanlığı Şikayetleri

Şikayetvar üzerinden 13 kullanıcı şikayeti • İşletme profiline dön

Cihan
19.07.2026Şikayetvar

19 Temmuz günü saat 22.00 civarında akşam namazını kılmak için İstanbul Esenyurt’taki Hz. İbrahim Camii’ne geldim. Ancak camiye geldiğimde tuvaletlerin kapalı olduğunu, cami kapısının kilitli olduğunu ve bayanların namaz kılma yerinin de kapalı olduğunu gördüm. Sadece girişteki küçük alan açıktı, bu nedenle ne abdest almak mümkün oldu ne de kadınların ayrı bir bölümde namaz kılması sağlandı. Burası kamunun ibadet ettiği bir yer olmasına rağmen, cami sanki birilerinin özel mülkü gibi kafalarına göre kapatılıp gidilmiş durumda. Yatsı namazı henüz kılınmamışken caminin, tuvaletlerin ve bayanlara ait namaz kılma yerinin kapalı olması kabul edilebilir bir durum değil. Bu sebeple cami görevlilerinin görevlerini gerektiği gibi yapmadıklarını düşünüyorum. İlgili din görevlileri ve müftülük başta olmak üzere yetkili mercilerin bu konuyla ilgilenmesini, caminin özellikle vakit namazları öncesi ve sonrası açık tutulması için gerekli uyarı ve denetimlerin yapılmasını talep ediyorum. Cami ve ilgili bölümlerin, cemaatin ibadet ve ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde düzenli olarak açık bırakılmasını istiyorum.

Şikayetvar'da görüntüle →
Mustafa
18.07.2026Şikayetvar

Sultanbeyli İmam-ı Azam Camii’nden okunan ezan ve hutbe sesi yaklaşık 1 yıldır aşırı derecede yüksek seviyede veriliyor. Camiye yaklaşık 100 metre mesafede oturuyorum ve evde hastam var. Özellikle sabah namazındaki aşırı yüksek ses nedeniyle evde ciddi şekilde rahatsızlık yaşıyoruz, adeta evin içindeymiş gibi bir gürültü oluşuyor. Cuma hutbesi sırasında da aynı şekilde ses seviyesi evde çok belirgin ve tahammül edilmesi zor bir hale geliyor. Ben bu durumun kimseyi rahatsız etmeyecek, makul ve normal bir seviyeye indirilmesini istiyorum. Hem ibadetin huzur içinde yapılabilmesi hem de çevrede yaşayan, hasta veya hassas durumda olan kişilerin mağdur olmaması için cami hoparlörlerinin ses seviyesinin kontrol edilip normal bir düzeye çekilmesini talep ediyorum.

Şikayetvar'da görüntüle →
Meryem
14.07.2026Şikayetvar

Şanlıurfa ili Birecik ilçesi Kurtuluş Mahallesi’nde bulunan Mahmut Paşa Camii uzun süredir tadilatta olduğu için camimizden ezan okunmamaktadır. Yaklaşık 4–5 aydır bu durum devam etmektedir. Mahallemize en yakın diğer caminin ezan sesi de bulunduğumuz bölgeye yeterince ulaşmadığı için ezan vakitlerini duyamıyor, özellikle yaşlılar ve evden çıkamayan kişiler başta olmak üzere mahalle sakinleri olarak ibadetlerimizi vaktinde takip etmekte güçlük yaşıyoruz. Tadilat süreci devam ederken mahallemizin ezansız kalmaması için geçici bir ses sistemi, seyyar hoparlör, çevredeki camilerden birinin ses düzeninin güçlendirilmesi veya uygun göreceğiniz başka bir tedbirin alınmasını talep ediyoruz. Konunun incelenerek, Mahmut Paşa Camii’nin tadilatı bitene kadar mahallemizde ezanın duyulmasını sağlayacak gerekli düzenlemelerin yapılmasını saygılarımla arz ederim.

Şikayetvar'da görüntüle →
Ümmü
13.07.2026Şikayetvar

Türkiye genelinde neredeyse tüm camilerde kadınlar tuvaletlerinin son derece bakımsız, kirli ve hijyenden uzak olduğunu üzülerek belirtmek istiyorum. Çoğu camide kadınlar tuvaletleri çok kirli olduğu için girilemeyecek durumda oluyor ve bu durum, özellikle böyle kutsal mekânlar için gerçekten utanç verici bir tablo oluşturuyor. Bu sorun uzun zamandır devam ediyor ve son gidişlerimde de aynı şekilde hiçbir iyileşme olmadığını gördüm. Kadınlar için ayrılmış tuvaletlerin bu kadar ihmal edilmesi, hem sağlık açısından risk oluşturuyor hem de camilere gelen kadınları ciddi şekilde rahatsız ediyor. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ve ilgili devlet kurumlarının bu konuya acilen eğilmesini, Türkiye genelindeki camilerde kadınlar tuvaletlerinin düzenli olarak temizlenmesi, denetlenmesi ve hijyen koşullarının sağlanması için kalıcı bir çözüm üretilmesini talep ediyorum. Bu konuda gerekli adımların atılmasını ve kadınların camilerde kendilerini daha temiz, güvenli ve saygı görmüş hissetmelerinin sağlanmasını istiyorum.

Şikayetvar'da görüntüle →
Yağmur
13.07.2026Şikayetvar

Diyanet İşleri Başkanlığı’na, İstanbul Maltepe’de, Girne Mahallesi’indeki Merkez Camii’nden her cuma günü saat 13.00–14.00 arasında hoparlörden çok yüksek sesle verilen vaaz ve zaman zaman çocukların Kuran kursu yayınları tüm mahallede zorunlu olarak dinletilmektedir. Seladan ya da ezandan değil, özellikle uzun süreli vaaz ve yayınlardan bahsediyorum. Gelen ses net ve anlaşılır olmadığı için dini bir faydası da olmuyor, sadece gürültü halinde duyuluyor. Bu durum birkaç yıldır aynı şekilde devam ediyor ve her hafta yaklaşık bir saat boyunca, istemediğim halde evimin içinde yüksek sesli vaaz dinlemek zorunda kalıyorum. Özellikle sınava hazırlandığım dönemlerde bu gürültü nedeniyle odaklanamıyor ve ders çalışamıyorum. Vaaz dinlemek istesem zaten camiye gidebilirim; evimde, pencereler kapalıyken bile bu kadar yüksek sesle yayın yapılması yaşam kalitemi ciddi şekilde etkiliyor. Konu ile ilgili olarak daha önce belediyeye yazılı başvuruda bulundum, belediye de şikayetimi Maltepe İlçe Müftülüğü’ne yönlendirdi. Ancak hoparlör sesinin kısılması veya sadece cami içi hoparlörlerin kullanılması yönünde herhangi bir iyileşme olmadı. Din karşıtı biri değilim ve ezan ile ilgili hiçbir şikayetim yok; sadece her hafta bir saat boyunca, anlaşılmayan ve gürültü haline gelen yüksek sesli yayınları dinlemek zorunda kalmak istemiyorum. Bu nedenle, cami çevresine dışarıya dönük hoparlörden yüksek sesle vaaz ve kurs yayını yapılmaması, mümkünse sadece cami içi hoparlörlerin kullanılması veya sesin çevreyi rahatsız etmeyecek seviyeye düşürülmesi konusunda gereğinin yapılmasını saygıyla talep ediyorum.

Şikayetvar'da görüntüle →
Tuba
12.07.2026Şikayetvar

4–12 Temmuz 2026 tarihleri arasında Diyanet umre organizasyonu ile Hibattullah Otel’de kaldık. Eşim, oğlum ve ben, ilk umremiz olduğu için özellikle Diyanet’i tercih ettik; amacımız hem ibadetlerimizi doğru şekilde yapmak hem de ilim ve rehberlik eşliğinde manevi olarak dolu dolu bir umre yaşamaktı. Ancak yaşadığımız tecrübe beklentimizin çok uzağında kaldı. Otele geldiğimiz gece umre yapılacağı söylendi fakat bize eşlik etmesi gereken hocanın, tekerlekli sandalyedeki yaşlı bir amcayla ilgilenmek üzere görevlendirildiğini duyduk ve ortada bizi yönlendirecek kimse kalmadı. Adeta sudan çıkmış balık gibi, “hadi gidin umre yapın” denilerek otelin yakınlarında kendi halimize bırakıldık. İlk defa gittiğimiz Kabe’ye, hocasız ve rehbersiz bir şekilde herkes kendi başına gitmek zorunda kaldı, tavafı, sa’yi ve tavaf namazını etraftan duyduğu kadarıyla yapmaya çalıştı. Ben aylardır Youtube.com videoları izlediğim için oradan aklımda kalanlarla bir şeyler yapmaya gayret ettik ama sa’yi 5 mi yaptık 8 mi, onu bile net bilemeden “Allah kabul etsin” diyerek içimiz buruk kaldı. Rehber olmadığı için Kabe çevresindeki kalabalıkta eşimle birbirimizi kaybettik ve ben otele tek başıma, eşimin nerede olduğunu bilemeden dönmek zorunda kaldım; bu süreçte hem manevi olarak hem de insani olarak kendimizi tamamen sahipsiz hissettik. Tavaf sırasında Endonezyalı hacıların birbirine kenetlenerek, toplu halde dua etmesine, düzenlerine hayran kaldık. Yine Hisar Turizm gibi Türk şirketlerin organizasyonuna da orada şahit olduk; herkese kulaklık dağıtmışlar, tavafta hocalarının duasına iştirak ediyorlardı. Yılların Diyanet’i ise bırakın kulaklığı, bize rehberlik edecek bir hoca bile vermedi. Manevi açıdan en kritik anlarda tamamen başıboş bırakıldığımızı hissettik. Diğer yandan konakladığımız otelde de ciddi hijyen problemleriyle karşılaştık. Melamin tabaklar ve kaseler sanki sadece suya tutulup getiriliyormuş gibi yemek artığı lekeleriyle önümüze konuyordu, görüntü olarak mide bulandırıcıydı. Çatal ve kaşıklar da yeterince temiz değildi. Kabe’de saatlerce vakit geçirecek, yoğun ibadet programı olan umrecilere verilen yemeklerin kalitesinin bu kadar düşük olması, özellikle kuru fasulyeye adeta “dayanılması” gerektiği bir menü anlayışı bana hiç yakışmadı. Memleketin her alanında liyakat sorunları konuşulurken, Diyanet umre organizasyonunda da benzer bir tabloyla karşılaşmış olmak ne yazık ki beni şaşırtmadı ama derinden hayal kırıklığına uğrattı. Bu yaşananlardan sonra “kötü komşu ev sahibi yapar” sözündeki gibi, en azından bireysel olarak umre yapabilecek duruma geldiğimizi düşünüyorum. Bu şikayetle Diyanet’ten herhangi bir cevap ya da çözüm beklentim olmadığını özellikle belirtmek isterim. Yaşadıklarımı yazmamın tek sebebi, umreye gitmeyi düşünenlerin seçim yaparken bunları da göz önünde bulundurması ve Diyanet umre organizasyonunu tercih ederken iki kez düşünmeleridir.

Şikayetvar'da görüntüle →
Fatih
11.07.2026Şikayetvar

Ankara Altındağ Baraj Mahallesi’nde bulunan Seyyid Abdurrahim Reyhan Camii’nde dernek yöneticileri ve kendini hizmetli olarak tanıtan bazı kişilerin tutumlarından dolayı bu şikayeti yazmak istiyorum. Cami avlusunda oyun oynayan, kimseye zararı olmayan çocuklar sürekli azarlanıyor ve camiden kovuluyor. Aynı şekilde cami avlusundaki kamelyalarda sadece dinlenmek için oturan, cemaatten olmadığı düşünülen insanlar hor görülüyor. Kamelyalarda biraz oturup atıştırmalık bir şeyler yiyen kişilere, çöplerini cami avlusunda bulunan çöp sepetlerine atamayacakları, gidip başka yerlere atmalarının gerektiği söyleniyor. Bu durum hem kırıcı hem de cami ortamına yakışmayan bir tavır oluşturuyor. Dernek çalışanları ve yöneticilerinin, söylemde herkes için olduğunu iddia ettikleri cami ve avluyu fiiliyatta yalnızca kendilerinin faydalandığı bir alan gibi gördüklerini düşünüyorum. Kullandıkları üslup, tehditkar ve itici tavırlar nedeniyle kendileriyle bu konuyu konuşmak, uyarıda bulunmak veya yapıcı bir diyalog kurmak mümkün olmuyor. Bu davranışların sürekli hale gelmesi camiyi kullanan insanlar üzerinde rahatsızlık ve tedirginlik yaratıyor. Caminin herkese açık, huzurlu ve kapsayıcı bir ibadet ve dinlenme alanı olması gerektiğini düşünüyorum. Dernek yöneticilerinin ve camide görev yaptığını söyleyen kişilerin bu ayrımcı ve dışlayıcı tavırlarının incelenmesini, gerekli uyarı ve düzenlemelerin yapılarak bu olumsuz yaklaşımın son bulmasını talep ediyorum.

Şikayetvar'da görüntüle →
Ekin
10.07.2026Şikayetvar

Tekirdağ ili Hayrabolu ilçesi Yörgüç Köyünde camiden okunan ezanın sesi yıllardır aşırı yüksek. Evin içinde camlar kapalıyken bile sanki hoparlör evin içindeymiş gibi duyuluyor, kendi açtığım müziğin sesini bile bastırıyor ve beni sürekli rahatsız ediyor. Hiçbir dini eylem kimseyi rahatsız edemez! İlgili belediye ve ilçe müftülüğünden, caminizin hoparlör sesini benim gün içinde asla duymayacağım seviye getirin.

Şikayetvar'da görüntüle →
Serkan
10.07.2026Şikayetvar

Yozgat ili Merkez ilçesine bağlı Kırım Köyü’nde yaklaşık 6 aydır imam bulunmadığı için köyümüzde cuma namazı kılınamıyor, vakit namazlarının cemaatle kılınmasında da ciddi aksaklıklar yaşanıyor. Düzenli bir din görevlisi olmaması sebebiyle köyde sunulması gereken din hizmetleri uzun süredir aksıyor. İmam bulunmadığı için özellikle çocuklarımız Kur’an-ı Kerim eğitimi alamıyor, yaz Kur’an kursları açılamıyor ve din eğitimi konusunda büyük bir boşluk oluşuyor. Bu durum hem ibadetlerimizi düzenli yerine getiremememize hem de çocuklarımızın dini eğitimden mahrum kalmasına yol açarak köy halkı olarak bizleri mağdur etmektedir. Kırım Köyü’nde din hizmetlerinin yeniden düzenli ve sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi için köyümüze en kısa sürede kadrolu ya da geçici bir imam-hatip görevlendirilmesini talep ediyorum. Bu mağduriyetimizin giderilmesini ve gerekli planlamanın ivedilikle yapılmasını rica ediyorum.

Şikayetvar'da görüntüle →
Merve
10.07.2026Şikayetvar

İstanbul Ümraniye’de bulunan Elmalı Hamdi Yazır Kur’an Akademisi’ne çocuğumu kayıt ettirmek için 4–5 defa görüşme yaptım. Görüşmelerimiz ve mesajlarımızda çocuğumun yaşını da defalarca ilettim, yaşının kayıt için uygun olduğunu söylediler ve biz de tüm planımızı buna göre yaptık. 10.07.2026 tarihinde okula çağrıldık, kayıt sürecimiz başladıktan sonra ise ikinci gün “yaşı tutmuyor, alamayız” denilerek çocuğum okuldan gönderildi. Başta yaşın uygun olduğunu söyleyip, bizi günlerce oyaladıktan ve çocuğumun hevesini artırdıktan sonra bir anda sizi uygun bulmuyoruz denmesi hem bizi hem de çocuğumu psikolojik olarak olumsuz etkiledi. Üstelik mesajlarımızda ilk başta yaşın uygun olduğuna dair yazışmalarımız hâlâ duruyor. Okulun kayıt sürecinde daha şeffaf, net ve tutarlı davranmasını, yaş kriterinin en baştan açıkça belirtilmesini ve bu tür mağduriyetlerin giderilmesi için gerekli adımların atılmasını talep ediyorum. Çocuğumun ve bizim yaşadığımız bu mağduriyetin dikkate alınmasını ve benzer durumda olan aileler için daha adil bir yaklaşım sergilenmesini istiyorum.

Şikayetvar'da görüntüle →
Şaheser
10.07.2026Şikayetvar

Kırıkkale Merkez Etiler Mahallesi Dörtyol Camii ile evimiz adeta dip dibe olduğu için yaklaşık 2 aydan uzun süredir ciddi bir gürültü ve huzursuzluk yaşıyoruz. Özellikle okullar tatil olduğundan beri sabah ve akşam saatlerinde camide topla oynayan çocukların sesleri dayanılmaz boyuta ulaştı. Çocuklar caminin içinde ve çevresinde sürekli top oynuyor, topu duvarlara ve kapıya şiddetle vuruyorlar, aynı zamanda cami bahçesinde ve çevresinde yüksek sesle konuşup küfür ediyorlar. Küçük yaşta çocukların hem camide bu şekilde davranması hem de çevreyi bu derece rahatsız etmesi bizi çok üzüyor ve yıpratıyor. Defalarca uyarmamıza rağmen hiçbir değişiklik olmadı, çocuklar her gün aynı şekilde devam ediyor. Cami görevlimizin de çocukları uyarmadığını, herhangi bir düzenleme yapılmadığını gözlemliyoruz. Camiye gelen yaşlılar da gürültüden şikayetçi, ancak muhatap olabileceğimiz bir yetkili ya da ulaşabileceğimiz bir telefon numarası bulamadık, internette de camiye ait bir iletişim bilgisine rastlayamadık. Diyanet İşleri Başkanlığı ve Kırıkkale İl Müftülüğü’nden ricamız, Kırıkkale Merkez Etiler Mahallesi Dörtyol Camii’nde bu durumun incelenmesi, çocukların cami içinde ve çevresinde top oynamasının ve bu tür uygunsuz davranışlarının engellenmesi ve gerekli uyarıların yapılmasıdır. Mümkünse çocukların camiye bu amaçla girmesinin önüne geçilerek hem ibadet ortamının saygı çerçevesinde korunmasını hem de cami yanında oturan bizlerin günlük hayatının bu gürültüyle kesintiye uğramamasını talep ediyorum.

Firma Yanıtı

Şikayetimle ilgilenen olmadı ve her sabah biz çocukların bağırmasıyla uğraşıyoruz ve çocukları kimse uyarmıyor artık birisi ilgilenebilir mi lütfen

Şikayetvar'da görüntüle →
Fehmi
26.06.2026Şikayetvar

Yaklaşık 15 gündür Hoşdere Camii’nden yayımlanan ezan sırasında caminin ses sisteminden kaynaklanan ciddi bir gürültü ve parazit sorunu yaşanmaktadır. Ezan sesi hem yönetmeliklerde belirtilen sınırların üzerinde, rahatsız edici bir yükseklikte duyulmakta, hem de ezan bitiminde merkezi sistemden gelen yoğun hışırtı, parazit ve tuş/mandal sesleri çevre sakinlerini olumsuz etkilemektedir. Daha önce Başakşehir İlçe Müftülüğüne resmi başvuruda bulunarak durumu ilettim. Tarafıma gönderilen yanıtta cami görevlisinin bilgilendirildiği ifade edilmesine rağmen, sahada herhangi bir teknik müdahale yapılmamış, ses seviyesi aynı yüksekliğinde kalmış ve ezan bitimindeki gürültülü parazit sesleri aynen devam etmiştir. Bu durum, sorunun yalnızca görevli uyarısıyla çözülemeyeceğini, açıkça teknik bir sistem arızası olduğunu göstermektedir. Ayrıca cami hocasının bu soruna rağmen camiye ve ses sistemine sahip çıkmaması, gerekli onarım ve düzenlemeleri yaptırmaması da mağduriyeti artırmaktadır. Hoşdere Camii’nin ses sisteminin yerinde teknik olarak incelenerek, ezan ses seviyesinin ilgili yönetmelik ve standartlara uygun biçimde ayarlanmasını ve ezan bitiminde ortaya çıkan hışırtı, parazit ve tuş/mandal seslerine neden olan arızanın kalıcı şekilde giderilmesini talep ediyorum. Bununla birlikte cami hocasının camiye ve cemaate karşı sorumluluklarını yerine getirmemesi nedeniyle ilgili personel hakkında da idari inceleme ve gerekli işlemlerin yapılmasını istiyorum. Gerek görülürse, yaşanan gürültü ve paraziti gösteren ses kayıtlarını da ilgili mercilere sunmaya hazırım. Yaşanan bu sorunun hem benim hem de diğer çevre sakinlerinin huzurunu bozduğunu ve üzdüğünü, bu nedenle teknik ekibin ve yetkililerin en kısa sürede gerekli inceleme, onarım ve idari işlemleri yapmasını 15 gündür beklediğimizi bilgilerinize sunarım.

Şikayetvar'da görüntüle →
Ayşegül
20.06.2026Şikayetvar

İstanbul Mahmutpaşa Camii’ne bugün annemle birlikte öğle namazını kılmak için gittik. Cuma çıkışı kalabalığın dağılmasını bekleyip abdest almak istediğimizde, caminin tuvalet kısmındaki veznede görevli olan kişi bize abdest almak için kişi başı 10 TL ödememiz gerektiğini söyledi. Abdest için neden para vermem gerektiğini sorduğumda, “Suyunu biz ödüyoruz, vebalini alırsınız” şeklinde bir ifade kullandı. Erkekler şadırvanda ücretsiz şekilde abdest alabilirken, benim bir bayan olarak mahremiyetim için ayrıca para ödemek zorunda bırakılmam, ibadet özgürlüğüme ve vicdanıma çok ağır geldi. Tarihi bir camide ibadet hakkının bu şekilde paraya bağlanması, “çok yüksek bir rakam olmayabilir” denilerek normalleştirilecek bir durum değildir. Cami bahçesinin erkeklerin oturduğu bir kahve ortamına dönmüş gibi olması ve kadınların adeta uzak tutuluyormuş hissi veren bu uygulamalar da ayrıca üzücü. Alt kapı girişinde kasnaklara asılmış bayan çamaşırları ise böyle bir mabedin manevi atmosferine ve tarihi dokusuna kesinlikle yakışmayan bir görüntü oluşturuyor. Elbette satış yapılabilir; ancak bu ürünlerin bu kadar ulu orta, cami girişinde ve bu şekilde sergilenmesinin doğru olmadığını düşünüyorum. Ben Diyanet İşleri Başkanlığı başta olmak üzere ilgili tüm cami idaresi ve yetkililerin, tarihi Mahmutpaşa Camii’nde abdest ve ibadet için para talep edilmesi uygulamasını ivedilikle denetlemesini, kadınlar için mahremiyet alanlarının ücretsiz ve saygılı bir şekilde düzenlenmesini ve cami çevresindeki satış ve sergileme düzeninin, caminin manevi ve tarihi kimliğine uygun hale getirilmesini talep ediyorum. Bu konuda beni gerçekten koruyacak ve gereğini yapacak kurumun Diyanet olduğuna inanıyor, yaşadığım bu mağduriyet ve hayal kırıklığına dair açıklayıcı ve somut bir geri dönüş bekliyorum.

Şikayetvar'da görüntüle →