İçişleri Bakanlığı Şikayetleri

Şikayetvar üzerinden 54 kullanıcı şikayeti • İşletme profiline dön

Emin
31.07.2026Şikayetvar

Azerbaycan vatandaşı bir sinema ve dizi oyuncusu olarak, Türkiye’de özellikle tarihi projelerde yer alıp kariyerimi kardeş ülkemde sürdürmek için büyük bir sevgi ve istekle çalıştım. Ancak 2026 yılından bu yana devam eden ikamet izni sürecimde, İstanbul İl Göç İdaresi Genel Müdürlüğü ve Dünya Ticaret Merkezi’indeki Türk Soylular Göç İdaresi biriminde yaşadığım adres kaynaklı sorunlar beni hem maddi hem de manevi olarak çok yıprattı. Turistik ikamet izni reddi sonrası idtm Türk Soylular Ofisi’ne yönlendirildim. Benden talep edilen tüm belgeleri Azerbaycan’dan noter onaylı olarak getirip teslim ettim, harç ve kimlik bedellerini ödedim. Buna rağmen kiraladığım ilk evde adres kotasının dolu olduğu ortaya çıktı. Bir yabancı olarak böyle bir kotanın varlığını bilmem mümkün değildi. Yasalara saygımdan dolayı hemen taşınmak zorunda kaldım, emlakçıya, nakliyeye ve depozitoya ödeme yaptım. Taşındığım ikinci evde ise eski kiracıların kaydı sistemden silinmediği için tekrar ret aldım ve yine taşınmak zorunda kalarak ciddi bir masraf daha yaptım. Üçüncü adresimde de içeride başkasının kaydı olduğu söylendi ve adres sorunları nedeniyle süreç tekrar çıkmaza girdi. Ev sahiplerinin eksik ya da yanlış bilgilendirmesinin bedeli fiilen bana ödetildi. İdtm Türk Soylular Göç İdaresi’nde dosyamla ilgilenen 915 numaralı masada işlem gördüm, ancak kira sözleşmesi eksikliği ve adres kayıtlarındaki sorunlar gerekçe gösterilerek süreç sonuçlandırılamadı. Bu süreçte sadece son taşınmamda 14.000 TL’nin üzerinde, toplamda ise harç, kimlik bedelleri, taşınma ve depozitolarla birlikte yaklaşık 90.000 TL civarında maddi kaybım oluştu. Elimde yaklaşık 8 aydır resmi müracaat belgem bulunmasına rağmen ikamet izni sürecim çözülemedi ve 7 Ağustos’ta Türkiye’den, bu ülkede kurduğum hayatı ve hayallerimi yarım bırakarak ayrılmak zorunda kalıyorum. Resmi belgelerim tam olmasına rağmen sınır kapısında vize ihlali cezası ile karşılaşabileceğim tarafıma bildirildi. Türkiye’ye ve bu topraklara duyduğum sevgi çok büyükken, tüm yükümlülüklerimi yerine getirmiş olmama rağmen bu kadar ağır bir bürokratik çıkmazla baş başa kalmış olmak beni derinden üzüyor. Mağduriyetimin, özellikle adres kotası ve sistemde silinmeyen eski kayıtlar nedeniyle yaşanan süreç hatalarının incelenmesini, vize ihlali konusunda mağdur edilmemem için bir çözüm yolu gösterilmesini ve oluşan mağduriyetimin giderilmesi yönünde gerekli adımların atılmasını talep ediyorum. İdtm : 2026-55-0439510 ( Son başvuru ) iigigm : 2026-45-0003491 ( İlk başvuru )

Şikayetvar'da görüntüle →
Yasin
31.07.2026Şikayetvar

İçişleri Bakanlığı’na, İstanbul Güneşli’de bulunan Güneşli Karakolu’nun sorumluluk alanında, 15 Temmuz Mahallesi 1451 sokakta yer alan elektrik direğinin önündeki boş arsada en az iki haftadır düzenli olarak uyuşturucu satışı yapılmasına rağmen gerekli adımların atılmadığını belirtmek istiyorum. Mahalle sakinleri olarak hem karakolu hem de çevreden geçen polis ekiplerini defalarca sözlü olarak uyardık, durumu ayrıntılı şekilde anlattık; ancak her seferinde yalnızca “ilgilenileceği” söylenip somut bir gelişme yaşanmadı. Uyuşturucu satışı yapan kişiler, kimi zaman gündüz, kimi zaman gece aynı noktaya gelerek rahatça satış yapmaya devam ediyor. Mahalle halkı bu durumdan son derece tedirgin ve korktuğu için doğrudan tepki gösteremiyor. Buna rağmen Güneşli Karakolu’nun bu kadar açık ve süreklilik gösteren bir suça karşı hâlâ etkili bir adım atmaması bizde güvenlik ve can güvenliği açısından ciddi endişe yaratıyor. Üstelik bu, karakolun bu tür şikayetleri ilk kez ciddiye almaması değil, bu nedenle karakolun ihmali hakkında da idari bir inceleme ve yaptırım talep ediyorum. Söz konusu boş arsa ve çevresinde düzenli ve etkin devriyeler yapılmasını, sivil ekip görevlendirilmesini, mümkünse kamera ve benzeri güvenlik önlemlerinin artırılmasını, uyuşturucu satışı yapan kişilerin tespit edilerek gerekli adli işlemlerin başlatılmasını istiyorum. Hem kendi can güvenliğim hem de mahalle sakinlerinin korkmadan yaşaması için bu konunun aciliyetle ele alınmasını ve Güneşli Karakolu’nun ihmaliyle ilgili olarak da gereğinin yapılmasını arz ediyorum. Güvenlik endişelerim nedeniyle ismimin ve kişisel bilgilerimin üçüncü kişilerle paylaşılmamasını ve gizli tutulmasını talep ediyorum.

Şikayetvar'da görüntüle →
Muharrem
29.07.2026Şikayetvar

Manisa merkez başta olmak üzere, Türkiye genelindeki birçok il ve ilçede yıllardır yaşanan bir güvenlik sorununa dikkat çekmek istiyorum. Özellikle yaya geçişlerinin olduğu noktalarda ne bir butonlu ışıklandırma ne de araçların hızını kesmeye yönelik tümsek uygulaması bulunmuyor. Yayaların güvenli geçişini sağlaması gereken yerlerde bu tür önlemlerin olmaması, insanların canını tehlikeye atıyor. Sürücüler genellikle bu noktalarda hızlarını azaltmadığı için, her gün binlerce yaya risk altında yürüyor. Bir kaza olduğunda da tek suçlu gibi araç sürücüler gösteriliyor, ancak gerekli altyapı önlemlerinin alınmaması asıl sorunun göz ardı edilmesine neden oluyor. Yaya geçişlerinden birkaç metre geriye yerleştirilecek hız kesici tümsekler ve gerek görülen yerlerde yayaların basarak devreye sokabileceği butonlu sistemler, bu kazaların önemli bir kısmını engelleyebilir. Belediyelerin, ilgili trafik birimlerinin ve İçişleri Bakanlığı’nın bu konuyu artık görmezden gelmemesini, yaya geçiş noktalarında standart ve etkili güvenlik önlemlerinin alınmasını talep ediyorum. İnsan hayatının bu kadar ucuz olmadığı bilinciyle, Manisa’da ve Türkiye genelinde yaya geçişleri için acilen hız kesici tümsekler ve uygun yerlerde butonlu sistemler yapılmasını istiyorum.

Şikayetvar'da görüntüle →
Teymur
28.07.2026Şikayetvar

15.04.2026 tarihinde Bursa İl Göç İdaresi’ne uzun dönem oturma izni başvurusunda bulundum. Başvurumla ilgili henüz bir sonuç veya bilgilendirme alamadım. Başvuru numaram 2026-97-0244290’dır. Süreci öğrenebilmek amacıyla (0224) 256 64 58 numaralı telefonu birçok kez aradım. Sistem “operatöre bağlanıyor” uyarısı verdikten sonra çağrıyı sonlandırdığı için herhangi bir görevliye ulaşamıyor ve başvurumun durumu hakkında bilgi edinemiyorum. Başvurumun hangi aşamada olduğu ve tahmini sonuçlanma süresi hakkında tarafıma bilgi verilmesini, ayrıca telefon hattı üzerinden sağlıklı şekilde ulaşabileceğimiz bir iletişim imkanı sağlanmasını rica ediyorum. Uzun süredir bekleyen başvurumun makul süre içinde sonuçlandırılmasını rica ediyorum.

Şikayetvar'da görüntüle →
Efe
27.07.2026Şikayetvar

20 Temmuz’da KKTC Ercan Havalimanı’nda kız arkadaşımla birlikte yaşadığımız muameleyi, KKTC İçişleri Bakanlığı’nın dikkatine sunmak istiyorum. Kız arkadaşım İran vatandaşı, Türkiye’de vize süresi dolduğu için çıkış yapmak zorunda kaldık, cezayı Antalya’dan çıkarken pasaport polislerine ödedik. Orada özellikle KKTC’ye giriş yapıp yapamayacağımızı sorduk, dönüş biletimiz olduğunu belirttik ve bize herhangi bir sorun olmayacağı, KKTC’ye girebileceğimiz söylendi. 24 Temmuz sabahı Antalya’dan İstanbul aktarmalı Batum uçuşumuz vardı, bu planın bir parçası olarak Ercan’a giriş yapmak istedik. Ancak Ercan Havalimanı’nda muhaceret görevlileri kız arkadaşımı içeri almadı, Türkiye’den cezalı çıkış yaptığı gerekçesiyle KKTC’ye giremeyeceğini söylediler. Ne yazılı bir karar, ne de detaylı bir açıklama verilmedi, sadece “giremez” denilerek hiçbir esneklik gösterilmedi. Durumu anlatmamıza, Antalya’daki pasaport polislerinin “girebilirsiniz” demesine rağmen kız arkadaşımı adeta suçluymuş gibi nezarete benzer bir yere aldılar. Biz geri dönmek istediğimizde de, Sunexpress ile geldiğimiz için mutlaka aynı firmayla geri döneceğimizi dayatıp başka seçeneği kabul etmediler. Tüm bu süreçte hem bana hem kız arkadaşıma bağırarak, azarlayarak ve sanki kaçakçı veya teröristmişiz gibi davranarak ciddi anlamda onurumuzu kırdılar. Kız arkadaşım bir gün boyunca nezarette tutuldu, ben ise ertesi gün için Antalya’ya Sunexpress bileti almak zorunda kaldım. Sonrasında hiçbir açıklama yapılmadan kız arkadaşımı Antalya yerine İzmir uçağına bindirdiler. Antalya biletim yandı, İzmir’e yeniden bilet almak zorunda kaldım. İzmir’e döndükten sonra da mecburen kız arkadaşımı İran’a göndermek durumunda kaldım. Bu süreçte yaklaşık 23.000 TL’lik Batum biletimiz, 3.500 TL’lik Antalya biletim ve 8.500 TL civarında İzmir biletiyle birlikte ciddi bir maddi kayba uğradım, ayrıca KKTC’de yapmam gereken işlerimi yapamadım, müşterilerime karşı mahcup oldum ve Batum’da planladığımız nikah işlemlerimizi iptal etmek zorunda kaldık. Ben 53 yaşında, KKTC’de üst segment birçok otelin yazılım işlerini yapan bir şirket sahibiyim ve bu ülkeye kız arkadaşımla defalarca gidip geldim, hiçbir zaman böyle bir muamele, hakaret ve aşağılanma yaşamadım. Buna rağmen Ercan Havalimanı muhaceret polislerinin bizi başlarından savarcasına, kaba, sert ve saygısız bir tavırla, insan yerine koymadan davranmaları psikolojimizi ciddi şekilde bozdu. Bu nedenle, Ercan Havalimanı muhaceret polislerinin bu olayda görev alan personeli hakkında inceleme yapılmasını, bize yaşatılan süreçle ilgili gerekçelerin açıkça yazılı olarak tarafıma bildirilmesini ve benzer durumların tekrar yaşanmaması için gerekli idari ve eğitimsel önlemlerin alınmasını talep ediyorum. Ayrıca uğradığım mağduriyet ve maddi kayıplar konusunda sorumluların tespit edilerek tarafıma makul bir telafi ve özür mekanizmasının işletilmesini istiyorum.

Şikayetvar'da görüntüle →
Sezai
26.07.2026Şikayetvar

İstanbul Kağıthane’de dün gece saat 01.00 ile 03.00 arasında defalarca 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aramama rağmen tarafıma herhangi bir ekip yönlendirilmedi. Her aradığımda “tamam, yardımcı oluyoruz” ve “hemen bir ekip yönlendiriyoruz” denilmesine rağmen uzun süre boyunca ne bir ekip geldi ne de somut bir geri dönüş yapıldı. Acil bir durumda, bu kadar hayati öneme sahip bir hatta güvenip defalarca arama yapmamıza rağmen fiili bir müdahalenin gerçekleşmemiş olması bizi ciddi anlamda mağdur etti ve güven duygumuzu sarstı. Bu tür durumların tekrar yaşanmaması, gerekli incelemenin yapılarak ihmal veya aksaklık varsa tespit edilmesi ve tarafıma süreçle ilgili resmi bir açıklama ve geri dönüş yapılmasını talep ediyorum.

Şikayetvar'da görüntüle →
Celal
23.07.2026Şikayetvar

23 Temmuz 2026 tarihinde saat 08.11'de, telefonuma 0 312 422 56 06 numaralı hattan bir arama geldi. Arayan kişi, İçişleri Bakanlığı adına aradığını söyleyerek Konya Valiliği için gerçekleştirilen bir memnuniyet anketine katılıp katılmak istemediğimi sordu. Ben de resmi bir çağrı olduğunu düşünerek katılmayı kabul ettim. Görüşmede adım ve soyadım soruldu, ardından Konya Valiliği’nin yetki alanının yeterliliği, hizmet süresi ve hizmet kalitesiyle ilgili soruları 1 ile 10 arasında puanlamam istendi. Bunun dışında benden T. C. Kimlik numarası, adres, banka bilgisi gibi ek veya özel bir bilgi talep edilmedi ve ben de böyle bilgiler paylaşmadım. Ancak aramanın İçişleri Bakanlığı ve Konya Valiliği ismi kullanılarak yapılması ve sadece puanlama alınması bende sonradan ciddi bir kuşku uyandırdı. Bu aramanın gerçekten İçişleri Bakanlığı çağrı merkezi tarafından yapılıp yapılmadığı, bu hatta ait resmi bir anket çalışması olup olmadığı ve ses kaydımın hangi amaçla, hangi süreyle ve nerede tutulduğu konusunda açık ve net bir açıklama bekliyorum. Ses kaydıma ya da bu görüşmeye dayanarak adıma yapılacak hiçbir işlemi kabul etmiyor, tarafıma ait ses kaydının başka herhangi bir işlemde, onayda veya ticari amaçla kullanılmamasını talep ediyorum. Söz konusu numaranın ve aramanın resmiyetine ilişkin tarafıma yazılı veya dijital kanaldan bilgilendirme yapılmasını, kişisel verilerimin ve ses kaydımın korunmasına yönelik gerekli tedbirlerin alındığının açıkça tarafıma bildirilmesini önemle rica ediyorum.

Şikayetvar'da görüntüle →
Ahmet
23.07.2026Şikayetvar

Ekli kayıtlarda görüleceği üzere, sitemizin ortak kullanım alanında devam eden ve 5237 sayılı TCK m. 183’te tanımlanan “Gürültüye Neden Olma” suçunu teşkil eden eylemler hakkında 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulundum. Ancak 112, olay yerine gelip kontrol yapmak, tutanak tutmak ve eylemi sonlandırmak yerine bana “Karakol ya da savcılık birimine yazılı müracaat edebilirsiniz” şeklinde, sorunun özüne ilişkin çözüm üretmeyen bir yanıt vermiştir. Bu yaklaşım, açıkça önleyici kolluk görevini yerine getirmemek anlamına gelmektedir: 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu uyarınca kamu düzenini sağlamak devletin asli görevidir. Pvsk gereği polis, kamu düzenini bozan eyleme anında müdahale etmekle yükümlüdür. Buna rağmen olay yerine gelinmemiş, tutanak tutulmamış, deliller görmezden gelinmiştir. Ayrıca ihbar sisteminin teknik altyapısı video delil yüklemeye izin vermemekte, bu da vatandaşın somut delil sunmasını engelleyerek şikâyetlerin “yönlendirme” bahanesiyle geçiştirilmesine yol açmaktadır. Emniyete e‑posta ile gönderdiğim video delilleri de dikkate alınmamıştır. Sonuç olarak: 112 ve kolluk kuvvetleri görevlerini yapmak yerine, vatandaşın somut şikâyetini çözüm üretmeyen ifadelerle geçiştirmiştir. Bu durum hem hizmet kusuru, hem de idari görev ihmali niteliğindedir. Talebim: İhbarımı inceleyen 112 personelinin kimliğinin tespit edilmesi, Olay yerine gelmeyen ve tutanak tutmayan kolluk görevlileri hakkında idari soruşturma başlatılması, 112 sisteminin video delil kabul edecek şekilde teknik olarak geliştirilmesi, Anonim yanıt uygulamasının kaldırılarak hesap verilebilirliğin sağlanmasıdır.

Şikayetvar'da görüntüle →
Sedanur
22.07.2026Şikayetvar

22.07.2026 tarihinde saat 13.05 civarında 0312 422 56 06 numaralı hattan tarafım arandı. Aramada, İçişleri Bakanlığı adına anket görüşmesi yapıldığı söylendi; ancak herhangi bir soru sorulmadan, telesekreter üzerinden “ankete katılımınız için teşekkür ederiz” şeklinde bir kayıt dinletilerek görüşme sonlandırıldı. Herhangi bir kişisel bilgi paylaşımım olmamasına rağmen, bu aramanın İçişleri Bakanlığı ile gerçekten bağlantılı olup olmadığı konusunda ciddi şüphelerim oluştu. Numaranın sabit hat olması ve tarafıma bu şekilde otomatik bir kayıt dinletilmesi nedeniyle aramanın amacı konusunda endişe duyuyorum ve ileride bu durumun bana herhangi bir sorun olarak yansımasını istemiyorum. Operatörümden de arama sırasında ya da sonrasında numaranın riskli olabileceğine dair herhangi bir uyarı almadım. Hem ilgili operatörün bu tip şüpheli aramalar konusunda daha etkin bir filtreleme ve uyarı mekanizması kurmasını, hem de İçişleri Bakanlığı’nın bilgisi dışında böyle bir arama yapılıyorsa gerekli incelemenin başlatılmasını ve numarayla ilgili gerekli işlemlerin yapılmasını talep ediyorum. Gerek görülmesi halinde çağrı tarih ve saati ile birlikte tarafımla iletişime geçilerek detaylı bilgilendirme yapılmasını ve bu aramanın resmi bir çalışma olup olmadığının açıkça tarafıma bildirilmesini istiyorum.

Şikayetvar'da görüntüle →
Sara
22.07.2026Şikayetvar

Elazığ İl Göç İdaresi’nde 20 ve 21 Temmuz tarihlerinde adres değişikliği işlemi için başvuruda bulunduk. Deprem nedeniyle ev adresimiz değiştiği için faturalarla sistemdeki adres aynı görünmüyor ve bu durumun düzeltilmesi için işlem yapmak istedik. Yabancı öğrencilerin ikamet ve adres işlemleriyle ilgilenen bir hanımefendi, soru sorduğumuzda bize bağırarak ve hakaret eder bir üslup ile cevap verdi. “Bana ne, sizi kayıt etmiyorum” şeklinde ifadeler kullanarak hem işlemi yapmadı hem de bizi rencide etti. Orada o kuruma mecbur olduğumuz için, sınır dışı edilmekten korktuğumuzdan sesimizi çıkaramadık. Bu hanımefendi hakkında kurum içinde gerekli uyarının ve idari işlemin yapılmasını, yabancılara karşı tehdit ve hakaret içeren bu tutumun son bulmasını istiyorum. Ayrıca müdür veya yetkili kişilerle görüşmek istediğimizde de kabul edilmediğimiz için, yabancıların da insan onuruna yakışır şekilde, saygılı ve açıklayıcı bir hizmet almasını sağlayacak düzenlemelerin yapılmasını talep ediyorum.

Şikayetvar'da görüntüle →
Sefer
21.07.2026Şikayetvar

02.07.2026 tarihinde e-Devlet üzerinden İçişleri Bakanlığı Açık Kapı sistemi aracılığıyla 9668889 numaralı başvurumu yaptım. Isparta Merkez Fatih Mahallesi’nden nakdi yardım talebinde bulundum ve başvuru durumunda “başvuruya ara cevap verildi” yazmaktadır. Sistemde yer alan işlem hareketlerinde, talebimin Vakıf Mütevelli Heyeti tarafından yapılacak inceleme sonrası değerlendirileceği ve sonuçla ilgili SMS ile bilgilendirileceğim yazmasına rağmen, aradan yaklaşık 20 gün geçmesine rağmen başvurum kesin bir sonuca bağlanmamıştır. Ne olumlu ne de olumsuz olarak net bir geri dönüş alamadım. Nakdi yardım başvurumun bu kadar süre belirsizlikte kalmasından dolayı mağduriyet yaşıyorum. 9668889 numaralı Açık Kapı başvurumun ivedilikle sonuçlandırılarak tarafıma açık ve net bir şekilde bilgi verilmesini talep ediyorum.

Şikayetvar'da görüntüle →
İmren
21.07.2026Şikayetvar

Gaziantep Şehitkamil Fıstıklık Mahallesi 152062 Sokak’ta ikamet ediyorum. Yaklaşık 1 yıldır, araç parkına uygun olmayan ve park yeri olarak belirlenmemiş bu dar güzergâh üzerinde sağlı sollu düzensiz şekilde park edilen araçlar nedeniyle yaya ve araç trafiği son derece tehlikeli hale gelmiş durumda. Site içlerinde otopark alanları bulunmasına rağmen buna aldırış edilmeden bina önlerine ve yol kenarına park ediliyor; fiilen park yapılmaması gereken bu yol, tamamen otopark gibi kullanılıyor. Bu durum hem yayalar için güvenli geçişi engelliyor hem de giriş ve çıkışlarda araçların manevra yapmasını son derece zorlaştırıyor. Yan yollardan çıkan araçları görmek neredeyse imkansız hale geldiği için defalarca kaza riski atlattık. Buna rağmen, emniyeti birçok kez arayıp durumu bildirmeme rağmen herhangi bir müdahale yapılmadı ve sorun aynen devam ediyor. Emniyeti arayıp bu duruma neden aylardır müdahale edilmediğini sorduğumda, bana “biz değil trafik ilgileniyor, onlara bildireceğiz” denildi. Ardından 0544********63 numaralı hattan arandım ve nerede, nasıl bir park sorunu olduğunu ayrıntılı olarak anlattım. Telefonda görüştüğüm görevli, “olmaması gereken bir sokak için park levhası yok mu, park etmeleri yasak olan bir sokak olduğunu belirmeme rağmen bu sorunun dahi sorulması, araç parkına uygun olmayan bu yol üzerinde tanımlı bir park alanı olmamasına ve oluşan açık tehlikeye rağmen durumu normalleştirici bir yaklaşım sergiledi. Polis memuru, vatandaş şikâyetine ve güvenlik riskine rağmen bu ifadelerle konuyu geçiştirdi. Bu süreçte emniyetin vatandaşı dikkate almadığını, hiçbir şekilde fiili bir işlem yapılmadığını, denetim ve yaptırım uygulanmadığını açıkça görüyorum. Emniyet birimlerinin ve İçişleri Bakanlığı’nın bu konuda gerekli incelemeyi yapmasını, ilgili personel ve birimler hakkında değerlendirmede bulunmasını, bu güzergahta kaldırım ve yol güvenliğini sağlayacak şekilde düzenleme yapılmasını ve park yapılmaması gereken bu yolun otopark olarak kullanılmasına kesinlikle izin verilmemesini talep ediyorum. Defalarca bildirdiğimiz bu sorunun artık ciddiyetle ele alınarak kalıcı bir çözüme kavuşturulmasını istiyorum.

Firma Yanıtı

Neden hala bir müdahale bir yaptırım yok anlamış değiliz mahalle sakinleri olarak.

Şikayetvar'da görüntüle →
Mursal
20.07.2026Şikayetvar

04 Haziran 2026 tarihinde oturum iznimi uzatmak amacıyla Pendik İlçe Göç İdaresi Müdürlüğü’ne ikamet izni başvurusu yaptım. Başvuru sırasında Azerbaycan vatandaşı olduğumun anlaşılmasının ardından görevli bazı personelin bana karşı kaba ve küçümseyici davrandığını düşündüm. Bir görevli tarafından “Azerisiniz, sizler çoğaldınız.” şeklinde alaycı bir ifade kullanıldı ve bu durum milliyetim sebebiyle ayrımcı bir muameleye maruz kalmış olabileceğim kanaatini güçlendirdi. Başvuru sırasında tüm evraklarımı teslim ettikten sonra özellikle başka yapmam gereken bir işlem veya eksik belge olup olmadığını sordum ve herhangi bir eksiklik olmadığı söylendi. Buna rağmen yaklaşık bir hafta sonra e-Devlet ve SMS üzerinden “eksik belge” bildirimi aldım ve vergi belgesini teslim etmem gerektiği belirtildi. Bu bilgi başta verilmiş olsaydı aynı gün işlemi tamamlayabilecekken, tekrar Şişli Vergi Dairesi’ne giderek işlem yapmak ve ardından yeniden Pendik İlçe Göç İdaresi Müdürlüğü’ne dönmek zorunda kaldım. Sonra yeniden 1 hafta sonra eksik belge bildirimi aldım bu kes söylediler ki ben mezun olduğum için yüksek lisanstan turizm oturum izni yapmam gerekiyormuş bende önceden söylemiştim zaten bakın mezunum ben hangi oturum iznine başvurmam gerek orada da yanlış bilgi verdiler yine hps idaresine geldim belge yazdım sonunda onayladılar Ayrıca tapu belgemizi başvuru öncesinde görevli personele göstererek uygun olup olmadığını sorduk ve sorun olmayacağı ifade edildi. Ancak daha sonra aynı tapunun geçersiz olduğu söylenerek kabul edilmedi. Aynı belge hakkında önce “uygun” denilip sonra “geçersiz” denmesi hem bizi mağdur etti hem de verilen bilgilerin çelişkili ve güvensiz olduğunu gösterdi. Görevliler tarafından “İki hafta içinde sınır dışı edilebilirsiniz.” denilmesi de bizi ciddi şekilde endişelendirdi. Yaklaşık 8 yıldır Türkiye’de yaşıyorum, üniversite ve yüksek lisans eğitimimi burada tamamladım, şu anda doktora eğitimime hazırlanmaktayım ve tüm işlemlerimi bugüne kadar yasalara uygun şekilde yürüttüm.Bilerek Azerbaycanlıları İstanbul'dan soğutmak nefret hissi oluşturmak istiyorlar ama başaramayacaklar biz Azerbaycan Türküyüz Türk'üz!Ben kendim oturum iznimi aldım nihayet bu kadar gereksiz mücadeleden sonra. Şimdi akrabam kaldı onun için uğraşıyoruz

Şikayetvar'da görüntüle →
Lokman
13.07.2026Şikayetvar

Sakarya ili Erenler ilçesi Bağlar Mahallesi 7047 Sokak No:** adresinde ikamet eden Suriyeli bir ailenin evinden yaklaşık 5 yıldır ciddi şekilde rahatsızlık yaşamaktayız. Küçük bir evde tahmini 15 kişi birlikte kalmakta ve bu durum hem sağlık açısından hem de çevre açısından olumsuzluklara yol açmaktadır. Özellikle gece 23.00 ile sabaha karşı 03.00 saatleri arasında yoğun ses ve gürültü olmakta, eve giren çıkan kişi sayısı da çok fazla olduğu için mahalle sakinleri olarak huzurumuz bozulmaktadır. Gelen gidenin bitmemesi ve kalabalık misafir trafiği nedeniyle geceleri dinlenemiyor, evimizde dahi rahat edemiyoruz. Bu durumla ilgili olarak daha önce CİMER’e ve belediyeye başvuru yapmamıza rağmen somut bir sonuç alamadık. Mahalleli olarak uzun süredir bu durumdan çok rahatsızız ve mağduriyet yaşamaktayız. Göç İdaresi’nden talebimiz, belirtilen adreste gerekli denetimlerin yapılması, ikamet eden kişi sayısının ve koşulların incelenmesi, çevreye verilen rahatsızlık ve mahalle sakinlerinin huzuru açısından gereken işlemlerin ivedilikle gerçekleştirilmesidir. Uzun süredir çözülmeyen bu sorunla ilgili olarak tarafınızdan etkili bir müdahale ve kalıcı bir çözüm bekliyoruz.

Şikayetvar'da görüntüle →
Serra
11.07.2026Şikayetvar

Uzun zamandır Eskişehir Tepebaşı bölgesinde bulunan es yaşam düğün salonu’nun aşırı gürültüsüne maruz kalıyoruz. Salonla aramızda yaklaşık 600 metre mesafe olmasına rağmen, özellikle yaz sezonunda haftanın 4–5 günü akşam saat 18.00’den 23.00’e, hatta zaman zaman daha ileri saatlere kadar süren, son derece rahatsız edici bir müzik ve gürültüye katlanmak zorunda kalıyoruz. Bu durum hem günlük yaşamımızı hem de dinlenme hakkımızı ciddi şekilde ihlal ediyor. Bu konu ile ilgili olarak defalarca resmi makamlara başvuruda bulunduk. CİMER üzerinden yaptığımız şikayetler çevre, şehircilik ve iklim değişikliği bakanlığı’na yönlendirildi, polis ve zabıta ekiplerine defaatle ihbarlarda bulunduk, belediyeye konuyu ilettik. Ancak tüm bu başvurulara ve uyarılara rağmen düğün salonunun gürültüsünü kalıcı şekilde sonlandıracak somut bir adım atılmadı, sorun aynen devam ediyor. Gelinen noktada, Tepebaşı Belediyesi’nin, bölgede görev yapan polisin ve zabıtanın bu kadar çok uyarı ve şikayete rağmen bu salonun gürültüsünü kesmemesinin nedeninin içişleri bakanlığı tarafından soruşturulmasını talep ediyorum. Devleti ve kamu otoritesini temsil eden makamların, basit bir düğün salonu işletmesine dahi yaptırım uygulatamaması ya da uygulatmıyor görüntüsü vermesi, vatandaş olarak bende ciddi soru işaretleri uyandırmaktadır. Ya yapılan şikayetler ve uyarılar ilgili birimlere iletilmiyor ve sadece geçiştiriliyoruz, ya da gerekli uyarılar yapılmasına rağmen bu düğün salonu kurallara uymayarak adeta devlete Meydan okuyor. Her iki ihtimal de kaygı verici olduğu için, salonun sahibi ile ilgili belediye, zabıta ve emniyet birimleri arasında herhangi bir çıkar ilişkisi veya görevi ihmal durumu olup olmadığının titizlikle araştırılmasını ve gerekli disiplin/idari işlemlerin yapılmasını istiyorum. İçişleri bakanlığı’ndan talebim, Tepebaşı Belediyesi’nin, bölgede görev yapan polis ve zabıta birimlerinin bu süreçteki sorumluluğunun denetlenmesi, varsa ihmali veya görevi kötüye kullanma durumu olanlar hakkında işlem başlatılması ve bu düğün salonunun mevzuata uygun şekilde denetlenerek, çevreye yaydığı gürültünün kalıcı olarak sona erdirilmesidir.

Şikayetvar'da görüntüle →
Yunus
11.07.2026Şikayetvar

11.07.2026 tarihinde saat 17:22 civarında 0312 422 56 06 numaralı hattan arandım, telefonu o anda açamadığım için aramayı 17:42’de fark ederek geri dönüş yaptım. Telefona bakan kişi, İçişleri Bakanlığı’ndan vatandaş memnuniyet anketi için arandığımı söyledi. Geri aramamın hemen ardından karşı taraf görüşmeyi aniden sonlandırdı. Görüşme sırasında hiçbir tuşlama yapmadım, ancak aramanın gerçek bir resmi çalışma mı yoksa başka bir amaçla mı yapıldığını bilmediğim için bu durumdan rahatsız oldum ve endişe duymaktayım. Bu arama ile ilgili olarak adıma herhangi bir işlem yapılmasını kesinlikle istemiyorum. Ayrıca bu numaradan veya benzer bir amaçla tekrar aranmak istemediğimi, kişisel bilgilerimin bu şekilde kullanılmasından rahatsız olduğumu özellikle belirtmek isterim. Konu ile ilgili gerekli incelemenin yapılmasını, bu aramanın gerçekliğinin kontrol edilmesini ve gelecekte bu tür aramaların engellenmesi için gerekli tedbirlerin alınmasını talep ediyorum.

Şikayetvar'da görüntüle →
İsmail
07.07.2026Şikayetvar

Ben İsmail K*****. Yaklaşık 4 aydır Suriye’de bulunan eşimi yasal yollarla Türkiye’ye getirmeye çalışıyorum. Ancak Suriye’deki rejim değişikliği ve sistemin tam olarak oturmamış olması nedeniyle orada resmi nikah yapmamız fiilen imkansız. Bizim aramızda sadece dini nikah bulunmaktadır ve bu nedenle aile birleşimi ve vize süreçlerinde büyük bir çıkmaza girmiş durumdayız. CİMER üzerinden defalarca başvuru yaparak İl Göç İdaresi’nden ve ilgili makamlardan, bu olağanüstü koşullar göz önüne alınarak bize bir çözüm üretilmesini talep ettim. Buna rağmen tarafıma somut bir yol haritası sunulmadı ve süreçle ilgili net bir yönlendirme alamadım. Bu belirsizlik, aile bütünlüğümüzü ciddi şekilde tehdit ediyor. Öte yandan, Suriye’deki vize acenteleri Türkiye vizesi için benden 5.000 dolar ve üzerinde, çok yüksek meblağlar talep ediyor. Kendimi adeta vize tefecilerinin insafına bırakılmış hissediyorum. Devletimden beklentim, bu süreçte bizi bu kişi ve kurumlara mecbur bırakmayacak hukuki ve insani bir prosedür oluşturması ve bana sahip çıkmasıdır. Eşim şu an orada Türk vatandaşı biriyle evlendiği gerekçesiyle de ciddi bir mobbinge maruz kalıyor ve psikolojik baskı altında. Yaşadığımız bu olağanüstü durumun, standart ve katı prosedürlerle değil, insani ve pratik bir yaklaşımla ele alınmasını istiyorum. Resmi nikahın fiilen mümkün olmadığı, sadece dini nikahımızın bulunduğu bu şartlarda, aile birleşimi ve ülkeye geçiş için uygulanabilir, yasal ve makul bir çözüm üretilmesini talep ediyorum. İlgili kurumların, özellikle İl Göç İdaresi’nin, başvurularımı ciddiyetle ele alarak aile bütünlüğümüzü koruyacak bir yol göstermesini ve beni vize acentelerinin talep ettiği fahiş ücretlere mahkûm bırakmayacak bir düzenleme yapmasını arz ediyorum.

Şikayetvar'da görüntüle →
Sude
07.07.2026Şikayetvar

Yaklaşık 4 yıldır Girne ve Lefkoşa’da hem dolmuşçuların hem de resmi daire personellerinin tutumları ve işleyiş biçimi nedeniyle ciddi mağduriyet yaşıyorum. Özellikle ulaşımda, dolmuşlarda hiçbir gerekçe açıklanmadan sık sık fiyat artışı yapılıyor ve bu artışların halkın lehine denetlenmediğini, tam tersine adeta pazara dönüştüğünü hissediyorum. Resmi dairelerde ise işler çoğunlukla ya hiç işleme konulmuyor ya da vatandaş başka yerlere yönlendirilerek oyalandığını hissediyor. Pek çok kez “yapmıyoruz” denilerek talebimin daha en baştan önü kesildi, sürecin nasıl işlemesi gerektiği konusunda da yardımcı olunmadı. Çoğu zaman hem dolmuşçular hem de resmi daire çalışanlarında vatandaşa yukarıdan bakan, kaba ve anlayışsız bir tavır ile karşılaşıyorum. Kimsenin kafasına göre hareket etmediği, paramızın ve zamanımızın bu şekilde heba edilmediği daha adil bir düzen istiyorum. Özellikle ulaşım ve resmi dairelerde, fiyatlandırma ve işlem süreçlerinin şeffaf ve halktan yana olacak şekilde sıkı denetlenmesini, personel tutumlarının da ciddiye alınarak gerekli iyileştirmelerin yapılmasını talep ediyorum.

Şikayetvar'da görüntüle →
Muhammed
05.07.2026Şikayetvar

Yaklaşık 5 yıl önce İstanbul Fatih’te istisnai vatandaşlık başvurusunda bulundum. O tarihten bu yana başvurum sistemde sürekli “değerlendirme aşamasında” olarak görünüyor ve hiçbir somut ilerleme ya da açıklama yapılmıyor. Bu süre içinde benden ek evrak, mülakat ya da farklı bir işlem talep edilmedi. Kurumla yaptığım her iletişimde yalnızca “süreciniz devam ediyor, herhangi bir sorun görünmüyor, sistem üzerinden takip edin” denilerek geçiştiriliyorum. Somut bir gerekçe, yazılı veya sözlü net bir açıklama tarafıma iletilmiyor. Başvurunun bu kadar uzun sürmesi, halihazırda turistik ikamet verilmemesi nedeniyle ikamet izni konusunda ciddi mağduriyet yaşamama yol açıyor. Uzayan belirsizlik hem hukuki durumumu hem de günlük yaşamımı olumsuz etkiliyor. İstanbul’da Fatih üzerinden yaptığım istisnai vatandaşlık başvurumun hangi aşamada olduğunun tarafıma açık ve net şekilde yazılı olarak bildirilmesini, sürecin makul bir süre içinde sonuçlandırılması için dosyamın ivedilikle incelenmesini ve gerekli bilgilendirmenin e-posta yoluyla veya uygun görülecek resmi bir kanal üzerinden tarafıma yapılmasını talep ediyorum.

Şikayetvar'da görüntüle →
Dima
04.07.2026Şikayetvar

Bugün sabah saat 07.00 civarında Reyhanlı Cilvegözü Kara Hudut Kapısı’na giriş yaptım. Oldukça kalabalık olmasına rağmen dışarıdaki güvenlik görevlilerinin ve içerideki personelin görevlerini gerektiği gibi yerine getirmemesi nedeniyle yaklaşık 09.00’a kadar gereksiz yere beklemek zorunda kaldık. Kapıda hem içeride hem dışarıda ciddi bir yoğunluk olmasına rağmen bu yoğunluğa uygun bir çalışma düzeni yoktu. Pasaport bölümünde normalde en az altı memurun çalışması gerekirken yalnızca iki memurun görev yaptığını gördüm. Bu iki memurun da vatandaşlara karşı üslupları hoş değildi ve işlemler son derece yavaş ilerliyordu. Dışarıdaki güvenlik görevlilerinin ise görev başında olmalarına rağmen sık sık çay, sigara molası verdiklerini, kendi aralarında sohbet ettiklerini ve kalabalık ile sıcak havaya rağmen bekleyen vatandaşlara yeterince yardımcı olmadıklarını gözlemledik. Bu durum ilk kez yaşanmıyor; bu kapıyı sık sık kullanan biri olarak çoğu zaman benzer yavaşlık, ilgisizlik ve sohbet ederek vakit geçirme gibi davranışlara denk geliyorum. Bizler çift vatandaş olarak ülkemize giriş yaparken onurlu, düzenli ve saygılı bir süreç beklerken, burada tam tersi bir tablo ile karşılaşıyoruz. Suriye tarafındaki geçişlerin hızlı ve düzenli ilerlemesine rağmen Türkiye tarafında gereksiz bekleme, yavaş çalışma ve ilgisiz tavırlar görmek hem üzücü hem de yorucu bir durum oluşturuyor. İçişleri Bakanlığı ve Reyhanlı Cilvegözü Kara Hudut Kapısı’ndaki uygulamalardan sorumlu yetkililerin, özellikle dış güvenlik görevlileri ve pasaport bölümünde görev yapan memurların çalışma düzeni, sayıları ve vatandaşla iletişim üslupları konusunda ivedilikle inceleme yapmasını talep ediyorum. Gerekli denetimlerin yapılmasını, personel sayısı ve çalışma disiplininin gözden geçirilmesini ve bu tür olumsuzlukların tekrar yaşanmaması için iyileştirici adımların atılmasını saygılarımla istiyorum.

Şikayetvar'da görüntüle →