Şikayetvar üzerinden 40 kullanıcı şikayeti • İşletme profiline dön
Vergilerimizle finanse edilen TRT’nin YouTube.com’daki TRT 1 kanalında Türkiye‑Avusturya maçının canlı yayını sırasında yaşanan uygulamayı kabul edilebilir bulmuyorum. Bugün sabah saat 07.00’deki maç yayını esnasında ekranın ortasında “abone ol – beğen – 2 dakika yayında kal, yazı kalkacaktır” şeklinde bir yazı yer aldı ve bu uyarı yayın boyunca ekranda kalarak izlemeyi ciddi şekilde zorlaştırdı. Televizyon, bilgisayar, telefon alırken, elektrik faturası öderken ve daha pek çok üründe zaten TRT payı adı altında vergimizi ödüyoruz. Buna rağmen YouTube.com canlı yayınında vatandaşlardan ayrıca abone olmalarını ve videoyu beğenmelerini şart koşar gibi bir görüntü oluşturulması, verilen talimatlara rağmen yazının ekrandan kalkmaması, hakkaniyetli ve adil değildir. Ayrıca modern dünyada sadece anten yayınına dayanılması mümkün değilken, maç başlar başlamaz TRT’nin internet sitesinin de çökmesi, dijital kanallardan sağlıklı bir erişimi daha da imkansız hâle getirmiştir. 86 milyon vatandaş vergi verirken, insanların milli maç yayınına bu şekilde kısıtlı ve şartlı erişim yaşayarak mağdur edilmesini doğru bulmuyorum. TRT’den beklentim, milli maçların yalnızca anten üzerinden değil, tüm dijital mecralarda (YouTube.com ve internet sitesi dahil) koşulsuz, şartsız ve tamamen ücretsiz, ekran karartması veya benzeri yönlendirmeler olmadan yayınlanması ve bu konuda gerekli önlemlerin ivedilikle alınmasıdır.
Şikayetvar'da görüntüle →24 senedir beklenen Dünya Kupası’nı izlemek için 14 Haziran 2026 sabahı saat 07.00 ile 08.00 arasında TRT 1’i televizyonumdan açtığımda, ekranda ne görüntü ne de ses vardı. Hayatımda bu kadar kötü bir yayın tecrübesi yaşamadım, televizyonun ilk çıktığı dönemlerde bile böyle bir yayın olmadığını düşünüyorum. Ülkece bu organizasyonu beklerken, sözde devlet kanalının bu kadar yetersiz bir yayın sunması gerçekten kabul edilemez. Yıllardır ödediğimiz TRT paylarına rağmen en temel yayın hizmetinin bile sağlanamaması beni son derece hayal kırıklığına uğrattı. Konu ile ilgili telefonla TRT’ye ulaşmaya çalıştım ancak telefonlara dahi cevap verilmedi. Bu yayının neden düzgün verilemediği, bu süre zarfında yaşanan sorunların sebebi ve mağduriyetimizin nasıl giderileceği konusunda açıklama yapılmasını ve benzer bir aksaklığın tekrar yaşanmaması için gerekli önlemlerin alınmasını istiyorum.
Şikayetvar'da görüntüle →13 Haziran Cumartesi günü TRT 1’de yayımlanan İsviçre‑Katar maçını televizyondan izlerken yayından ciddi şekilde rahatsız oldum. Maç boyunca kamera açılarının çok uzak olması, yakın çekimlerin neredeyse hiç kullanılmaması izleme keyfini tamamen bozdu; adeta maçı uzaktan izliyormuşuz hissi verdi. TRT’nin böyle önemli bir karşılaşmada bu kadar yetersiz bir yayın sunmasını kabul edilebilir bulmuyorum ve bu durum izleyici olarak bizi hayal kırıklığına uğratıyor. Yayın kalitesinin, özellikle kamera açıları ve yakın çekimler konusunda acilen düzeltilmesini ve bundan sonraki maç yayınlarında izleyici deneyimini ön planda tutacak bir yaklaşım benimsenmesini istiyorum.
Şikayetvar'da görüntüle →TRT’de yayımlanan “Taşacak Bu Deniz” dizisiyle ilgili ciddi rahatsızlığımı belirtmek istiyorum. Dizide bombalama, kavga, insan yaralama ve ölüm olaylarına teşvik eder nitelikte sahneler, insanların birbirine hakaret etmesi ve hatta birbirini seven karakterlerin bile sürekli kötü ve sert ifadeler kullanması, aile ortamı için son derece olumsuz bir örnek oluşturmaktadır. Bu diziyi ben izlemiyorum, ancak evde aile ortamında, özellikle de eşim TRT dizisi olduğu için güvenerek izliyor. Buna rağmen ben ve çocuklarım bu içeriklerden dolaylı olarak etkileniyoruz. Aile kanalı ve kamu yayıncısı olarak güven duyduğumuz bir platformda bu kadar yoğun şiddet, hakaret ve olumsuz model içeren sahnelerin bulunması bizi hayal kırıklığına uğratıyor. TRT’den ricam, sırf reyting uğruna bu tür kötü örnekler içeren dizilerin, özellikle de geniş kitlelere ve ailelere hitap eden sosyal ve televizyon platformlarında yer almamasıdır. Aile yapısını ve özellikle çocukları olumsuz etkileyebilecek bu içeriklerle ilgili gerekli incelemenin yapılarak düzenleme yapılmasını ve bu dizinin yayından kaldırılmasının değerlendirilmesini talep ediyorum.
Şikayetvar'da görüntüle →TRT 1’de yayımlanan “Taşacak Bu Deniz” dizisini ailecek her cuma günü büyük bir keyifle takip eden bir izleyici olarak, dizinin kesinlikle final yapmasını ya da yayından kaldırılmasını istemediğimi özellikle belirtmek istiyorum. Diziyi izlemeye özellikle E*** ve O*** çifti sayesinde başladım; bu nedenle onların sahnelerini hem çok beğeniyorum hem de daha sık ve daha uzun görmeyi istiyorum. E*** ve O***’un sahnelerinin artırılmasının, dizinin ailece izlenebilir, sıcak ve samimi havasını güçlendireceğini düşünüyorum. Şikayetim dizinin kendisine değil, dizide yer alan bazı oyuncularla ilgili oluşan magazin gündemine yöneliktir. Özellikle Z***** A****** ve A** Ö*** hakkında çıkan, nişanlı bir kişiyle ilişki yaşandığına dair iddialar, toplum ahlakıyla bağdaşmayan bir görüntü oluşturmakta ve TRT 1’in aile kanalı kimliğiyle çelişmektedir. TRT 1’i çocuklarımızın ve büyüklerimizin de gönül rahatlığıyla izleyebileceği, diğer kanallardan bu yönüyle ayrılan, daha geleneksel ve aile odaklı bir kanal olarak tercih ediyoruz. Ancak son dönemde bu iki oyuncu ile ilgili gündeme gelen özel hayat haberleri ve magazin içerikleri, dizinin kendisinden çok bu iddiaların konuşulmasına neden olmakta ve ailece izlediğimiz bir yapımda bizi ciddi şekilde rahatsız etmektedir. TRT’nin yıllardır vurguladığı yayın ilkeleri ve aile yapısına uygunluk hassasiyeti doğrultusunda, “Taşacak Bu Deniz” dizisinde yer alan Z***** A****** ve A** Ö*** ile ilgili oluşan bu olumsuz algının dikkate alınmasını ve gerekli görülüyorsa bu oyuncuların diziden çıkarılması yönünde adım atılmasını talep ediyorum. Ailecek tercih ettiğimiz bu kanalda, çocuklarımızın ve büyüklerimizin izlediği yapımlarda bu tür magazin gündemlerinden uzak, daha hassas bir yaklaşım bekliyoruz. “Taşacak Bu Deniz” dizisinin devam etmesini, ailecek izlenebilir çizgisini korumasını ve özellikle E*** ve O*** çiftinin ön planda olduğu temiz bir içerikle yoluna devam etmesini istediğimizi de özellikle vurguluyorum.
Firma Yanıtı
TRT 1’de yayımlanan “Taşacak Bu Deniz” dizisini ailecek her cuma günü büyük bir severek takip eden bir izleyici olarak, dizinin kesinlikle final yapmasını ya da yayından kaldırılmasını istemiyorum. Diziyi izlemeye özellikle Elin ve Oruç çifti sayesinde başladım, bu nedenle onların sahnelerini hem çok beğeniyor hem de daha sık ve daha uzun görmeyi tercih ediyorum. Elin ve Oruç’un sahnelerinin arttırılmasının, dizinin ailece izlenebilir, sıcak ve samimi havasını daha da güçlendireceğini düşünüyorum. Şikayetimin dizinin kendisine değil, dizide yer alan bazı oyuncularla ilgili oluşan magazin gündemine yönelik olduğunu özellikle belirtmek isterim. Özellikle Zeynep Atılgan ve Ali Öner hakkında çıkan, nişanlı bir kişiyle ilişki yaşandığına dair iddialar, toplum ahlakıyla bağdaşmayan bir görüntü oluşturmakta ve TRT 1’in aile kanalı kimliğiyle çelişmektedir. TRT 1’i çocuklarımızın ve büyüklerimizin de gönül rahatlığıyla izleyebileceği, diğer kanallardan bu yönüyle ayrılan, daha geleneksel ve aile odaklı bir kanal olarak tercih ediyoruz. Ancak son dönemde bu iki oyuncu ile ilgili gündeme gelen özel hayat haberleri ve magazin içerikleri, dizinin kendisinden çok bu iddiaların konuşulmasına neden olmakta ve ailece izlediğimiz bir yapımda bizi ciddi şekilde rahatsız etmektedir. TRT’nin yıllardır vurguladığı yayın ilkeleri ve aile yapısına uygunluk hassasiyeti doğrultusunda, “Taşacak Bu Deniz” dizisinde yer alan Zeynep Atılgan ve Ali Öner ile ilgili oluşan bu olumsuz algının dikkate alınmasını ve gerekli görülüyorsa bu oyuncuların diziden çıkarılması yönünde adım atılmasını talep ediyorum. Ailecek tercih ettiğimiz bu kanalda, çocuklarımızın ve büyüklerimizin izlediği yapımlarda bu tür magazin gündemlerinden uzak, daha hassas bir yaklaşım beklediğimizi; aynı zamanda “Taşacak Bu Deniz” dizisinin devam etmesini ve özellikle Elin ve Oruç çiftinin daha fazla ön planda olduğu, temiz bir içerikle yoluna devam etmesini istediğimizi özellikle vurguluyorum.
TRT 1 kanalındaki dizileri izlerken uzun süredir aynı sorunla karşılaşıyorum. Dizilerde kullanılan arka fon müziklerinin sesi, oyuncuların konuşma seslerinden çok daha yüksek geliyor. Bu yüzden diyalogları anlamakta zorlanıyor, sahnede ne söylendiğini çoğu zaman duyamıyorum. Aynı televizyon ve aynı ayarlarla diğer kanalları izlerken böyle bir problem yaşamıyorum. Sorun sadece TRT 1’de yayımlanan dizilerde ortaya çıkıyor. Yayın sırasında oyuncular konuşurken arkaya yüksek sesli müzik verilmesi izleme keyfini tamamen bozuyor. TRT 1’den ricam, dizilerde kullanılan arka plan müziklerinin ses seviyesini konuşma seslerine göre dengelemeniz ya da oyuncular konuşurken müziği mümkün olduğunca kısmamız veya hiç vermemeniz yönünde gerekli düzenlemelerin yapılmasıdır. Bu konuda geri bildirimimin dikkate alınmasını ve ses ayarlarının izleyicilerin diyalogları rahatça anlayabileceği şekilde düzenlenmesini istiyorum.
Şikayetvar'da görüntüle →TRT 1’de yayımlanan “Taşacak Bu Deniz” dizisini 1. Bölümden itibaren severek izliyoruz, ancak her bölümde kullanılan, hem Yunanca hem Türkçe okunan dizi müziği beni ciddi şekilde rahatsız ediyor. Özellikle A*****’nın Türk olduğu anlaşıldıktan sonra bu şarkının ağırlıklı olarak Yunanca okunmasının artık bir anlamı kalmadığını düşünüyorum. Şarkının başında bir satırın Yunanca okunması kabul edilebilir bulsam da, bundan sonrasında büyük bölümünün Türkçe olması gerektiğine inanıyorum. A*****’nın kendi gitarıyla çalıp söylediği sahne bunun dışında tutulabilir; o sahnede Yunanca olması anlaşılabilir. Fakat diğer sahnelerde şarkının Yunanca okunmamasını, Türkçe olarak kullanılmasını tercih ediyorum. Diziyi ilk bölümden beri takip eden bir izleyici olarak, özellikle son bölümlerde bu durum artık benim için dayanılmaz hâle geldi. TRT 1’in bu geri bildirimi dikkate alarak, dizide kullanılan şarkının dil tercihinde düzenleme yapmasını ve bundan sonraki bölümlerde Yunanca yerine Türkçe versiyonun kullanılmasını rica ediyorum.
Şikayetvar'da görüntüle →TRT ile ilgili yaşadığım bir sorunu paylaşmak istiyorum. Üyeliğimi daha önce iptal etmiş olmama rağmen her ay kartımdan 99 TL tutarında ücret çekilmeye devam ediliyor. Üyeliğim artık aktif olmamasına rağmen bu ödemeler hâlâ sürüyor ve aboneliklerim bölümünde de bu üyelik görünmüyor, bu yüzden kendi tarafımdan da müdahale edemiyorum. Ödemeler Yapı Kredi kartım üzerinden tahsil ediliyor. TRT’ye ya da bu üyeliği yöneten herhangi bir birime ulaşmak için bir müşteri hizmetleri numarası veya iletişim kanalı bulamadım, bu nedenle sorunu kimle çözeceğimi bilemiyorum ve her ay haksız bir çekimle karşılaşıyorum. Üyeliğimin tamamen iptal edilmesini ve kartımdan artık hiçbir şekilde ücret çekilmemesini talep ediyorum. Gereken kontrollerin yapılarak bu sorunun kalıcı olarak çözülmesini rica ederim.
Şikayetvar'da görüntüle →TRT1’de yayımlanan Lingo Türkiye yarışmasına İstanbul’dan başvuruda bulundum. Yaklaşık bir ay önce yarışma ekibinden D***** Bey WhatsApp üzerinden benimle iletişime geçerek bir tanıtım videosu talep etti, ben de büyük bir ciddiyet ve heyecanla bu videoyu hazırlayıp kendilerine gönderdim. Sonrasında bana çekim için cumartesi veya pazar günü çağrılabileceğim söylendi. Bu bilgi üzerine hem ben hem de birlikte katılacağım arkadaşım tüm hafta sonu planlarımızı iptal ettik, programlarımızı erteledik ve çağrılmayı bekledik. Ancak ne arayan oldu ne de konuya dair en ufak bir açıklama yapıldı. Yaklaşık iki hafta sonra bu kez yine WhatsApp üzerinden “geçen hafta çekim olmadı, bu hafta sonu sizi davet edeceğiz” şeklinde bir mesaj aldık. Biz yine planlarımızı iptal ettik ve tüm hafta sonunu buna göre ayarladık. Fakat sonuç yine değişmedi; ne çekim için çağrıldık ne de herhangi bir geri dönüş yapıldı. En rahatsız edici olan nokta ise, yaklaşık bir aydır belirsizlik içinde bekletilmemize rağmen defalarca nazikçe “çekim ne zaman olacak” ve “bir gelişme var mı” diye sormamıza karşın, mesajlarımızın okunup mavi tik olmasına rağmen hiçbir şekilde cevap verilmemesi oldu. İnsanların zamanını, planlarını, heyecanını bu kadar kolayca görmezden gelmek ve açıklama yapma gereği duymamak, hele ki TRT1 gibi kurumsal bir kanalda yayımlanan bir programın ekibi için son derece üzücü ve profesyonellikten uzak bir tutumdur. Benim için mesele yarışmaya çağrılıp çağrılmamak değildir; elbette çekimler iptal olabilir, planlar değişebilir. Ancak insanları yok saymak, muhatap almamak ve bilerek cevapsız bırakmak kabul edilebilir bir iletişim biçimi değildir. TRT gibi Türkiye’nin en köklü kurumlarından birinin ekranında yer alan bir programın ekibinin başvuruda bulunan kişilere karşı daha saygılı, daha şeffaf ve daha kurumsal davranması gerektiğine inanıyorum. Yaklaşık bir aydır süren bu belirsizlik ve ilgisizlik sebebiyle ciddi anlamda hayal kırıklığı yaşadım. Yapılan bu mağduriyetin giderilmesini, en azından muhatap alınıp açıklama yapılmasını ve insan yerine konularak sürecin ne olduğunun tarafıma net bir şekilde bildirilmesini talep ediyorum.
Şikayetvar'da görüntüle →Teşkilat dizisinin bugün TRT 1’de canlı yayında yayımlanan bölümünü ailecek izlerken, Davud isimli karakterin yanında bulunan kadına tokat attığı bir sahneyle karşılaştık. Ailecek, özellikle de çocuklarımızın yanında böyle bir sahnenin gösterilmesinden son derece rahatsız olduk. Bu sahnede kadına yönelik şiddetin bu şekilde ekrana getirilmesi, ailece izlenen ve geniş kitlelere hitap eden bir dizide şiddetin normalleştirilmesine yol açtığını düşünüyorum. Her yaştan izleyicinin takip ettiği bir yapımda bu tarz sahnelerin öncesinde herhangi bir uyarı olmadan verilmesi kabul edilebilir değil. TRT 1’den, bu sahne ve benzeri kadına yönelik şiddet içeren sahnelerin diziden kaldırılmasını ve bu tür içerikler söz konusu olduğunda mutlaka ekrana uyarı konulmasını talep ediyorum. Ailece güvenle izlenebilecek yapımlar olmasını bekliyoruz.
Şikayetvar'da görüntüle →360’da seksenler 10’da başlayıp 23:45’te bitsin. Bahar Show’da 14:30’da başlayıp 16:30’da bitsin. Gece 23:45’te TRT’de seksenleri başlatıp 1:30’da bitsin. Yasak elmada 1:30’da başlayıp 3’te bitsin. Yeni gelinde 3’te başlayıp 5’te bitsin. Beyaz’da 8 gibi başlayıp 10’da seksenler bitsin. Zalim İstanbul’da 11’de başlayıp 12:30’da bitsin. Harfiyen olursa muhteşem olur. Var ya, TV programları olmuyor böyle; sabaha karşı bu dizileri ya hepsini izleyemiyoruz. Üstüne de hâlâ yer altı yarışması ve yemek programı gibi şeyler ekleyip TRT’de çok koyacaksınız diye bunları kesmeniz hiç doğru değil. Dediklerim olana kadar yazacağım, kırmayın lütfen. Böylelikle insanlar daha rahat izler, uykusundan da olmaz. Habire yer altının aynı bölümünü bin kere her dakika görmekten sıkıldım; nasıl ki seksenlerden hâlâ çalıyorsunuz onları erken başlatmak için. Bunların da öyle olması gerekiyor. Her yere yazacağım, en üst kurullara falan. Hazır yeni gelin de bitmiş. Ken geceye bir şey kalmadı gibi, ikindiye de pek bir şey yok. Hepsini bir anda koymak hiç doğru değil; aynı anda bir sürü dizi izlemek mümkün değil. Eğer gece saatine koyamıyorsanız, o saatte seksenler öğlen 16:30’da olabilir. Sekseni saati kara ağaçla yerini değiştirip, o neden 2‑3 saatten fazla sürüyor?
Şikayetvar'da görüntüle →TRT 1'de her cuma yayımlanan “Taşacak Bu Deniz” dizisini çocuklarımla birlikte izlerken, özellikle çocuklar için uzun vadede sakıncalı olacağını düşündüğüm, yakınlaşmaların uzun ve rahatsız edici şekilde verildiği sahnelerle karşılaşıyorum. Ailece izlenebilecek bir kamu kanalı dizisinde bu tarz sahnelerin bu kadar öne çıkarılmasını uygun bulmuyorum. TRT 1’in bir kamu yayıncısı olarak Türk ve Müslüman aile yapısına uygun içerik hassasiyetine daha fazla dikkat etmesini, dizideki çocuklara uygun olmayan yakınlaşma sahnelerinin kaldırılmasını veya buna göre düzenlenmesini talep ediyorum.
Şikayetvar'da görüntüle →12 Nisan Pazar gecesi TRT’de yayımlanan “Teşkilat” dizisinin son bölümünü izlerken, Türk istihbaratını aşağılayıcı ve itibarsızlaştırıcı sahnelerle karşılaştım. Bölümün neredeyse tamamında yabancı örgütlerin MİT’e çok rahat operasyon yaptığı, MİT’in ise beceriksiz ve yetersiz gösterildiği bir kurgu tercih edildiğini gördüm. Bu anlatım biçiminin tesadüf olmadığı, bilerek ve sistematik şekilde MİT’in itibarıyla oynandığı izlenimini edindim. Devletin resmi yayın kuruluşu TRT’de, milli istihbarat kurumumuzun bu şekilde zayıf, beceriksiz ve itibarsız gösterilmesini milli egemenlik açısından ciddi bir sorun olarak değerlendiriyorum. Bu tür yayınların toplumda devlete ve kurumlarına olan güveni zedelediğini, gençler üzerinde de olumsuz etki yarattığını düşünüyorum. Bu nedenle söz konusu dizi bölümü ve genel senaryo dili hakkında RTÜK, TRT yönetimi ve İçişleri Bakanlığı tarafından kapsamlı bir inceleme yapılmasını, yapımcı ve sorumlular hakkında gerekli görülürse idari ve hukuki süreçlerin başlatılmasını talep ediyorum. Kamu kaynaklarıyla yayın yapan bir kanalda, milli kurumlarımızın itibarını zedeleyen içeriklere derhal müdahale edilmesini, dizinin senaryo ve anlatım dilinin milli hassasiyetlere uygun şekilde yeniden düzenlenmesini bekliyorum.
Şikayetvar'da görüntüle →TRT’de yayımlanan Mehmed Fetihler Sultanı dizisinde Karamanoğlu şehzade S*******’ın tarihsel gerçekliğe aykırı ve itibarsızlaştırıcı bir şekilde anlatılmasından rahatsızım. Uzun süredir bölümlerde şehzadenin hem karakter olarak küçültüldüğünü hem de gerçek tarihsel konumuna uymayan sahnelerle izleyiciye yanlış tanıtıldığını görüyorum. Özellikle şehzadenin Vlad’ın adeta emrinde, onun "yavru" gibi gösterilmesi, hem tarihi çarpıtmakta hem de tarihi bir şahsiyete saygısızlık anlamına gelmektedir. Bu tür kurgular izleyicinin zihninde yanlış bir tarih algısı oluşturuyor ve gerçek kişiliklerin itibarını zedeliyor. Dizinin yapımcısının ve TRT’nin, Karamanoğlu şehzade S*******’ın tarihsel gerçeklere uygun ve saygılı bir dille ele alınmasını sağlamasını, bu tür aşağılayıcı ve tarihi saptıran anlatımlardan derhal vazgeçilmesini talep ediyorum.
Firma Yanıtı
TRT'de yayımlanan Mehmed Fetihler Sultanı dizisinde Karamanoğlu şehzade S*******'ın tarihsel gerçeklere aykırı ve itibarsızlaştırıcı bir şekilde anlatılmasından rahatsızım. Bu konuda 'Tamir-Düzeltme' talebinde bulundum ancak marka benimle iletişime geçmedi ve konu hakkında bilgi almadım.
TRT Engelsiz platformunda Gönüldağı dizisini takip ediyorum. 108. Bölüme kadar dizinin altyazıları sorunsuz bir şekilde eklenirken, 108. Bölümden sonraki hiçbir bölümde alt yazı bulunmuyor. 17 Mart’tan beri yeni bölümlere alt yazı eklenmemesi nedeniyle dizi takibim tamamen aksadı. Ben işitme engelliyim ve benimle birlikte diziyi takip eden görme engelli arkadaşlarım da var. TRT Engelsiz’in özellikle engelli bireylere erişilebilir içerik sunma amacı varken, Gönüldağı başta olmak üzere birçok dizide alt yazı ve erişilebilirlik sorunlarının devam etmesi bizi ciddi anlamda mağdur ediyor. Bu konu hakkında TRT Engelsiz’e yazmamıza rağmen herhangi bir geri dönüş yapılmadı, sorunun ciddiye alınmadığını hissediyoruz. TRT Engelsiz’den beklentim, Gönüldağı dizisinin 108. Bölümden sonraki tüm bölümlerine eksiksiz ve doğru şekilde altyazıların eklenmesi ve bundan sonra yeni bölümlere altyazıların zamanında, gecikmeden yüklenmesi. Haftalarca, aylarca alt yazı beklemek zorunda kalmak istemiyoruz; engelli izleyiciler olarak eşit ve zamanında erişim talep ediyoruz.
Firma Yanıtı
108 değil 208 bölümden sonra
TRT 1’de yayımlanan Kod Adı Kırlangıç dizisini ilk bölümünden beri çocuklarımızla birlikte severek izliyoruz, emeği geçen herkese teşekkür etmek isterim. Ancak özellikle ikinci sezondan itibaren dizideki bazı içeriklerin çocukların yaşlarına uygun olmadığını düşünmeye başladım. Özellikle Z***** ve Y**** karakterleri üzerinden sürekli yapılan yakıştırmalar, ima içeren bakışmalar ve “birbirine yakıştırma” tarzı sahneler dizinin önüne geçiyor ve hikayeyi gereksiz bir şekilde erken yaş romantizmine kaydırıyor. Bu durum zaman zaman “aşk-ı memnuya dönecek sanki” hissi veriyor ve açıkçası 9–14 yaş aralığındaki çocuklarımız için hiç uygun bulmuyorum. Bunun yanında son sezonda öğretmenler arasında ve müstahdem–kantin görevlileri arasında da benzer bakışma ve imalar eklenmiş olması, dizinin genel çocuk/ergen hedef kitlesi düşünüldüğünde rahatsız edici bir hal alıyor. Ben bir anne baba olarak bu dizide çocuklara daha çok aksiyon, teknoloji, takım çalışması, bilim, değerler eğitimi gibi eğitici-öğretici konuların, eğlenceli ve sürükleyici bir şekilde sunulmasını bekliyorum. TRT ve diziyle ilgili resmi hesaplara daha önce de bu yönde geri bildirim yazmıştım, bir dönem bu “shipleme” sahneleri azalmış gibi oldu, fakat şu an yeniden belirgin biçimde arttığını görüyoruz. Çocuklarımızla birlikte gönül rahatlığıyla izleyebileceğimiz, yaşlarına daha uygun, gereksiz romantik ima ve yakıştırmalardan arındırılmış bir içerik için senaryo ve sahnelerde bu konuda hassasiyet gösterilmesini ve gerekli düzenlemelerin yapılmasını rica ediyorum.
Şikayetvar'da görüntüle →TRT 1’de yayımlanan “Taşacak Bu Deniz” dizisinin 25. bölümünde yer alan A***’in E***’yi kurtardığı sahnenin silineceğine dair duyum aldım ve bu durumdan son derece rahatsız oldum. Bu sahnenin bölümden çıkarılmasını izleyici olarak kesinlikle istemiyorum. Diziyi severek ve heyecanla takip ediyorum; özellikle A*** ile E***’nin 25. bölümdeki kurtarma sahnesi, hikayenin duygusunu ve akışını etkileyen çok önemli bir an. Bu sahnenin sansürlenmeden, kesilmeden, bölümün orijinal kurgusunun korunarak yayınlanmasını talep ediyorum. Bir izleyici olarak emeğe, hikâyeye ve karakterlere saygı gösterilmesini, bu sahnenin 25. bölümde yer almasını ve bölümün değiştirilmeden ekranlara gelmesini istiyorum.
Şikayetvar'da görüntüle →TRT 1’de yayımlanan “Taşacak Bu Deniz” dizisini severek takip ediyorum ancak 20 Mart haftasından sonra dizinin yayın düzeni tamamen bozuldu. Dizi, her hafta cuma günü yeni bölümle ekrana gelmesi gerekirken iki haftada bir bölüme düşürüldü ve yeni bölüm olması gereken günlerde başka programlar yayınlanmaya başlandı. Haftalarca cuma gününü bekleyip yeni bölümü izleyeceğimi düşünürken, o gün dizinin yine ekrana gelmediğini görmek moralimi ciddi şekilde bozuyor ve artık diziden aldığım zevki kaybetmeye başladım. Ayrıca bölüm iptalleriyle ilgili önceden hiçbir bilgilendirme yapılmaması da izleyiciyi mağdur ediyor. Günlerce yeni bölümü bekledikten sonra, yalnızca yayın günü geldiğinde bölümün ertelendiğini fark ediyorum. Bu durum hem can sıkıcı hem de izleyiciye saygı gösterilmediği hissini uyandırıyor. TRT 1’den, “Taşacak Bu Deniz” dizisinin her hafta düzenli olarak cuma günleri yeni bölümüyle yayımlanmasını ve olası bölüm iptali veya değişiklikleriyle ilgili izleyicilerin önceden açık ve net şekilde bilgilendirilmesini talep ediyorum.
Şikayetvar'da görüntüle →TRT 1’de yayımlanan “Taşacak Bu Deniz” dizisinin yeni bölümünü bir haftadır bekliyoruz. Yaşadığımız kötü olaya rağmen elimizden bir şey gelmiyor; bunu anlıyorum, ama diğer dizilerin yeni bölümleri yayınlanırken bu dizinin yeni bölümünün verilmemesi beni ve benim gibi bekleyen izleyicileri hem üzdü hem de sinirlendirdi. Hiçbir açıklama yapılmadan yeni bölümün yayınlanmaması izleyiciyi hayal kırıklığına uğratıyor. TRT 1’den, “Taşacak Bu Deniz” dizisinin yeni bölümünün bugün yayınlanmasını ve bu tür durumlarda izleyicinin açık ve net bir şekilde bilgilendirilmesini talep ediyorum.
Şikayetvar'da görüntüle →Uzun zamandır TRT 1’de yayımlanan “Taşacak Bu Deniz” dizisini severek takip ediyorum; ancak yaklaşık iki aydır yayın takviminin son derece düzensiz olması beni ve birçok izleyiciyi rahatsız ediyor. Dizinin saati ve hatta yayın günü neredeyse her hafta değişiyor, son anda yayın akışından kaldırılıyor veya başka programa kaydırılıyor. Özellikle yeni bölümleri uzun süre bekleyen biz fanlar için, bölümün yayından son dakikada çekilmesi gerçekten üzücü oluyor. TRT 1’in “Taşacak Bu Deniz” dizisi için her hafta düzenli ve sabit bir yayın saati belirlemesini, bu saatin önceden net bir şekilde duyurulup son anda değiştirilmemesini talep ediyorum. Yayın akışındaki bu belirsizliğin giderilmesini ve izleyici olarak dizimizi huzurla, her hafta aynı gün ve saatte izleyebilmek istiyoruz. Bu konuda herhangi bir geri dönüş veya açıklama yapılmaması da hayal kırıklığı yaratıyor. Gerekli düzenlemelerin yapılarak “Taşacak Bu Deniz” dizisinin yayın akışının izleyiciyi mağdur etmeyecek şekilde planlanmasını bekliyorum.
Şikayetvar'da görüntüle →